2011-2012 sezonu Bank Asya 1.Lig Takımları ilk yarı değerlendirmesi


Bank Asya 1. Lig te 16 haftayı acısıyla tatlısıyla geride bıraktık. Umulmadık takımlar umulmadık performanslara imza attı. Bakalım geçen haftalara baktığımızda takımlar neler yapmış.

Spor Toto Süper Lig’in gölgesinde kalan Bank Asya Birinci Lig. Şike karmaşası tutuklu yargılananlar, tutuksuz yargılanacaklar derken bu sene bir nebze olsun daha çok takip edilmeye başlandı. Zira Giresunspor başkanı Olgun Peker ve Adanaspor teknik direktörü Levent Eriş hariç şikeye adı karışan pek kimseler yok.

Hedef Süper Lig
Takımları irdelemeden önce Bank Asya 1. Lig’in statüsünden bahsetmek istiyorum. Bank Asya 1. Lig de ilk iki sırayı alan takım doğrudan bir üst lige çıkar. 3., 4., 5., 6. sırayı alan takımlar kendi aralarında çift maç eleme usülüne göre karşılaşır. Bu mücadelelerden galip çıkan takım Süper Lig’e çıkma hakkını elde eder. Ligin son sırasında yer alan üç takım küme düşer.
Şimdi gelelim 18 takımın sezona başlama hikayesine ve ilk devre performanslarına.


Konyaspor
İki sezon önce Spor Toto Süper Lig’e yükselen Konyaspor lig’de kötü performans sergileyince 1 sene aradan sonra BankAsya 1. Lig’e geri döndü. Geçen sezon yaşanılan hayal kırıklıuğından sonra konyaspor camiası yeni sezona da pek iyi başlangıç yapamadı. Nedeni ise FIFA’ın yeşil beyazlı kulübe 2007-2008 sezonunda transfer olan ve 1,5 yıl yeşil-beyazlı ekibin formasını giyen Sırp futbolcu Milos Mihajlov'a geçmişe dönük alacaklarını ödemediği gerekçesiyle 2 yıl transfer yasağı getirmiş olmasıydı. FIFA transfer yapamama cezasının yanında birde bonus olarak Milos'un faiziyle birlikte alacağı olan 500 bin Avro'nun ödenmesini istedi.

Bu kötü haberle lige başlayan Konyaspor yönetimi ilk iş olarak Teknik direktör Osman Özköylü ile anlaşmaya vardı. Osman Özköylü’yü Gençlerbiliği Oftaş’dan hatırlarsınız, Eğer hatırlıyamıyorsanız haklısınız çünkü takımın ismi değişip Hacettepespor oldu. O dönemde tüm sıkıntılara rağmen Gençlerbirliği Oftaş takımını (2006-2007 sezonunda) Spor Toto Süper Lig’e çıkararak adından söz ettirmişti.

Konyaspor transfer yapamasa bile elinde geçen seneden kalma ve hiçte yabana atılmayacak Spor Toto Süper Lig kadrosu vardı. Kadro tabii ki kan kaybı yaşadı ama büyük çapta bir erozyona uğramadı. Önemli oyuncuların takımda tutulmasıyla iskelet korundu. Takdir edersiniz ki transfer yapamayan eli kolu bağlı  takımın yapacağı en doğru harekette buydu.  Takımda tutulan oyunculara birde altyapıdan gelen yetenekli oyuncular eklenince kadro aşağı yukarı şekillenmiş oldu.

Konyaspor sezona pekte istediği gibi başlayamadı. İlk altı haftada bir galibiyet, dört beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. İlk 6 haftaya bakınca ortaya konan performans iyi değildi ama Konyaspor a devre biriminde geniş açıdan baktığımızda aslında fena işler de yapmamışlardı. Konyaspor İlk devrede bir mağlubiyet alarak en az mağlup olan takım oldu. Ardından yeşil beyazlı takım kalesinde sekiz gol görerek ligin en az gol yiyen ve 17. sıradaki Giresunspor’dan sonra en az gol atan ekibi ünvanını aldı. Son olarak bunların ışığında ligin en çok berabere kalan takımı oldu. Konyaspor’un aldığı bu unvanlar aslında takımın oyun şablonundan ipuçları veriyor. Bu istatistiklerden anladığımız, Konyaspor az pozisyon veren, az pozisyona giren ve beraberlik cepte oynayan bir ekip. Bu stratejiyle de ilk yarıyı altıncı sırada bitirdiler.

Peki bunca olumsuzluğa rağmen takımı kimlerin gösterdiği ekstra performanslar buralara taşıdı. Öncelikle Polonyalı kaleci Mariusz Pavelek’in hakkını teslim etmek lazım. Pavelek ilk devrenin en az gol yiyen kalecisi ünvanına sahip. Zor gol yeme durumu hem takımı daha  dirençli kıldı hem de çoğu zaman takımın oyun içinde olmasını sağladı. İkinci isim ise Konyaspor defansına çeki düzen veren kaptan ErdinçYavuz. Konyaspor’un ilk devrede az gol yemesinin sebeplerinden biriside kaptanın defansta yarattığı olumlu etki idi. Az gol yiyen takım öz atıyordu bu gollerin çoğunu da Polonyalı Marcin Robak atıyordu. Robak ilk yarıda attığı dört golle takımın en golcü oyuncusu oldu. Ligin kaliteli yabancıları arasına onu da ekleyebiliriz. Bir parantezde gençlere açalım ilk devrede Ali Dere, Serbay Yağız ve Recep Aydın'ın takıma hücumsal anlamda yaptığı katkıları unutmamak gerekir.

İkinci devrede Konyaspor kendine nasıl bir yol çizer. Transfer yasağı devam ettiği için yeşil beyazlılar kadrosunu takviye edemeyecek. Haliyle mevcut oyuncularla ligin ikinci yarısında da mücadele edecekler. Konyaspor’u ikinci devre bekleyen en büyük tehlike rotasyon darlığı. Giren oyuncu ile çıkan oyuncu arasında bazen çok bütük farklar olabiliyor. Bu yüzden bir sakatlık ya da kart cezası durumlarında puan kayıpları artabilir. Bu kadrodaki alternatif sıkıntısına birde devre arasında takımın önemli isimlerinden Hakan Aslantaş'ın Bursaspor’la sözleşme imzalaması eklendi. İkinci devre boyunca Hakan’ın eksikliği hissedilecektir. Tüm bu gelişmelere bir adım geri atıp bakacak olursak Konyaspor’un ligin ikinci yarısında en azından play-off ‘u sonuna kadar kovalayacağını düşünüyorum.


Karşıyaka'da Şaban Genişyürek ilk devrede attığı 7 golle takımın en golcü oyuncusu oldu.
Karşıyaka
Yeşil kırmızılılar geçen sezon Bank Asya 1. Lig’i 10. sırada bitirerek Spor Toto Süper Lig hasretine yine son verememişti. Böylece Karşıyaka’nın Bank Asya 1. Lig’de 9. sezonunu da oynayacağı kesinleşmiş oldu.  Fakat yeşil kırmızılılar için bu sezon farklı olmalıydı. Çünkü bu sene Karşıyaka’nın nam-ı diğer Kaf-Kaf’ın 100. yılıydı. 100. yıllarında her takım gibi Karşıyaka da şampiyonluk parolasıyla lige başlamak zorundaydı ki öyle de oldu.

Yönetim teknik direktör Reha Kapsal ile beraber şampiyonluk için ne yapabiliriz diye masaya oturdu.  İlk iş olarak geçen sene ki kadronun neredeyse tamamı gönderildi. Ardından şampiyonluğa yürüyebilecek bir kadro yaratmak için transfer çalışmaları başlatıldı.  Tanıdık tanımadık bir çok oyuncuyla sözleşme imzalandı.. Transfer dönemi bittiğinde Karşıyaka’nın transfer ettiği toplam oyuncu sayısı 19’du. Bu transferler arasında Milan’dan kiralanan Dominic Adiyiah ve geçen sezonun yıldızlarından Akeem Agbetu gibi yıldız isimler vardı.

Reha Kapsal önderliğinde lige başlayan takım ilk haftalarda bekleneni veremedi. Kapsal, başarısız sonuçlardan sonra zaman istiyordu, kadrodaki uyum sorununu hedef gösteriyordu. Fakat haftalar geçtikçe tablo düzelmiyordu. İlk sekiz haftada Reha Kapsal’lı Karşıyaka bir galibiyet iki beraberlik ve beş mağlubiyet aldı. Kötü tablo karşısında daha fazla dayanamayan Reha Kapsal istifa etti. Kapsal’ın yerine yeşil kırmızılı ekibin başına teknik direktör Mustafa Uğur getirildi. Mustafa Uğur’un gelişinden sonra takım inişli çıkışlı bir grafik çizerek ilk devreyi liderin 11 puan gerisinde 12. sırada bitirdi.

Peki Karşıyaka’da ilk devre boyunca hiç mi iyi bir şey yoktu. Çok fazla iyi bir şey olduğu söylenemz ama bir kaç oyuncunun performansı gerçekten yüz güldüren cinsteydi. Bunlardan birisi Şaban Genişyürek. Belki sezon başında Çorumspor:’dan alınırken kimsenin dikkatini çekmeyen Şaban ilk devre bitiminde herkesin dilindeydi. Dominic Adiyiah, Akeem Agbetu ve Özgürcan Özcan’a alternatif olsun diye transfer edilen golcü oyuncu takımın bankoları arasına girmeyi başardı. Neden alternatif diyorum kağıt üstünde yapılan transferlere bakınca yedek kalma ihtimali çok yüksekti. Ama tüm bunları aşıp 6. haftada oynanan Tavşanlı Linyitspor maçıyla birlikte ilk 11’de sahaya çıkmaya başladı. O günden itibaren rakip fileleri
yedi kez havalandırarak takımın en golcü ismi olmayı başardı. Bir diğer dikkat çeken isim ise Taha Yalçıner, genç oyuncu orta sahada tükenmek bilmeyen mücadele azmiyle dikkat çekiyor. Önümüzdeki günlerde oyun kurma yeteneğini biraz daha geliştirirse Karşıyaka’nın vazgeçilmezlerinden olur. Birde söylemeden geçemeyeceğim, çok dikkat çekmese de Özgür Volkan Yıldırım’ın oyun anlayışını çok beğeniyorum.

İkinci devre de Karşıyaka takımını neler bekler? Tam olarak bilemiyorum aslında bu sorunun cevabını yeşil kırmızılılar bu sene çok değişken bir görüntü çizdi. Play-off  ihtimali yok değil ama çok düşük. İlk haftalarda yapılacak bir puan kaybı umutları yok eder. Buna rağmen Karşıyaka devre arasında iyi transferlere imza attı. Bunların başında eski kaptan Cihan Yılmaz’ın takıma tekrar dönmesi geliyor. Ayrıca Mutlu Kızıltan, Mahmut Boz, Bülent Kocabey, Oliver Uche Sunday Ogbonnaya  ve Fatih Şen  kadroya katılan diğer oyuncular. Bu oyuncular gelirkende bazıları gönderildi tabi. Turgay Gölbaşı, Karim İzrailov, Azizullo Mahmudov, Serdar Eylik, Dominic Adiyiah, Tuncay Süren, Murat Sözgelmez ve Necati Yılmaz ile yollar ayrıldı. Kadronun tekrar bir değişme sürecine girmesi takıma nasıl yansır bilmem ama yeşil kırmızılı camia’nın 100. yılda istedikleri yerde olmadıklarını söyleyebilirim.
 


Akhisar Belediyespor
Geçtiğimiz sezon ligin yeni takımlarından olan Akhisar Belediyespor son haftalarda gösterdiği performansla lige tutunmayı başardı. Ayrıntıya girecek olursak Ege’nin yeşil-siyahlı temsilcisi son 3 haftada topladığı 7 puanla ligde kaldı. Geçen sezon ligde kötü günler geçiren Akhisar Belediyespor ligin 23. haftasında emektar teknik direktörleri Mehmet Özcan Atilla ile yollarını ayırdı. Akhisar yönetimi kısa süre sonra Hamza Hamzaoğlu ile anlaşmaya vardı. Ve takım daha önce dediğim gibi son haftalarda gösterdiği çıkışla ligde kalmayı başardı.

Burada Atilla Özcan’a özel bir parantez açmak istiyorum, Atilla Özcan'a emektar dedim çünkü Akhisar Belediyespor ‘un 2005 yılından beri teknik direktörlüğünü yapıyordu. Dile kolay beş sezon. Bu süreçte takımı  (2007-2008 sezonunda) 3. Lig 3. Grup'ta 2. yaparak 2. Lig'e yükseltti. Ardından (2009-2010 sezonunda) TFF 2.Lig 2.Grubu lider tamamlayarak takımı Bank Asya 1.Lig'e yükseltti. Bir antrenör daha ne kadar katkı sağlayabilir ki bir kulübe.

Şimdi gelelim hikayemizin devamına yönetim yeni sezonda da takımı Hamza Hamzaoğlu’na emanet etti. Bu gelişmelerden sonra transfer için kollar sıvandı. Geçen sezonun aksine Akhisar Belediyespor yeni sezon öncesi transfer döneminde ligin bilinen ve tanınan oyuncularına yöneldi. Bu oyuncuları birer birer kadrosuna katmayı da başardı. Örnek vermek gerekirse kaleci Oğuz Dağlaroğlu, Şehmus Özer, Levent Kartop, Kürşat Duymuş ve Emrah Eren. Bu transferlerin haricinde yeşil-siyahlılar yedi oyuncuyu daha renklerine bağladı. Buda demek oluyor ki geçen sezonun kadrosu gitti yerine yenisi geldi.

Akhisar Belediyespor kadrosunu sil baştan kurmasına rağmen lige iyi başladı. İlk yedi haftada oynadıkları maçlardan dört galibiyet iki beraberlik ve bir mağlubiyet alarak ligde üst sıralarda yer edindiler. Devam eden haftalarda da istikrarı yakalayan yeşil-siyahlılar sahadan iyi sonuçlarla ayrılmayı başardı. Böylece ligin ilk yarısını lider’in bir puan gerisinde üçüncü sırada tamamladı.

Geçen sene ligde son anda kalan takım ne oldu da yeni sezonda zirveyi zorlamaya başladı. Burada bazı oyuncuların performansı öne çıktı. Kim bu oyuncular. Sağ kanatta fırtına gibi esen bize eski günlerini anımsatan Emrah Eren. Emrah, aynı zamanda takım kaptanı takımın ağabeylerinden birisi. İlk yarıda onu sağ bekte ve sağ açıkta gördük nerede eksik varsa orada oynadı ve görevini layığıyla yerine getirdi. Yaptığı asistlerle ve attığı üç golle de hücumda takımına katkı sağladı. İkinci bir isimde bu sezon Kayseri Erciyes’ten transfer edilen Sertan Vardar. Sertan bu sezon sol kanattan skora yaptığı katkıyla adından söz ettiriyor. Attığı yedi golle takımın en golcü oyuncu unvanını da elinde bulunduruyor. Hücum hattında  da  Osman Bozkurt ve Şehmus Özer’in yüksek performansı yeşil siyahlı takımı ligde iddialı konuma getirdi.

Akhisar Belediyespor ikinci devrede ne yapar? Ben yeşil-siyahlıların ikinci yarı boyunca ligin zirvesinden pek uzaklaşacağına zannetmiyorum. Bunun nedenlerini sıralayacak olursam yönetimsel anlamda bir sorun yok, takım uyum sorununu çoktan aştı. En önemlisi şu ana kadar ekonomik açıdan da bir sorunları gözükmüyor. Buna ek olarak transfer komitesi devre arasında da boş durmadı Fatih Kara, Erman Yıldırım, Musa Sinan Yılmazer, Emre Okur takımdan ayrıldı bu oyuncuların yerine Karabükspor’dan Ahmet Cebe ve Merter Yüce transfer edildi. Transfer edilen oyuncular yeşil siyahlıların ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte. Tüm bu unsurlar göz önüne alındığında takımın başarılı olmaması için bir sebep göremiyorum.
 

Ç. Rizespor da Severin Bikoko ve Osman Jallow performanslarıyla dikkat çekiyor.
Çaykur Rizespor
Yeşil-mavililer geçen sezon iyi bir performans sergileyerek Bank Asya 1. Lig’i dördüncü sırada bitirdi ve bir üst lig için play-off  oynamaya  hak kazandı. Ancak play-off ta bekleneni veremeyen Karadeniz ekibi ilk turda Orduspor’a elendi. Böylece Spor Toto Süper Lig hayalleri erken son buldu..

Rizespor yönetimi geçen sene gösterilen performansı yeni sezona da taşımak istiyordu. Fakat bu kez hedef ilk iki’den direk üst lige çıkmaktı. Yönetim bu hedeflere uygun olarak geçen sezon Samsunspor’u 5 yıl aradan sonra Spor Toto Süper Lig’e çıkaran tecrübeli teknik direktör Hüseyin Kalpar ile sözleşme imzaladı.

Hüseyin Kalpar ilk etapta kadroyu şekillendirdi. Kalpar, her zaman ki gibi kendi seçtiği oyuncularla çalışmak istedi. Bu sebeple kadrodaki çoğu oyuncuyla yollar ayrıldı. 16 yeni isimle sözleşme imzalandı. Transfer edilen oyunculardan göze çarpan isimler Cenk Ahmet Kılıç, Severin Bikoko ve Murat Hacıoğlu idi.

Hüseyin Kalpar’lı Çaykur Rizespor lige de iyi başladı. İlk sekiz haftada beş galibiyet bir beraberlik ve iki mağlubiyet aldı. Bu sonuçlarla takım kendisine ilk altı içerisinde yer buldu. İlerleyen haftalarda takımdaki uyum sorununun atlatılması ve transfer edilen yabancı oyuncuların sahaya ağırlıklarını koymasıyla Rizespor ilk devreyi 30 puanla ikinci sırada tamamladı. Kadrosu büyük ölçüde yenilenen bir takım için bu performans oldukça başarılıydı.

Ç.Rizespor’un yeni kurulan kadrosunda ilk devrede iyi performans sergileyen kimlerdi. Futbolcu ismi vermeden önce olaya geniş açıdan bakalım. Öncelikle Bank Asya 1. Lig’de yapılan transferlerden ve özellikle yabancı futbolculardan en çok verim alan takımın Rizespor olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Hüseyin Kaplar yabancı futbolcu transferinde gerçekten iyi işler çıkartıyor. Geçen sezon ileri uçta Samsunspor da Zenke-Agbetu ikilisini bir araya getiren, bu sene Bikoko-Jallow ikilisini yaratan da Hüseyin Kalpar. Hakkını teslim etmek lazım.

Şimdi ilk devrede performansıyla öne çıkan isimlere gelelim. Defansta Aytek Aşkaroğlu tecrübesiyle adından sıkça söz ettirdi. Defans Rizespor’un belki de en alternatifsiz bölgesi. Buna rağmen Aytek Aşkaroğlu her maçta forma giyerek bu eksikliği hissettirmedi. Orta sahada tanıdık yüzlerden Mehmet Al. Mehmet’in kariyerine bir parantez açmak gerekirse. U21 dahil tüm alt kategorilerde milli forma altında 77 maçta forma giydi ve fileleri 37 kez havalandırdı. Sanırım bu bilgi Mehmet Al’ın nasıl bir oyuncu olduğunu açıklıyor..Bu anektottan sonra Mehmet Al’ın bu sezon gösterdiği performansa gelelim. Teknik Direktör Hüseyin Kalpar Mehmet’i bu sezon serbest oynatıyor. Orta sahanın ilerisinde forvetin gerisinde adeta nerede isterse orada oynuyor. İleri uçta oynayan arkadaşlarının yüksek performans sergilemesinde katkısı yadsınamaz. Forvete geldiğimizde iki isim birden söylemek gerek Kamerunlu Severin Bikoko ve Gambiyalı Osman Jallow. İlk devrede Severin Bikoko 12, Osman Jallow 8 gol atarak takımın gol yükünü omuzlarında taşıyor. Hüseyin Kaplar geçen sezon nasıl Agbetu’dan yüksek verim almayı başardıysa bu sezonda aynı taktiği Bikoko üzerinde başarıyla uyguluyor. Nasıl diyecek olursanız. Bikoko’nun Bank Asya 1. Lig’deki 4. yılı daha önceki 3 yılda Kayseri Erciyesspor formasını terletti. Erciyesspor da 81 maçta 25 gol atan Bikoko, Rizespor forması altında 16 maçta 12 gol attı. Fark ortada.

Peki ikinci devre ne getirir ne götürür. Hüseyin Kalpar devre arasında takımdaki alternatif sayısını arttırmak için  Adanaspor’dan Fahri Tatan’ı ve Giresunspordan Ramazan Durdu’yu ve Siirtspor’dan Oğuz Ceylan’ı kadroya kattı. Bu oyuncular gelirken Yunus Murat Ceylan ve Gökhan Öztürk ile yollar ayrıldı. Takımın ligdeki konumu ve kadro göze alındığında üst sıralardan kolay kolay ayrılmayacağı bir gerçek. Hatta Çaykur Rizespor’u bir üst lige çıkması muhtemel takımlar arasında gösterebiliriz. 
 

Kasımpaşaspor da Ali Bilgin ve Gökhan Güleç ikinci baharını yaşıyor.
Kasımpaşa
Spor Toto Süper Lig’den bu sezon Bank Asya 1. Lig’e düşen takımlardan birisi de Kasımpaşaspor. Mavi-beyazlılar dört sene içerisinde iki kez Spor Toto Süper Lig’e yükselip, İki kez de  Bank Asya 1. Lig’e düştü. Bu inişli çıkışlı grafiği göz önünde bulundurduğumuzda Kasımpaşaspor “asansör takım” kalıbına en çok uyan ekiplerden birisi.

Spor Toto Süper Lig’den düşünce, yönetim sezon başında Bank Asya 1.Lig tecrübesi bulunan teknik direktör Uğur Tütüneker ile sözleşme imzalandı. Kadroya takviye konusunda pek aceleci davranılmadı. İlk hedef geçen sene ki kadronun korunmasıydı ki öyle de oldu. Bazı yabancı oyuncularda dahil kadronun büyük bir kısmı korunabildi. Normalde yabancılar için uygulanan 24 yaş sınırı statü gereği bir üst ligden düşen takım için uygulanmıyor. Yani bu demek oluyor ki Kasımpaşaspor yabancılarını yaş sınırlaması olmaksızın kullanabilir. Bu avantajı da iyi kullandılar. Verim alabileceklerini düşündükleri yabancıları kadroda tuttular.

Kasımpaşaspor lige de iyi bir başlangıç yaptı. Takım ilk yedi haftada üç galibiyet, üç beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. Derken sürpriz bir gelişme yaşandı. Enerji, medya ve turizm alanında adından sıkça söz ettiren işadamı Turgay Ciner, Kasımpaşaspor’u satın aldı. Ciner Grubu artık mavi-beyazlıların arkasındaydı. Bu oyuncular ve taraftarlar için iyi haberdi. Çünkü Bank Asya 1. Lig’de yaşanan en büyük sorun oyuncuların paralarını zamanında alamamasıydı. Tabi bu olay para alamamayla bitmiyordu futbolcu serbest kalmak için Türkiye Futbol Federasyonuna başvurup serbest kaldığında takımın tüm kurgusu da bozuluyordu. En azından artık Kasımpaşa kulübünde böyle bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum hatta ileri gidip ekonomik anlamda bir sorun yaşanacağını düşünmüyorum.İlerleyen haftalarda da iyi performanslarına devam eden mavi-beyazlılar ilk altıdan uzaklaşmadılar. İlk devreyi lider Elazığspor’un iki puan gerisinde bitirerek, ilk yarıyı dördüncü sırada tamamladılar.

Kasımpaşaspor’un ilk devredeki iyi performansına en çok katkıda bulunan isimler kimlerdi. İlk aklıma gelen isim ilk devre boyunca sol kanatta hem defansta hem hücumda iyi işler yapan Sancak Kaplan. İstikrarlı bir sol kanat oyuncusuna hangi takımın ihtiyacı yok ki. İkinci isim Ali Bilgin. Ali, ilk devrede mavi-beyazlı takımın orta sahasına çeki düzen veren oyuncuların başında geldi. Buna artı olarak yaptığı asistler ve attığı gollerle takımı ayakta tuttu. Ali Bilgin Kasımpaşa da gösterdiği ilk yarı performansıyla Antalyaspor’da parladığı dönemi anımsattı. Takımın dikkat çeken bir diğer ismi Bulgar futbolcu Nikolai Dimitrov. İlk yarıda attığı sekiz golle takımın gol yükünü çeken Bulgar oyuncu özellikle attığı frikik golleriyle dikkat çekiyor. Dimitrov Bank Asya Birinci Lig’in iyi yabancıları arasında kendine rahatlıkla yer bulabilir.

Peki mavi-beyazlılar ikinci devre de nasıl bir görüntü çizebilir. Ben bu konuda oturmuş ve birbirini tanıyan kadroya güveniyorum. Birde devre arasında Manisaspor’dan kadroya dahil edilen Adem Büyük’ün takıma olumlu yönde katkı vereceğini düşünüyorum. Keza iki sene önce Boluspor da 27 maçta 11 gol geçen sene de Mersin İdmanyurdun da 14 maçta 10 gol atarak kalitesini kanıtlamıştı. Ama Manisaspor da bir türlü istenilen performansı ortaya koyamadı. Umarım Kasımpaşa da eski günlerine geri döner. Tüm bunlara ek olarak Ciner grubunun da takımın arkasında olması camia için olumlu bir gelişme.

Kısacası  Kasımpaşaspor Spor Toto Süper Lig mücadelesi verecek takımlar arasında oturmuş kadrosu ve ekonomik sorunları bir kenara bırakmasıyla bir üst lige çıkma şansını yukarılara taşıdı.
    Boluspor da Ferhat Kiraz ilk devrede attığı 4 golle takımın en golcü oyuncusu oldu.
Boluspor
Kırmızı-beyazlılar geçen sezon son haftalarda aldığı mağlubiyetlerle play-off trenini kaçırıp ligi yedinci sırada bitirdi. Hayal kırıklığıyla bitirilen sezonun ardından yönetim yeni sezonda takımı Cihat Arslan’a emanet etti. Boluspor nam-ı diğer “yarenler” yeni sezonda şeytanın bacağını kırıp 19 yıllık Bank Asya serüvenine son verip Süper Lig’e çıkmak istiyorlardı.Bu amaca yönelik transferde yaklaşık 20 oyuncuyla el sıkıştı.
Boluspor yaptığı transferlerle kadroyu aşağı yukarı yeniledi. Takımın sezona birbirini tanımayan bir çok oyuncuyla başladığını göz önünde bulundurursak, “Yarenler” lige hiç fena bir başlangıç ta yapmadı. İlk 10 haftada dört galibiyet beş beraberlik ve bir mağlubiyet aldı. Bu sonuçlar Boluspor’u ligin ilk sıralarında tutmaya yetti. Fakat ilk haftalara nazaran ilerleyen haftalarda bu iyi performans yerini ardı ardına beraberliklere bıraktı. Son haftalarda kendi sahasında aldıkları galibiyetlerle ilk yarıyı play-off’un kapısı diye tabir edilen yedinci sırada noktaladılar.
İlk yarının tamamlanmasıyla birlikte Teknik Direktör Cihat Arslan ilginç bir karar alarak yönetime istifasını sundu. Yönetim de Arslan’ın istifasını kabul etti. Ne oldu nasıl oldu bilmiyorum ama Boluspor’un ilk yarı sonu konumu itibariyle teknik direktörünü istifa ettirecek bir durum söz konusu değildi. İstifa durumları biraz karışık sanki, çok üstünde durmamak gerek.
Gelelim ilk yarının parlayan isimlerine. bu konuda ilk sırayı Ferhat Kiraz’a veriyorum. Bu konuda objektif olamayacağım çünkü bence Ferhat Bank Asya 1. Lig’in en iyi kanat oyuncularından. 22 yaşındaki Ferhat Kiraz Gençlerbirliği altyapısının Türk futboluna hediyesi. Geçen sezonlarda Karşıyaka da gösterdiği performans olsun, Bu sezon Boluspor da yaptığı işler onu iyiler arsına koymaya yetiyor. İlk devrede Boluspor’u sırtlayan isimlerin başında geldi. Attığı 4 golle takımın en golcü oyuncusu oldu. Ferhat’ı daha çok sol kanatta görmeye alışığız ama taktik gereği bazen sağ kanatta ve forvet arkasında da yer bulabiliyor. Eğer sakatlık yaşamaz ve istikrarı yakalayabilirse önümüzdeki yıllarda Süper Lig’de ses getiren bir oyuncu haline gelebilir. İlk devre de bir diğer parlayan isim de sezon başında Kayseri Erciyesspor’dan transfer edilen Veli Kızılkaya. Bu sezon defansın ortasında kaleyi savunmak için elinden geleni yaptı. İlk devrede kaleci Atacan Öztürk’ten sonra en çok süre forma giyen futbolcu oldu. Veli, ligin iyi ve tecrübeli savunmacıları arasında gösterilebilir.
Peki Boluspor ikinci devre nasıl bir performans sergileyebilir. Yönetim devre arasında görevinden istifa eden Cihat Arslan’ın yerine Göztepe’den ayrılan Özcan Kızıltan’ı getirdi. Cihat Arslan da Göztepe’nin başına geçti. Bir değiş tokuş söz konusu oldu. Özcan hocanın gelmesiyle kadro biraz şekillendi. Ümit Tütünci ,Yaser Yıldız, Cafercan Aksu ve Doğan Altınkaya gibi oyuncular kulüple yollarını ayırdı. Onların yerine de Giresunspor’dan Aydın Çetin ve Fransız kulübü Lille’den Omar Wade (kiralık) kadroya katıldı. Burada gelenlerden çok gidenler endişe verici ama Boluspor’un ikinci devre de en azından play-off için mücadele edeceğine inanıyorum.
  
Sakaryaspor
Bu sezon Spor Toto 2. Lig’ten  Bank Asya 1. Lig’ine son dahil olan ekip Sakaryaspor’du. Aslında Sakaryaspor Bank Asya 1. Ligine yükselerek bir mucizeyi gerçekleştirdi. Neden diye soracak olursanız bu ligin ekonomik ve yönetim bazında en sorunlu takımı Sakaryaspor. Ama geçen sene onca soruna rağmen altyapıdan yetiştirdikleri futbolcularla kenetlenerek play-off’larda sırasıyla Konya Şekerspor, Buğsaşspor ve Bandırmaspor’u eleyip Bank Asya 1. Lige çıkmayı başardılar.
Yeşil-Siyahlılar sezona takımı bir üst lige çıkaran emektar teknik direktör Şaban Yıldırım’la başladı. Başladı başlamasına da takımda sorunlar yine diz boyuydu. Sakaryaspor, Bank Asya 1. Lig de geçen sene ki kadroyla mücadele etmek zorundaydı. Transfer yasağı yönetim ve teknik heyetin elini kolunu bağladı. Yine yola gençlerle devam edeceklerdi.
Sakaryaspor nam-ı diğer Tatangalar, bu sebeplerden dolayı lige de iyi başlayamadı. İlk 10 haftada bir galibiyet üç beraberlik ve altı mağlubiyet aldı. Tabi bu süreç içerisinde yönetim değişti, teknik direktör Şaban Yıldırım görevinden alındı sonra tekrar diğer yönetim tarafından takımın başına getirildi. Anlayacağınız takımda ciddi problemlerden dolayı bir karmaşa hakimdi. Yönetim çıkış yolu bulayım derken düğüme bir düğüm daha ekliyordu. Fakat son haftalarda takımın başına tekrar geçen Şaban Yıldırım’ın gelmesiyle takım toparlandı ve sahada iyi performans göstermeye başladı. Yeşil-Siyahlılar bunları bazı maçlarda skora yansıtamasalar da son iki haftayı galibiyetle kapatarak ikinci devre için umut verdi.
Gelelim ilk yarı da takımı sırtlayan oyunculara. Sakarya  adeta oyuncu fabrikası bunu daha önce çıkardıkları oyunculardan da biliyoruz. Örnek vermek gerekirse Aykut Kocaman, Oğuz Çetin, Hakan Şükür, Tuncay Şanlı ve daha nicesi. Bu sene de kadroda en az o yıldızlar kadar parıldayan genç yetenekler var.Zaten takımın bunca soruna rağmen lig yükselmesi ve Bank Asya 1. Lig’e tutunuyor olması bu oyuncular sayesinde.
İlk yarıda dikkat çeken oyuncular konusuna girişi Sakaryaspor altyapısından yetişen 1991 doğumlu defans oyuncusu Salih Dursun ile yapalım. Salih Dursun’un stilini soracak olursanız ServetÇetin’in Kartalspor’daki halini inanılmaz derecede andırıyor. Salih ne kadar defans oyuncusuda olsa ilk yarıda attığı 5 golle takımına hücumsal anlamda da katkıda bulundu. Duran toplarda sezgileri çok kuvvetli. Bir diğer dikkat çeken isim ise Gazanfer Aydın. Gazanfer de Sakaryaspor altyapısının bir ürünü. Çabuk ayaklarının da yardımıyla çabuk adam eksiltebilmesinin yanı sıra süratiyle Sakaryaspor’u hücuma kaldıran isimlerin başında geliyor. Son olarak takımda ön plana çıkan isim Tatangalar’ın gol yükünü çeken isimlerden birisi olan İlkay Demir. İlkay, gezici forvet özelliklerini iyi yansıtan bir oyuncu. Bazen olmayacakları deniyor ama sonuç olarak forvet içgüdüsü farklı bir olay hoş görmek gerek. Bu oyuncuları ve daha fazlasını her an Milli formayla görebiliriz.
Peki Sakaryaspor bu tabloda ikinci devre neler yaşayabilir. Zaten kısıtlı olan kadrolarını transfer yasağı nedeniyle takviye edemeyecekler. Buna ek olarak kadrodaki önemli oyunculardan Gökhan Kök, Mesut Morgül, Zafer Aydoğdu, Harun Avgın, Yunus Akman paralarını alamamaları nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonuna başvurdu. Zafer Aydoğdu ve Yunus Akman ile yollar ayrıldı. Eğer bu oyunculardan bir kaçıyla daha yollar ayrılırsa kadro iyice erozyona uğrar. Ama ikinci devrede de yeşil-siyahlı formayı terleten her oyuncunun sonuna kadar savaşacağından eminim. Kadroda fazla kan kaybı yaşamazlarsa Sakaryaspor’un sezonu düşme hattının üstünde bitireceğini tahmin ediyorum.
Göztepe
Lige bu sezon Spor Toto 2. Lig’den terfi eden bir diğer takım da Göztepe. İzmir’in sarı kırmzıılı ekibi geçen sezon sergilediği iyi performansla 7 yılın ardından Bank Asya1. Lige yükselerek taraftarının yüzünü güldürdü. Özcan Kızıltan takımı bir üst lige çıkarır çıkarmaz gelecek sezonun hazırlıklarına başladı. Kızıltan ilk iş olarak kadroda düşünmediği oyuncularla yolların ayrılmasını istedi. Ardından geçen sezon takımı şampiyonluğa taşıyan ama Kızıltanın sorun yaşadığı taraftarın sevgilisi Tayfun Özkan ve geçen sezon en çok forma giyen İzzet Kaya’nın da bileti kesilmişti. Benim sezon başlarken en sinir olduğum yaptırımlardan biriydi bu oyunculara takım bulun denmesi. Zira şampiyon olan kadroyu dağıtmanın alemi yok. Özetlemek gerekirse Özcan Kızıltan bir çılgınlık edip geçen seneki kadroyu dağıttı. Sarı-kırmızılılar kadroda kalan oyunculara ek olarak 16 tane futbolcu transfer etti. Bunlar arasında Süper Lig tecrübesi olan Yasin Avcı, Aydın Karabulut, Bülent Bal, Gürhan Gürsoy, Korhan Öztürk vardı. Transfer edilen oyuncular iyi transferlerdi fakat sıfırdan bir takım kurmak her zaman en zorudur. Kolay varken zoru seçmeye gerek yok. Zor olan şey güzeldir dediğinizi duyar gibiyim. İnanmayın öyle şeylere.
Göztepe sezona iyi başlangıç yapamadı. Sarı-kırmızılılar 10 hafta da 2 galibiyet 3 beraberlik 5 mağlubiyet aldı. Özcan Kızıltan’ın basın toplantılarında söylediği tek şey iyi takımız uyum sürecini atlatmamız için zamana ihtiyacımız var. Evet haftalar ilerledi anlaşılan uyum süreci pek atlatılamadı. Zaman sorununa ilave birde sakatlıklar takımın başından ayrılmadı. Göztepe sakatlıklardan dolayı ilk devrede 22 oyuncusuna ilk 11 de şans vermek zorunda kaldı. Zorunlu rotasyon devreye girdi ama bu Göztepe’ye yaramadı. Zorunlu rotasyona neden olan bir başka etkende kadro dışı kalan oyunculardı. Özcan Kızıltan ve yönetim devrenin ortalarında Gürhan Gürsoy ve Korhan Öztürk’ü kadro dışı bıraktı. Tüm bu olayların çemberinde kalan Göztepe devreyi 13. sırada bitirdi.
Bu kötü gidiş tribünleri de etkiledi. İlk devre de bilet fiyatları kapalı 20, açık 10 liradan satıldı ve Sarı-kırmızılılar ilk devrede oynadığı 8 maçı ortalama 6 bin 237 seyirciye oynadı. Şimdi daha ne olsun 6 bine oynamışız diyeceksiniz. Rakam yanıltmasın ortalamayı yükselten karşılaşma 23 bin kişinin tribünlere akın ettiği Karşıyaka mücadelesiydi. O maçı çıkarırsak 7 maçta ortalama 3 bin 842 kişiye oynamış oluyor Göztepe. Bence yeterli değil.
Peki Göztepe’de ilk devrede dikkat çekenler kimdi?  Orta sahada ilk haftalarda forma şansı bulamasa da ilerleyen haftalarda attığı ve attırdığı gollerle formayı kapan Emre Öztürk.
Bir takım için kaptan önemlidir ama Göztepe için daha önemli sanırım evet  İlhan Şahin’den bahsediyorum. Kaptan geçen sezonki performansını yükselterek devam ediyor. Takım gol atamıyorsa gol atıyor, az koşuyorsa o daha çok koşuyor.
Bu sezon yeni transferlerden en çok katkı sağlayan isim İskenderun Demir Çelikspor’dan alınan Şamil Ünal. Şamil  orta sahanın ortasında bitmek tükenmek bilmeyen enerjisiyle adeta takımı ateşliyor. Teknik açıdan biraz eksiği var ama o kadar olur.
Özcan Kızıltan bu devre kendi kazdığı kuyuya düştü. Geçen sene ki şampiyon kadroyu bozup baştan yapmak istedi ama olmadı. İlk devredeki kötü performanstan dolayı istifa etmek zorunda kaldı. Göztepe ligin ikinci yarısında play-off kelimesini cümle içinde kullanmak istiyorsa takıma öncelikle iyi bir antrenör ve  birisi golcü olmak üzere 3-4 transfer lazım. Ama bence play-off treni kaçtı gibi. Çünkü ikinci devrenin ilk 6 haftasında alacağın 1 mağlubiyet ya da 1 beraberlik tüm hayalleri suya düşürür. Bu yüzden çok fazla hayal kurmamak gerek.
TKİ Tavşanlı Linyitspor
Tavşanlı Linyitspor nam-ı diğer “Meteorlar” geçtiğimiz sezon kısıtlı kadrosuna rağmen sürpriz bir performans sergileyerek Teknik Direktör Mustafa Reşit Akçay önderliğinde play-off’a kaldı. Yönetim takımı Süper Lig’e taşıyamayınca Akçay ile yolları ayırdı. Yeni sezon öncesi takımın başına geçen sezon Altay da görev yapan Coşkun Demirbakan getirildi.
Geçen seneki başarılı performanstan sonra çoğu oyuncuyla kulübün yolları ayrıldı. Kimi oyuncu kendine daha iyi takımlar ve kontratlar buldu. Kimi oyuncuyuda yönetim değerini buldu diyerek sattı. Durum böyle olunca zaten kısıtlı olan kadro iyice daraldı. Bu daralmayı genişletmek için takıma 19 yeni oyuncu transfer edildi. Evet sizinde dediğiniz gibi yeni bir takım kuruldu. İyi de oyuncular alındı kimdi peki bunlar, Semavi Özgür, İbrahim  Yavuz, Şener Aşkaroğlu, Serkan Özsoy.
Meteorlar sezona fena da başlamadı aslında 5 hafta da 3 galibiyet 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet aldı.  Bu sezon da sürpriz devam mı ediyor sorularını akıllara getirdi. Fakat bu sorunun cevabı çok geçmeden yanıtladılar. Çünkü Linyit’in tek bir oyun planı vardı. Oda 10 kişi katı tatlı sert savunma yaparak gol yememek ve kontra ataktan ya da duran toplardan skor üretmek. Planlar bu kadar kısıtlı olunca her maç istediklerini alamadılar. İlerleyen haftalarda evdeki hesap çarşıya uymamaya başladı. Kırmızı-siyahlılar üst sıralardan uzaklaşmaya başladı. Devrenin son 4 haftasında ardı ardına  mağlubiyetler alınca 14. sıraya kadar gerileyince Tavşanlı Linyitspor yönetimi teknik direktör Coşkun Demirbakan ile karşılıklı olarak anlaşarak yollarını ayırdı.
Gelelim Kırmızı-siyahların dikkat çeken oyuncularına, Meteorlarda 36 yaşında bir adam var adı Abdi Aktaş. Tavşanlı Linyitspor’un taraftar grubu “Neşter” oyuncu uğruna marşlar yazdı. Sevgiyi siz düşünün artık. Abdi bu sezonda takıma hem abilik ediyor hem de gol yükünü çekiyor. Bu devre 1121 dakika forma giyerek rakip filelere 5 gol bıraktı.
Tavşanlı Linyitspor ikinci devre napar derseniz. Öncelikle her takımın olduğu gibi transfere ihtiyaç var. Yeni seçilecek teknik direktörün ligi ve oyuncuları tanıyan kesimden seçilmesi gerekiyor. Aksi taktirde “Meteorlar” ligin ikinci yarısında ecel terleri döker.
Elazığspor
Lige bu sene Spor Toto 2. Lig’ten yükselen 3 takımdan birisi Elazığspor, Nam-ı diğer Gakkoşlar. Sezona zamanında Trabzonspor defansının vazgeçilmez isimlerinden olan teknik direktör Osman Özköylü ile başladılar. Özköylü ve yönetim ilk iş olarak takımdaki 15 oyuncuyla yeni kontrat yaptı. Bence yaptıkları en doğru işte buydu, ki bu hareket ilk devrenin geneline olumlu bir şekilde yansıyacaktı. Çünkü kadroyu bozmayıp bir kaç oyuncu takviyesiyle bu ligde çok iyi bir takım haline gelebilirsiniz keza öyle de oldu. Bordo beyazlı takım kadroda tutulan 15 oyuncuya ek olarak 10 yeni transferle sezona giriş yaptı. Bu transferler içinde en çok dikkat çekenler kaleci Yavuz Eraydın, stoper  Ahmet Görkem Görk ve tecrübeli santrfor Burak Akdiş’ti.
Elazığspor lige Kartalspor yenilgisiyle başlasada sonraki haftalarda toparlandı. Lige yeni katılan bir takım için iyi sonuçlarda aldı. Fakat yönetim sürpriz bir kararla ligin 7. haftasında Osman Özköylü ile yollarını ayırdı. Takımın başına Hüsnü Özkara getirildi. Özkara da takımın kimyasını bozmadı.  Gakkoşlar inişli çıkışlı grafiğini sürdürdü. Ancak Elazığspor da sular durulmuyordu. 12. haftada oynanan Sakaryaspor karşılaşmasından sonra yönetim kurulu yine ani bir kararla, takım kaptanı Burak Akdiş, kaleci Yavuz Eraydın ve Ömer Çuğ'un sözleşmelerini karşılıklı olarak feshetti. 3 oyuncuda yeni transferdi üstelik takımın önemli birer parçasıydı. Yani bir anda yolları ayırmak çok ilginç. Bu aksiliklerden sonra bile Elazığspor zirve yürüyüşüne devam ediyor.
Şimdi Elazığspor’da dikkat çeken oyuncuları sıralayalım, bence Bank Asya 1. Ligin en iyi stoperleriden olan Ahmet Görkem Görk bu sezon Elazığspor’da çok iyi performans sergiliyor. Buna ilave olarak orta sahada Arif Şahin de geçen seneki performansının üstüne koyarak devam ediyor. Burak Akdiş’in varlığında pek forma şansı bulamayan Sinan Özkan az dakika almasına rağmen attığı 8 golle takımı sırtlayarak bir adım öne çıktı.
Her şey iyi güzel ama takım geçen sene şampiyon olmuş Bank Asya 1. Lig’e çıkmış bu sezon da kısıtlı imkanlara rağmen şampiyonluğa oynuyor. Ama tribünler boş. Bilet fiyatlarından mı yoksa başka nedenlerden dolayı mı bilmiyorum ama bir şekilde Elazığ halkının tribünlere çekilmesi gerek.
Lige yeni yükselen bir takımın bu performansı göstermesi sürpriz değil aslında bu ligde kadro istikrarı ve uyumu çok önemli. Elazığspor yönetimi ve oyuncular arasında başka sözleşme fesihi olmazsa ve takıma 3-4 oyuncu takviye edilirse. Elazığspor’un bu sezon ilk altının dışına çıkmayacağını düşünüyorum.
Adanaspor
“Toros Kaplanları” geçtiğimiz sezon dört teknik direktör değiştirip (Mustafa Kemal Kılıç, Cemal Gürsel Menteşe, Osman Özdemir ve Eyüp Arın) istikrarsız bir performans çizdi. Hal böyle olunca ligi de 12. sırada bitirdiler.
Kötü geçen yılın ardından yönetim takımın başına Bank Asya 1. Lig’in tecrübeli hocalarından Levent Eriş’i getirdi. Levent Eriş ile birlikte ligdeki 24. sezonlarında hedeflerini şampiyonluk olarak belirlediler. Adanaspor’un geçen sezon 12. olduğuna falan bakmayın kadrosu gayet yerinde bir takım. Hatta kadroda 3 yıldır bulunan Kamerunlu Marc Kibong Mbamba ve Mbilla Etame ligin üst düzey yabancılarından. Levent Eriş’te bunun farkında olacak ki geçen seneki kadroyu çok bozmayarak takımı yedi futbolcuyla takviye etti. Bu oyunculardan dikkat çeken isimler Süper Lig tecrübesi olan stoper Ayhan Tuna Üzümcü ve orta saha oyuncusu Adnan Güngör. Stoper transferi önemliydi çünkü Adanaspor Ersan Gülüm’ü yaklaşık 4 milyon euro bonservis bedeliyle Beşiktaş’a sattı.
Sezona deplasmanda flaş Karşıyaka galibiyetiyle başlayıp ilk dört haftayı üç galibiyet bir mağlubiyetle kapatan  turuncu beyazlarlılar lige iyi başladı. Ancak bu başarılı performans çok uzun sürmedi. Ardı ardına gelen puan kayıpları takımdaki huzuru bozdu derken birde şike soruşturmasından dolayı Teknik Direktör Levent Eriş’te gözaltına alınınca her şey tepetaklak oldu. Fakat yönetim geçen sezondan ders almış olacak ki bu buhranda Teknik Direktör Levent Eriş’in arkasında durdu. Levent Eriş dışarı çıktığında hem kendini hemde Adanaspor’u düzlüğe çıkardı. İnişli çıkışlı performanstan sonra Adanaspor ilk devreyi 8. sırada bitirdi.
İlk devrede dikkat çeken isimlerere gelecek olursak. Stoper Anıl Karaer, Anıl sadece defansın ortasında görevini yapmakla kalmadı adeta tüm defans hattını toparlayacak bir performans sergiledi. Orta sahanın sol kanadında sürpriz bir isim karşımıza çıktı bu sene Okan Salmaz. 92 doğumlu Okan Adanaspor altyapısında yetişti ve bu sezon ona güvenen Levent Eriş’in yüzünü kara çıkarmadı.Hatta Okan bu performansıyla Süper Lig takımlarının transfer listesinde ilk sırayı almayı başardı.  Bu sene forvet hattında sıkıntı yaşayan turuncu beyazlılar Mbilla Etame’nin etkileyici performansıyla bu olumsuz süreci en az hasarla atlattı. Forvet hattında sıkıntı yaşadı diyorum çünkü forvet mevkiinde oynayan diğer oyuncular skora hiç katkı yapamazken Mbilla 7 golle takımını sırtladı. Mbilla hem fizik hem teknik olarak Süper Lig takımlarında oynayabilecek niteliklere sahip  bir forvet oyuncusu.
Adanaspor, devre arasında takıma 2-3 takviyeye yaparsa ve taraftarı stadyuma biraz daha çekmeyi başarabilirse üst sıralara tutunabilir.    
Kartalspor
Geçen sezon son iki haftada aldığı galibiyetlerle lige tutunmayı başaran İstanbul ekibinde yönetim yeni sezona futbolu Kartalspor da bırakan Teknik Direktör Besim Durmuş ile başladı. Fakat sezon bitiminde küme düşmekten son anda kurtulan kadronun büyük kısmı dağıldı. Besim Durmuş bu duruma takıma 13 oyuncu transfer ederek karşılık verdi. Bu oyuncular arasında beklenti yükselten isimler vardı. Bunlar kim diye soracak olursanız Eskişehirspor’dan kiralanan Adem Sarı ve Orduspor’dan alınan Mehmet Ayaz.
Bordo-beyazlılar geçtiğimiz sezonların aksine bu sezona iyi bir başlangıç yaptı. İlk 8 haftada 4 galibiyet, 3 beraberlik ve 1 mağlubiyet alan Kartalspor, puan tablosunda 4. sıraya kadar yükseldi. Neredeyse boş tribünlere oynayan bir takım için rüya gibi bir performanstı. Fakat rüya uzun sürmedi.  Haftalar geçtikçe takım üst sıralardan uzaklaşmaya başladı. Özellikle son 4 hafta alınan seri mağlubiyetler takımı 11. sıraya kadar geriletti. Bunun baş sebeplerinden biri dar rotasyon ve takımdaki iç huzursuzluk olarak gösterilebilir. İç huzursuzluğa örnek olarak Erhan Yılmaz, Savaş Esen ve Adem Sarı ile yolların ayrılmasını gösterebiliriz. Takımda zaten sahaya çıkan 11’e destek veren oyuncu bu kadar azken birde bu 3 oyuncuyla yolların ayrılması takımı alt sıralara yakınlaştırdı.
Kartalsporda bu devre dikkat çeken oyuncular,  İyi bir kanat savunucusu olan Sezer Sezgin bu devre kanat savunuculuğu dışında takımın skor üretmesinede yardımcı oldu ve bu onu diğer oyunculardan farklı kıldı. Geçen sezon Orduspor’u bir üst lige taşıyan oyuncular arasında yer alan Mehmet Ayaz. Kartalsporda da ilk devrede orta saha ile forvet hattını çabuk ayaklarıyla bağlayan isimdi. Forvette takımın gol yükünü çeken Önder Çengel rakip filelere 6 gol gönderdi ve takımın bu performansı göstermesine katkıda bulundu.
Kartalspor ikinci devre takım içi huzursuzlukları giderebilirlerse ve takımı takviye edebilirse bu sezon küme düşme tehlikesi yaşamayabilir. Ama yine de bu performansın üst sıralar için yeterli olacağını zannetmiyorum. 
  
Denizlispor
Geçen sezon lige fırtına gibi başlayarak ilerleyen haftalarda durulan ve ligi 9. sırada bitirip play-off’un kapısından dönen Denizlispor da yönetim yeni sezon öncesi takımı “kurt” teknik adam Güvenç Kurtar’a emanet etti. Güven Kurtar sezona şampiyonluk parolasıyla başlamak istiyordu. Denizlispor geçmiş sezonun kadrosundaki çoğu oyuncuyla yollarını ayırdı. Güvenç Kurtar’ın da görüşlerini alarak 15 transfer yaptı.
Yeni sezona Göztepe galibiyetiyle başlayan “horozlar” gelecek haftalarda adeta galibiyete hasret kaldılar. Buradaki hasret kaldılar betimlemesini abartılı bulacaksınız ama değil neden mi hemen açıklıyorum.  Denizlispor Güvenç Kurtar döneminde çıktığı 6 maçta 1 galibiyet 1 beraberlik 4 mağlubiyet aldı. Bu performansın ardından yönetim Kurtar’ın görevine son verdi. Güvenç Kurtar bu kez hem yeşil siyahlıları hem de kendini kurtaramamıştı.  Ardından göreve gelen eski Elazığspor Teknik Direktörü Osman Özköylüde geldikten sonra takımın başında çıktığı dört müsabakada iki beraberlik iki mağlubiyet alınca Denizlispor 10 hafta ligde galibiyet yüzü görememiş oldu. Horozlar bu kısır döngüden Güngörenspor galibiyetiyle çıkış yakaladı ve son 4 haftada 2 galibiyet 2 beraberlik alarak devreyi 15. sırada bitirdiler.
Denizlisporda açıkçası pek dikkat çeken oyuncu yok ama yine takımı ayakta tutan dişliler mevcut. Peki kim bunlar? Bu sezon defansın vezgeçilmez isimlerinden olan ve defansı bir nebze toparlayan Fatih Yiğen. Orta saha da takımı hucüma kaldıran attığı ara paslarıyla karşı defansı hem gülrüren hem düşündüren Emin Aladağ ve son haftaların formda golcüsü Hüzeyfe Doğan.Bekleneni veremeyen isimlerin başında Neuchatel Xamax’tan bu sene transfer edilen forvet Gerard Gohou geliyor.
Denizlispor Teknik Direktöçrü Osman Özköylü,  ara transfer döneminde 5 oyuncu transfer etmeyi düşündüklerini ve hedeflerinin play-off olduğunu açıkladı. Bakalım düşünülen oyuncular takımı play-off a taşıyabilecek mi?
Bence ikinci devredeki performansları play-off için yeterli olmayabilir. Neden derseniz Denizlispor’dan puan olarak üst sıralarda olan bir çok takım ilk 6 hesabı yapıyor. Hepsinin bir anda puan kaybetmesi zor gözüküyor.

Yorumlar