Liglerin en sevmediğim dönemi olan ara transfer dönemi Bank Asya 1. lig’de 5 Ocak`ta başladı ve 1 Şubat`ta sona erdi. Bakalım takımlar bu süreci nasıl değerlendirdi. Hangi takımlar hangi oyuncuları transfer ederek dikkat çekti.
Takımlar ilk devrede oynadıkları 16 maçta kah iyi sonuçlar alıp sevindi, kah kötü sonuçlar alıp üzüldü. Sonunda transfer dönemi imdatlarına yetişti. Keza her iki durumda da oyuncular yoğun tempodan bitap düştü. Aslında transfer dönemi farklı mevkiler için farklı anlamlar yaratıyor. Transfer dönemi ya da başka deyişle devre arası futbolcular için dinlenme biraz nefes alma dönemi. Yönetim ve teknik kadro için “bu takımı nasıl daha iyi yerlere taşırız” ve “kadroya kimleri katsak” günleri. Menajerler açısından bakacak olursak oyuncuma nasıl daha iyi transfer yaptırırım dönemi. Taraftar içinse hüsran dönemi çünkü saçma şekilde hep oynasınlar istiyoruz. Böylece bir olgu hakkında bir çok bakış açısı ortaya çıkıyor. Buda durumun ne kadar karışık olduğunun göstergesi.
Takımlar yap-boz’a döndü
Transfer dönemi başlayınca klasik olarak takımlar memnun olmadıkları oyuncularla yollarını ayırır ve takımlarını birkaç oyuncuyla takviye ederler. Bu durum Bank Asya 1. Lig takımları içinde geçerli ancak biraz değiştirilerek uygulanıyor. Örnek verecek olursak, Bank Asya 1. Lig de bulunan 18 takım şu ana kadar 78 oyuncuyla yollarını ayırdı ve kadrolarına yaklaşık 60 yeni oyuncu ile takviye etti. Takımların kimisi kadrosunun ihtiyaçlarını kapattı, kimisi kadrosunu neredeyse yeniden kurdu, kimisi de transfer yasağından dolayı transfer yapamadı. Gördüğünüz gibi ligin bu yönüyle hali içler acısı. Gidenler ve gelenleri takip etmek olanaksız. Kimse de bu gel gitlerden hesap sormuyor.
Transfer edilen oyuncuların çoğu zaten ilk devre ligde başka takımlarda oynayan futbolcular. Kimisi alacaklarını alamadığından, kimisi yönetim ve teknik heyetle ters düştüğünden, kimisi de nedensiz olarak takımlarından ayrıldı ya da ayrılmak zorunda bırakıldı. Çark bir şekilde dönüyor aynı oyuncular takım takım geziyor. Bu çark böyle dönmeyede devam edecek gibi ama kulüpler vurdumduymazlığın bedelini ekonomik dar boğaza girerek ödüyorlar. kulüplerin kurduğu bu çark aslında onları yavaş yavaş kısır döngünün içine çekiyor ama bugünlerde kimse durumun farkına varamıyor. Umarım uyanmak için çok geç kalmazlarda kulüpler daha düzgün şekilde yönetilebilir.
Şimdi devre arasında transfer edilen bazı oyunculara dikkatinizi çekmek istiyorum,
Yaser Yıldız (Boluspor---Adanaspor)
Adanaspor takımı inişli çıkışlı performansın ardından ilk devreyi 8. sırada noktalamıştı. Devre arasında teknik direktör Levent Eriş’in istekleri doğrultusunda bazı oyuncularla yollar ayrıldı ve onların yerinbe takıma yeni oyuncular alındı. Bu oyunculardan bir adım öne çıkan isim ise Yaser Yılsız’dı.
Yaser Yıldız 1988 Sakarya doğumlu. Futbola da Sakarya’nın amatör kulüplerinden Harmanlıkspor da başladı. Ama buradaki macerası kısa sürdü ve Sakaryaspor altyapısının yolunu tuttu. Sakaryaspor’da forma giyerken 16. Yaş Milli Takımına seçildi. Milli takımda gösterdiği performan ile Beşiktaş Altyapı hocalarının dikkatini çeken Yaser 2003 yılında Beşiktaş’a transfer oldu. Beşiktaş paf takımında da etkileyici bir performans sergileyen genç Ooyuncu Denizlispor teknik direktörü Giray Bulak’ın dikkatini çekti. Bulak’ta Yaser’i ligin devre arasında Denizlispor takımına kattı. Giray Bulak’ın takımdan ayrılmasından sonra forma şansı bulamayan oyuncu çeşitli takımlara kiralandı. Ardından 2007 yılında Kartalspor ile sözleşme imzaladı. Kartalspor da kariyerinin en parlak günlerini geçiren Yaser 32 maçta forma giyip 18 gol attı. Bu performansla Galatasaray’ın transfer listesine girdi. Ve kısa süre sonra sarı kırmızılılarla sözleşme imzaladı. Daha bir sezon geçmemişti ki Yaser Manisaspor’dan alınan kaleci Ufuk Ceylan’ın yerine İzmir temsilcisine verildi. Burada forma şansı bulamayan futbolcu sezon başında Boluspor’la anlaştı. İlk devre sonunda teknik heyet ve yönetimle yaşadığı sorunlar sonucu Adanaspor’un yolunu tuttu.
Yaser Yıldız genç yaşına rağmen bir çok kulüp dolaştı. Bunların çoğunda dikiş tutturamadı. Bunda sorun bence hem genç oyuncuda hem de kulüplerde. Kariyerinde istikrar sağlayabilirse golcü kimliğinin ön plana çıkacağına inanıyorum. Zira Adanaspor'un da onun gollerine ihtiyacı var.
Kenan Özer (Antalyaspor---Boluspor)
Boluspor da ligin devre arasında teknik direktör değiştiren takımlardan. Sezona Cihat Arslan ile başlayan kırmızı beyazlı ekip Cihat hocanın istifa etmesinin ardından ligin ikinci devresinde yoluna Özcan Kızıltan ile devam etme kararı aldı. Yönetim de Süper Lig’e çıkma iddiasını kuvvetlendirmek için kadroya birkaç takviyede bulundu. Bunlar içinde en çok dikkat çekeni Antalyaspor’dan alınan Kenan Özer’di.
Kenan Özer 1987 Kıbrıs, Lefkoşe doğumlu. Kenan futbola Osmaniyespor da başladı. Kısa süre de oynadığı futbolla dikkat çeken Kenan buradan Beşiktaş altyapısına geçti. Kenan, siyah beyazlı takımın altyapısında forma giymeye başladıktan 2 sene sonra yani 2006’da profesyonel sözleşme imzalanıp A takıma çıkartıldı. A takıma çıktıktan sonra kadroda pek fazla şans bulamadı ve tecrübe kazanması için çeşitli takımlara kiralık olarak verildi. Kiralık macerasından sonra Beşiktaş ile sözleşme yenilemedi ve 2010 senesinde Mehmet Özdilek döneminde Antalyaspor ile anlaşma imzaladı. Antalya’da geçirdiği 1.5 sezonda 26 maçta 2 gol atarak vasat bir performans sergiledi. Son dönemde forma şansıda bulamayan Kenan ara transfer döneminde Boluspor’la sözleşme imzaladı.
Kenan Özer Beşiktaş altyapısından yetişen ve tekrar siyah beyazlı kulübün değirmeninde öğütülen bir yıldız adayı. Beşiktaş bir türlü yetiştirdiği ve profesyonel sözleşme imzalattığı oyuncularından yarar sağlayamadı. Kulübün ekonomisi bu kadar bozuk durumdayken altyapıdan çıkan oyuncuların çoğunun çeşitli takımlara kiralık verilip ardından satılmasının önüne geçilemedi. Bakalım Kenan Özer Boluspor da neler yaşayacak.
![]() |
| Ümit Tütünci, 3 haftada 4 gol atarak takımına büyük katkı sağladı. |
Tavşanlı Linyitspor da ligin devre arasında antrenör değiştiren takımlar kervanına katıldı. İlk yarı sonunda teknik direktör Coşkun Demirbakan’ın istifasının kabul edilmesinin ardından takım ikinci devreye Cengiz Seçsev ile hazırlandı. Teknik Direktör Seçsev kadrodan hoşnut olmayacak ki devre arasında takıma altı takviye yaptı. Transfer edilen oyuncular arasında ilk göze çarpan isim Boluspor’dan alınan golcü oyuncu Ümit Tütünci’ydi.
Ümit Tütünci, 1984 senesinde Akçaabat’ta dünyaya geldi. Futbola Trabzonspor altyapısında başladı. Kısa süre sonra dönemin genç futbolcu avcısı Gençlerbirliği, Ümit’i altyapısına kazandırdı. Bir süre sonra Gençlerbirliği, Ümit Tütünci’yi alt liglerdeki kardeş takımı Hacettepe’de profesyonel yaptı. Hacettepespor da profesyonelliğe adım attıktan sonra bir çok takımda kiralık olarak forma giydi. Kiralık dönemlerinden sonra aşağı yukarı her sene takım değiştirerek futbolun Evliya Çelebileri arasına girdi. Bu Evliya Çelebi durumunu örneklendirmek gerekirse. Mesela Ümit Tütünci bu sezona Kayseri Erciyesspor da başladı ardından Boluspor’la sözleşme imzaladı burada da istediğini bulamayınca son olarak Tavşanlı Linyitspor’un yolunu tuttu.
Karadeniz’in havasından mıdır suyundan mıdır bilinmez Ümit Tütünci’nin tarzını Fatih Tekke’ye benzetirler. Ümit’in kaderi ve kariyeri benzemese de Fatih Tekke’ye benzediği bazı alanlar var. Ümit Tütünci tam bir santrfor değil, bi’nevi gezici forvet diyebiliriz. Havadan çok etkili olmasa da pozisyon geldiğinde elinden geleni yapar. Yıpratıcı koşularıyla da dikkat çeker.
Ümit Tütünci ayağının tozuyla geldiği Tavşanlı Linyitspor’u şaha kaldırdı. Ümit, ikinci devre başlar başlamaz üç haftada dört gol atarak takımı tekrar play-off potasına soktu. Geçmişte pek değeri bilinmese de bu parlak günlerinde adından söz ettirmeyi başaran Tütünci, umarım ilerleyen haftalarda iyi performansını devam ettirir.
![]() |
| Feldkamp'ın prenslerinden Serkan Çalık'ın Türkiye'deki ilk takımı Galatasaray'dı. |
Bank Asya 1. Lig'in ilk devresinde teknik direktör Fikret Yılmaz’ın önderliğinde iyi bir performans sergileyen Kayseri Erciyesspor ikinci devreye sürpriz bir şekilde teknik direktör değişikliğiyle başladı. Teknik Diretör Fikret Yılmaz bu ayrılığın nedenini “devre arasında gönderilecek futbolcular ve transfer edilecek futbolcular konusunda yönetim kurulumuzla fikir ayrılığına düştüğümden dolayı teknik direktörlük görevimden istifa etmiş bulunuyorum.” cümleleriyle kamuoyuna açıkladı. Bu ayrılıktan sonra yönetim önce teknik direktör Kemalettin Şentürk ile el sıkıştı Ardından takımdaki eksikleri gidermek amacıyla transfer çalışmaları başladı. Toplam sekiz oyuncu tranfer edildi. Bunların içinde en dikkat çekeni de transferin son dakikalarında Gençlerbirliğinden kadroya katılan Serkan Çalık’tı.
Serkan Çalık 1986 yılında Almanya’nın Dinslaken kentinde dünyaya geldi. Futbola MSV Duisburg ta başladı ardından B.Mönchengladbach alt yapısına geçti. 2004 yılında Rot-Weiss Essen takımında profesyonelliğe adım attı. 2007’de Karl-Heinz Feldkamp’ın teknik direktörlük yaptığı dönemde Barış Özbek ile beraber Galatasaray’a transfer oldu. Galatasaray da 26 maçta 11 gol atarak başarılı bir tablo çizdi. Ancak sakatlıklar genç oyuncunun yakasını bir türlü bırakmadı. Sakatlıktan döndükten sonra da bekleneni veremeyen Serkan Çalık’ın yolu bu kez Gençlerbirliği ile kesişti. Gençlerbirliğinde 2.5 sene geçirdi bu süreçte oynadığı 39 maçta dört gol bularak inişli çıkışlı bir performans sergiledi. Son dönemde de forma şansı bulamayınca Kayseri Erciyesspor’un teklifini değerlendirerek Bank Asya 1. Lig’in yolunu tuttu.
Serkan Çalık Türkiye’ye büyük umutlarla transfer edildi, bazı sezonlarda sergilediği performansla herkesin beğenisini kazandı. Ancak sakatlıklar genç oyuncunun yakasını bir türlü bırakmadı. Kayseri Erciyesspor, 23 yaşındaki oyuncu için bir şans kapısı aralayabilir. Burada yeni bir sayfa açıp kötü anıları unutturabilir. Genç oyuncunun performansı merak konusu. Ancak umarım Kayseri ekibine olumlu yönde katkı yapar..
![]() |
| 21 yaşındaki Liberyalı futbolcu Theo Weeks Göztepe ile 2.5 yıllık sözleşme imzaladı. |
Devre arasının hareketli ve çalkantılı takımlarından biriside Göztepe’ydi. Sarı-kırmızılı camiada devre arası bittiğinde karşılaşılan tablo sonucu homurdanmalar başladı. Bu homurdanmalar teknik direktör Özcan Kızıltan’ın istifasıyla son buldu. Bu kararın ardından yönetim Cihat Arslan’la el sıkıştı. Yeni teknik direktör hamlesinin ardından takımın eksik yerlerinede birkaç takviye yapıldı. Bunların arasından sıyrılan isim Theo Lewis Weeks’ti.
Theo Lewis Weeks, 1990 Montserrado, Liberya da doğdu. Futbola Watanga kulübünde başladı. 2008 sezonun da Ankaraspor teknik direktörü Aykut Kocaman’ın isteği doğrultusunda vatandaşı Tonia Tisdell ile beraber Ankaraspor’a transfer edildi. Theo Weeks ilk sezonda maçların çoğunda forma giydi. Fakat sonrasında işler beklenildiği gibi gitmedi. Sene sonunda Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu, Ankaragücü ve Ankaraspor’un temsilcileri arasındaki ilişkinin, sportif rekabeti engelleyici, müsabakaların ve ligin dürüstlüğü ile kamuoyunun ligin dürüstlüğüne ilişkin algısını zedeleyecek nitelikte olduğunu belirtip Ankaraspor’u küme düşürdü.
Ankaraspor’un küme düşmesinin ardından Theo Weeks’te kendine bir yol çizdi aslında birazda o yol çizdirildi. Weeks’in bu yolda uğradığı ilk durak Ankaragücü’ydü. Sarı lacivertli ekipte 1.5 sezonda 18 kez forma giyme şansı yakaladı. Fakat istenilen performansı ortaya koyamayınca tecrübe kazanması için Çaykur Rizespor’a kiralandı. Sezonun bitmesinin ardından Ankaragücü’ne geri döndü. Yeni sezonun ilk devresinde 9 maçta forma giydi ve bir gole imza attı. Fakat Ankaragücündeki yönetim bazındaki sorunlar ve ekonomik dar boğaz onu farklı yollar aramaya yöneltti. Nihayetinde Liberyalı futbolcu’nun yolu Göztepe ile kesişti.
Theo Weeks, Ankaraspor’a transfer edilirken büyük beklentiler vardı. Kendi yaş grubunda üst düzey performanaslara imza atmıştı. Fakat yaşadıkları talihsizliklerle kendisini saha da tam olarak ifade edemedi. O beklentileride bir türlü karşılayamadı. Fakat Göztepe takımının orta sahasına direnç ve kalite getireceği kesin. Umarım çizdiği yolda başarılı olur. Takıma beklenilen katkıyı sağlar.
![]() | |
Elazığspor devre arasında kadrosunda büyük değişikliklere gitti. İlk devrenin ortalarında teknik direktör Osman Özköylü’nün yerine getirilen Hüsnü Özkara devre arasında takımın eksik yönlerine takviyeler istedi. İlk etapta defansın sağ kanadının aksadığı düşünülerek Beşiktaş’tan Rıdvan Şimşek kiralık olarak kadroya dahil edildi .
Rıdvan Şimşek Türk futboluna Reha Kapsal’ın armağanı desem ileri gitmiş olmam herhalde. Daha fazla ileri gitmeden Rıdvan’ın hikayesine tanıklık edelim. Rıdvan 17 Ocak 1991 İzmir doğumlu. Yani 21 yaşında. Futbola Karşıyaka alt yapısında başladı. 2 ay içinde yıldız takıma yükseldi. Yıldız takımda gösterdiği performansla 1 sene sonra B Genç kategorisini transit geçerek yeşil kırmızılı ekibin A genç takımında antrenmanlara çıkmaya başladı. 2008-2009 sezonunda da Karşıyaka teknik direktörü Reha Kapsal tarafından A takıma alındı ve ilk defa onun zamanında yeşil kırmızı formayla sahaya çıktı. Bank Asya 1. Lig’de gösterdiği performansın ardından Beşiktaş teknik direktörü Mustafa Denizli’nin dikkatini çekti. Beşiktaş, Karşıyaka kulübüne 1.250.000 TL ödeyerek Rıdvan’ı renklerine bağladı. İlk sezonun başlarında forma şansı bulamayıp A2 takımıyla maçlara çıkan genç futbolcu sezonun sonlarına doğru formayı ağabeylerinden kaptı. Tam düzenli olarak forma giymeye başlamıştı ki Manisaspor’la oynanan maçta fibula kemiği kırıldı. Rıdvan bu sakatlıktan dolayı 6 ay sahalardan uzak kaldı. Bu aranın ardından tekrar sağlığına kavuştu ve takımla idmanlara çıkmaya başladı. Fakat kadroda kendisine yer bulmakta zorlandı. Bu nedenle tecrübe kazanması için sezon başında Karabükspor’a kiralık verildi. Fakat burada da aradığı bulamadı genç futbolcu ve son olarak Elazığspor’un yolunu tuttu.
Rıdvan Şimşek, Fenerbahçeli Gökhan Gönül’den sonra Türkiye’nin en iyi sağ bekleri arasına girecekken talihsiz bir sakatlık yaşayarak her şeye en baştan başlamak zorunda kaldı. Böyle sakatlıklar bir oyuncunun kariyerini de bitirebilir o oyuncuyu yıldız da yapabilir bunun örneklerine şahidiz. Umarım Rıdvan Şimşek pes etmez ve Elazığspor da eski günlerine döner. Keza Milli takım’ın ve Beşiktaş’ın bu tarz oyunculara ihtiyacı var.
![]() |
| Adem Büyük, Kasımpaşaspor formasını ilk kez giydiği kupa maçında Ankaragücü'ne 3 gol attı. |
Kasımpaşaspor Bank Asya 1. Lig’deki en oturmuş kadrolardan birine sahip. Neden diye soracak olursanız Spor Toto Süper Lig’de mücadele edip küme düşen kadroyu fazla dağıtmadılar. O kadroya birkaç takviye yaparak ilk devre de kendilerine ilk altı içerisinde yer buldular. Devre arasında da var olan düzene Manisaspor’dan forvet Adem Büyük’ü eklediler. Bu transfer de deyim yerindeyse nokta atışı oldu. Adem genç yaşına rağmen Bank Asya 1. Lig’in tanınmış golcülerinden. Bakalım Adem Büyük önceki yıllarda tanınacak neler yapmış, hep birlikte şahit olalım.
Adem Büyük, 1987 Artvin Hopa doğumlu. Futbola ilk adımını da Artvin Hopaspor’da attı. Bir sene sonra Arhavispor’a transfer oldu. Burada da kısa sürede dikkatleri üzerine çeken Adem kendisini bir anda Beşiktaş altyapısında buldu. Böylelikle oyuncunun İstanbul macerası başladı. Adem 2004-2005 sezonunda A2 forması giydiği Beşiktaş’ta 28 maçta attığı 26 golle PAF liginde gol kralı oldu. Gösterdiği bu başarı sonrası golcü oyuncu Beşiktaş ile profesyonel sözleşme imzaladı. Ne olduysa da bundan sonra oldu. Siyah Beyazlılarda bir türlü forma şansı bulamayan Adem Büyük çeşitli takımlara kiralık olarak verildi. Bu kiralık sürecinin ardından Beşiktaş Adem Büyük’ü Uğur İnceman transferine karşılık olarak Manisaspor’a verdi. Manisaspor’a geldiği ilk sezonda Spor Toto Süper Lig’e çıkma başarısı gösterdi. Fakat Süper Lig’deki Manisaspor kadrosunda kendine yer bulamadı. Bu nedenle Adem, Boluspor’a kiralandı. Boluspor da başarılı bir sezon geçirdi ve 27 maçta 11 gol attı. Ardından bir umut tekrar Manisaspor’a döndü ancak yine dikiş tutturamadı. Bu sefer devre arasında Nurullah Sağlam’ın başında olduğu Mersin İdman Yurdu’na kiralık verildi. Adem, Mersin de 14 maçta 11 gol atarak inanılması güç bir performansa imza attı. Takımı Süper Lig’e taşıyan oyuncuların başında yer aldı. Ardından tekrar Manisaspor’un yolunu tuttu. İlk devrede yine forma şansı bulamadı. Sonunda Manisaspor Adem Büyük’ü devre arasında Kasımpaşaspor’a sattı. Kasımpaşaspor da ayağının tozuyla kupadaki Ankaragücü maçı dahil olmak üzere oynadığı 3 maçta 5 gol attı.
Adem, genç yaşına rağmen bir çok başarıya imza attı. Hangi takıma gitse bir şekilde fayda sağladı ama bir tek Manisaspor’la yıldızı barışmadı. Bu kan uyuşmazlığında Manisaspor kulübü kadar Adem’in de payı var. Fakat Kasımpaşaspor’un ne kadar doğru bir transfer yaptığınıda Adem’in kısa sürede gösterdiği performanstan anlıyoruz. Devre arasında bir oyuncu aldılar ama belki de o oyuncu onları şampiyonluğa taşıyacak isim olabilir.
Adem Büyük, Bank Asya 1.Lig’in emektar golcülerinden olmak istemiyorsa. Önündeki bir kaç seneyi iyi kullanıp Süper Lig golcüsü olma yolunda adımlar atmalı. Adem, şu ana kadar o kalite eşiğini geçemedi umarım ilerleyen dönemde o eşiği atlayıp ismini Süper Lig’in kaliteli golcüleri arasına yazdırır.
![]() |
| 2007-2009 yılları arasında da Karşıyaka forması giyen Cihan Yılmaz 59 maçta 13 gole imza attı. |
100. yılında Karşıyaka sezona sansasyonel transferlerle başladı. Hatta 19 transfer yaparak kendilerine 100. yılda yepyeni bir kadro oluşturdu. Fakat ilk yarıda evdeki hesap çarşıya uymadı. Takım ligin ilk devresindeki kötü performansından dolayı üst sıralardan uzaklaştı. Bu nedenle teknik direktör Reha Kapsal’ın yerine Mustafa Uğur getirildi. Ardından ara transfer dönemi imdada yetişti. Haliyle tanımadığı bir takıma gelen yeni teknik direktör’ün ara transfer döneminde bazı istekleri olacaktı. Buna yönelik kadrodan bazı oyuncular gönderildi. Onların yerlerine yeni oyuncular alındı. Bu oyuncular arasında en çok dikkat çeken isim ise Cihan Yılmaz’dı. Neden diye soracak olursanız Cihan’ın hem Karşıyaka taraftarının kalbindeki yeri ayrı hem de kalite bakımından üst seviyede bir oyuncu. Daha net bilgi vermek için Cihan Yılmaz’ın kariyerine göz atalım.
Cihan Yılmaz 1983 yılında Tokat Erbaa da dünyaya geldi. Küçük yaşta ailesi ile birlikte Almanya’nın yolunu tuttu. Futbola da burada başladı. Futbol topuyla ilk bağını SG Wattenscheid 09 takımında kurdu. Ardından Almanya da çeşitli kulüplerin formasını giydi. 2007-2008 sezonunda Karşıyaka Cihan Yılmaz’ı renklerine bağladı. O dönem takımın başında teknik direktör Engin İpekoğlu vardı. Cihan Yılmaz kısa süre içerisinde sivrilen performansıyla taraftarın sevgilisi oldu. Bununla da kalmayıp Karşıyaka formasını giydiği ikinci sezonda Bank Asya 1. Lig’in en değerli oyuncusu seçildi. Bu başarılı sezonun ardından Süper Lig ekiplerinin dikkatini çekti ve Sivasspor’la anlaşmaya vardı. Burada da başarılı iki sezon geçirdi ancak son dönemde ilk 11’de şans bulamadığı için Karşıyaka’ya geri döndü.
Cihan, Karşıyaka’ya gelir gelmez oynadığı ilk maçta kalitesini ortaya koydu. Ancak devre arasında kamp dönemi geçirmediği için fazla kiloları ile de dikkat çekti. Kilolardan kurtulup eski formunu yakalarsa Karşıyaka’ya büyük katkı sağlar. Kilolarından kurtulamayıp kötü performans sergilerse de kadroya girmekte zorlanır.
Aslında Karşıyaka Cihan Yılmaz için son şans. Cihan bir sonraki adımı yanlış atarsa futbolu erken yaşta bırakarak yeni açtığı CY/18 isimli giyim mağazasının başında bulabilir kendisini. Umarım Karşıyakalıları ve futbolseverleri kendinden mahrum etmez.
![]() |
| Akhisah Belediyespor Ahmet Cebe ile 1.5 yıllık sözleşme imzaladı. |
Akhisar Belediyespor ileri uçta bol alternatife sahip olmasına rağmen Kardemirçelik Karabükspor’dan Ahmet Cebe’yi renklerine bağladı. Yeşil sarılılarda ilk devrede forvet mevkiinde oynayan üç isim göze çarpıyor. Bu oyuncular tecrübeli Şehmus Özer(4 gol), Osman Bozkurt(5 gol) ve Sani Giedon Adinoy(2 gol). Gol sayılarından da anlaşıldığı üzere bu oyuncular fena performansta sergilemedi. Ancak Hamza Hamzaoğlu zirve iddiasını güçlendirmek için eski öğrencisi Ahmet Cebe’yi kadrosuna kattı. Benim şahsi fikrim Ahmet Cebe’nin transferi takıma olumlu şekilde yansıyacak.
Birkaç cümleyle Ahmet Cebe’nin kariyerini özetleyecek olursak. Cebe, 1983 yılında Almanya’nın Krefeld kentinde dünyaya geldi. Size parmak hesabı yaptırmamak için ben yapıyorum. Ahmet Cebe 28 yaşında. 2009-10 sezonunda Teknik Direktör Erhan Altın döneminde Denizlispor’a transfer edildi. Burada gösterdiği performansla diğer kulüplerin dikkatini çekti herkes Trabzonspor’a gideceğini beklerken Ahmet Cebe Spor Toto Süper Lig ekiplerinden Karabükspor’un yolunu tuttu. İlk sezonunda Karabükspor’da forma şansı bulamadı ve Akhisar Belediyespor’a katıldı.
![]() |
| Elazığspor golcü oyuncu Önder Çengel'i 1.5 yıllığına renklerine bağladı. |
Elazığspor’un kadrosu ilk devrenin sonuna doğru erozyona uğradı. Yönetim ve teknik adam bazında sorunlardan dolayı Burak Akdiş, kaleci Yavuz Eraydın ve Ömer Çuğ'un sözleşmeleri karşılıklı olarak feshedildi. Bu nedenle bordo-beyazlılar’a ara transfer dönemi ilaç gibi geldi. Elazığspor yaptığı transferlerle ara transferin en hızlı takımlarından birisi oldu. Özellikle hücum hattından Burak Akdiş’in ayrılması ile güç kaybeden Elazığspor, Kartalspor’dan Önder Çengel’i alarak o bölgeyi toparlamış oldu. Önder Çengel ligin formda golcülerinden, ilk devrede Kartalspor formasıyla rakip fileleri altı kez havalandırdı. Önder Çengel transferinin Elazığspor hücum hattına güç katacağına inanıyorum. Önder birde orta saha oyuncusu Arif Şahin ile uyum yakaladığında gol yollarında pek sıkıntı çekeceklerini zannetmiyorum.
Önder Çengel’in hayat hikayesine göz atacak olursak. 29 yaşındaki Önder Çengel Kahramanmaraş’ta dünyaya geldi. Futbola İsviçre’nin köklü kulüplerinden Grasshoppers’ta başladı. Profesyonel futbolculuğa ilk adımını FC Baden de attı. Türkiye ile ilk tanışması Fenerbahçe ile gerçekleşti. Sarı-lacivertli kulüp Christoph Daum zamanında Önder Çengel ve Gökhan İnler’i denemeye aldı. Fakat iki oyuncu da beğenilmeyerek ülkelerine gönderildi. Ardından Önder Türkiye de sırasıyla Gaziantepspor, Karşıyaka, Diyarbakırspor ve Kartalspor forması giydi. Son olarak Elazığspor’la anlaşma imzaladı.











Yorumlar
Yorum Gönder