Bir Afrika Masalı

Gabon ve Ekvator Ginesinin ortaklaşa düzenlediği 28. Afrika Uluslar Kupasının şampiyonu Fildişi Sahilini penaltılarda mağlup eden Zambiya oldu.

Zambiya’nın mucizevi şampiyonluğuyla bir Afrika Uluslar Kupasının daha sonuna geldik. Her zaman olduğu gibi turnuvaya bir takım elinde kupayla veda ederken, diğer takımlar üzüntü ve hayal kırıklıklarıyla ülkelerine döndü. Bütün organizasyonlarda olduğu gibi bu turnuvada da tarihin tozlu yapraklarında yerini alacak olaylar yaşandı. Şimdi son olarak gerçekleşen turnuvayı mercek altına alalım.

Avrupa ftubolu Afrika Uluslar Kupasını zamanlamasından ötürü pek sevmez. Hatta oyuncularını turnuvaya gönderip güç kaybetmemek için çeşitli pazarlıklar yapar. Bazı taraftarlarda ihtiyacı olduğu oyuncunun ülkesinin çabucak elenmesi ister. Bu düşüncelerin aksine ben bir başka severim Afrika Kupasını ve Dünya Kupalarında mücadele eden Afrika takımlarını. Bunun nedeni de Afrika takımlarının ve Afrika kökenli futbolcuların saha da mücadele ederken varını yoğunu hiçbir şey düşünmeden ortaya koymalarıdır. Tamam Avrupalı ya da Güney Amerikalı meslektaşları kadar teknik olmayabilirler ama sahada onlardan daha çok mücadele ettikleri kesin.

Endüstrileştirilemeyen turnuva
Özellikle günümüzde endüstriyelleşmeye çalıştırılırken yozlaştırılan futbol dünyasında böyle sporculara ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum. İşte Afrika Kupası da bu endüstriyelleşen futbol dünyasında belki de en az kirletilen kupa olduğu için insanlar bu kadar yakın hissediyor kendilerini Afrika kupasına en azından ben öyle düşünüyorum.

Afrikalı oyuncuların bu candan yapısını daha iyi anlamak için olaya değişik bakış açısıyla bakalım. Mesela hangi Avrupalı oyuncunun bileklerinde bayrak motifiyle süslenmiş bilekliklerle sahaya çıktığını gördünüz ama ülkelerinden uzakta futbol yaşamını sürdüren Afrika kökenli oyunculara bakın çoğunun bileklerinde ülke bayraklarını temsil eden bileklikler göreceksiniz. Buna ister milliyetçilik diyelim ister vefa borcunu ödeme şekli hangisi olursa olsun bu çok değerli bir incelik. Son olarak bunun bir örneğini 2012 Nba All Star da gördük. Sudan asıllı Britanyalı basketbolcu Luol Deng Afrika kıtasının  resmedildiği bir tişörtle seremoniye çıktı ve Sudan’a selamı çaktı.

Rengarenk tribünler
Afrika kupalarının bir başka çekici yanı ise diğer organizasyonlarda pek rastlayamadığımız ya da imkansızlıklardan ötürü karşımıza çıkan ilginçlikler. Mesela bu turnuvada olan kamera açılarını diğer turnuvalarda göremezsiniz. Oyuncuları neredeyse zor seçiyorduk ama onun bile tadı başka. Ayrıca tribünlere değinmeden geçemeyeceğim bu kadar renkli tribünleri başka bir yerde görme olasılığımız çok az. Dünya Kupalarına bile renk katan takımlar Afrika’dan teşrif eder.

Neyse biz dönelim Afrika kupasına. 2012 Afrika Uluslar Kupası daha portakal da vitaminken Gabon ve Ekvator Ginesi Angola, Libya, Senegal, Nijerya, Zimbabwe,Mozambik ve Namibya gibi ülkeleri geride bırakarak organizasyonu gerçekleştirme onuruna erişti. Ayrıca iki ülke maç takvimi konusunda “açılış maçı, bir yarı final ve üçüncülük maçı Ekvator Ginesi'nde”, “diğer yarı final ve final maçı ise Gabon'da” oynanacak şeklinde anlaşmaya vardı. Ekvator Ginesinde ki maçlar Bata şehrinin “Estadio de Bata” ve Malabo şehrinin “Nuevo Estadio de Malabo” statında oynanacaktı. Turnuvanın Gabon ayağında ise Libreville şehrindeki “Stade d’Angondje” ve Franceville şehrindeki “Stade de Franceville” statları maçlara ev sahipliği yapacaktı. Turnuvanın ev sahipleri, maçların oynanacağı statlar ve takvimi belli olmuştu geriye katılacak takımları belirlemek kaldı.
Final karşılaşmasının oynanacağı “Stade d’Angondje" stadı.
44 takımdan 16 takıma
Bunun için de dört takımlı on grup, beş takımlı bir grup oluşturuldu. Fakat Moritanya’nın son anda elemelerden çekilmesiyle dörtlü gruplardan bir tanesi yoluna üç takımla devam etti. 44 takımın mücadelesi sonucu 14 takım turnuvaya katılmaya hak kazandı. Bu 14 takıma birde ev sahibi Gabon ve Ekvetor Ginesinin eklenince sayı 16’ya çıktı Elemeler turnuvanın nasıl geçeceğine dair ufak tefek ipuçları da veriyordu. Kupanın gedikli takımlarından Mısır, Kamerun ve Nijerya daha eleme safhasında turnuvaya veda etti. Bu sürpriz ayrılıklara ek olarak birde sürpriz takımlar ortaya çıktı. Bunlar Botswana, Ekvator Ginesi ve Nijer takımlarıydı. Bu üç takımda turnuvaya ilk kez katılma şansı yakaladı.

Sıra geldi seçilen takımları gruplara dağıtmaya. Yapılan kura çekiminde takımlar a,b,c ve d olmak üzere dört gruba ayıldı.


A Grubu
B Grubu
C Grubu
D Grubu
Zambiya
Fildişi Sahilleri
Gabon
Gana
Ekvator Ginesi
Sudan
Tunus
Mali
Libya
Angola
Fas
Gne
Senegal
Burkina Faso
Nijer
Botsvana






Sürpriz sonuçlar
Eleme aşamasında yaşanan sürpriz vedalar, grup maçlarında da karşımıza çıktı. Turnuvadan önce yıldızlar topluluğu diye işaret edilen Senegal, Fas ve Gine turnuvaya erken veda eden takımlar arasında yer aldı. Bu ayrılıklardan sonra geriye sekiz takım kaldı. Turnuva öncesinde favori gösterilen hatta finalde karşılaşacakları düşünülen Fildişi sahilleri ve Gana da bu takımlar arasındaydı. Bu takımların aksine uzun zamandır çeyrek final kapısını aralayamayan Zambiya, Ekvator Ginesi. Sudan Gabon, Tunus ve Mali de bir üst tura adını yazdırdı.

Gruplardan çıkan takımlar belli olduğunda aslında Çeyrek final kuraları da belli olmuştu. A grubu ile B grubu, C grubu ile de D grubu çapraz eşleşmeye girerek takımlar bi’nevi rakiplerini seçti. Buna göre Zambiya Sudan ile Ekvator Ginesi Fildişi Sahilleriyle eşleşti. Öte yanda Gabon Mali ile Tunus ta Ganba ile rakip oldu. Bu eşleşmeler Zambiya Gana ile Fildişi Sahilleri  Mali  karşılaşmalarını doğurdu. Zaten turnuva başında Zambiya hariç yarı finale adını yazdıran bu üç takım aşağı yukarı tahmin ediliyordu.

Kıran kırana maçlar
Turnuva yarı finale kadar beklenilen şekilde devam ediyordu.En azından insanların gözünde güçlü takımlar onlara nazaran daha güçsüz takımları elemişlerdi. Yarı finalde Zambiya’nın  rakibi Gana, Fildişi Sahillerinin rakibi de Mali oldu. Otoritelerin ve futbolseverlerin turnuva öncesinde öne sürdüğü Fildişi Sahilleri Gana finaline doğru adım adım yürüyorduk ki turnuvanın başından beri takım oyununu ön plana çıkarıp rakiplerini ve otoriteleri alt etmeyi başaran Zambiya ortaya çıktı. Yarı final maçında Gana’yı Mayuka’nın golüyle 1-0 mağlup ederek yazılan senaryolara sürpriz bir bölüm ekleyen “bakır kurşunlar” adını finale yazdırdı. Tabi bu sürpriz bölümde maçta penaltı kaçıran Ganalı Asamoah Gyan da başroldeydi. Bu sonuçla kupanın bir kulpunu tutan takım Zambiya oldu. Diğer kulpunu da Mali’yi Gervinho’nun golüyle geçen Fildişi Sahilleri kaptı.

Final maçı geldi çattı
Klasik olarak son maç oynanmadan önce turnuvada oynanan maçlardan ve takımların yaşadıklarından yola çıkarak çeşitli hikayeler ve tesadüfler gözler önüne serildi. Ama Zambiya ile ilgili olan hikaye tüm anlatılanlardan daha dikkat çekiciydi.

Hikayeyi anlatmaya çalışacak olursam. 90’lı yıllarda Afrika’nın bugün bilinen takımlarının aksine Zambiya fırtınası esiyordu. Takım bu fırtınayı 94 Dünya Kupasına taşımak için elemelerde Senegal’i devirmesi gerekiyordu. Zambiya bu maç için 27 Nisan 1993’te maçın oynanacağı Senegal’in başkenti Dakar’a doğru yola çıktı. Uçak Gabon’un başkenti Libreville yakınlarında düştü. Düşme sebebi olarak uçağın motorlarının havada arızalanması gösterildi. Kazada uçakta bulunan 18 sporcu ve 30 Zambiya vatandaşı hayatlarını kaybetti. O gün o kadrodan sadece Psv Eindhoven da oforma giyen ve Dakar’a Hollanda üzerinden geçecek olan Kalusha Bwalya hayatta kaldı. Bu buhranı yaşayan ülke gelecek sene düzenlenen Afrika Kupasında toparlanıp finale çıktı fakat  Nijerya’ya yenilerek turnuvada ikinci oldu. Final maçı da daha önce planlandığı gibi Gabon’un başkenti Libreville de Stade d’Agondje’de  oynanacaktı. Stat kazanın olduğu bölgeye sadece birkaç kilometre uzaklıktaydı.Bugünkü oyuncular kupayı belki de 19 yıl sonra ağabeylerinin öldüğü yerde havaya kaldıracaktı.

Fildişi Sahilinde ise hedef ne olursa olsun şampiyonluktu yıllar yılı altın jenerasyon yakıştırması yapılan oyuncular kupaya odaklanmışlardı. Öyle konsantre olmuşlardı ki turnuvada final maçına kadar gol yememişlerdi. Maçtan önce Fildişi Sahilleri kıta sıralamasında 1. iken Zambiya 16. sıradaydı. Artı olarak Zambiyalı oyuncularının toplam maliyeti Fildişi Sahilleri forvet oyuncusu Didier Drogba kadar etmiyordu. Kısacası tüm oklar Fildişi Sahillerini işaret ediyordu.

Afrika’nın en büyüğünün belli olacağı maç başladı. Öngörüldüğü gibi Fildişi sahilleri maçın ilk dakikalarından itibaren kupayı ne kadar çok istediğini gösterdi. Fakat bu isteğe Zambiya da aynı şekilde karşılık verdi. Maç kıran kırana geçiyordu. İkinci yarıda da orta saha mücadelesi halinde geçen maç tam başladığı gibi bitiyor derken, Fildişi Sahilleri Gervinho’nun düşürülmesi sonucu penaltı kazandı. Topun başına takımın kaptanı Didier Drogba geçti. Nefesler tutuldu. Kaptan acaba hasrete son verip altın jenerasyonu kurtaracak mıydı. Drogba topun üstüne geldi ve vuruşunu yaptı. Fakat ayarı biraz fazla vermiş olacak ki top üstten auta çıktı. Drogba’nın kaçırdığı penaltı bizi bir an 2006 Afrika Kupası finalinde yine penaltı kaçırdığı Mısır maçına götürdü. Şans bu seferde yanında değildi yıldız oyuncunun. Maçın normal süresi beraberlikle sonuçlandı ve uzatmalara geçildi. Uzatmalarda iki takım da kontrolü elden bırakmadı ve skoru korudu. Ardından seri penaltı atışlarına geçildi.

Afrika'nın kralı Zambiya
Penaltı atışlarında turnuvanın başından beri iyi performans sergileyen Zambiya kalecisi Kennedy Mweene ile Fildişi Sahillerinin kalecisi Boubacar Barry karşı karşıya gelecekti. Bu heyecan dolu penaltı atışlarını rakibine 8-7’lik üstünlük kuran Zambiya kazandı.  1974 Mısır ve 1994 Tunus Afrika Uluslar Kupası şampiyonalarının finalisti Zambiya bu kez kupaya uzanarak tarihinde ilk defa Afrika’nın kralı oldu.

Hayaller gerçekleşmiş Zambiya, 1994 Dünya Kupası eleme maçı için Senegal’in başkenti Dakar’a giden ağabeylerinin hayatlarını kaybettiği yere birkaç kilometre uzağındaki Angondje Stadı’nda Afrika Kupasını kaldırmıştı. Bu ölenleri geri getirmezdi belki ama kesinlikle ruhlarını okşamaya yeterdi.

Maçtan sonra Zambiyalı futbolcuların sevinci görülmeye değerdi. Bütün turnuvanın yorgunluğunu atarcasına seviniyorlar bir yandan da dua ediyorlardı. Ama o sevinç arasında öyle bir an yaşandı ki. Takımın kupayı kazanmasında büyük emek sahibi olan Fransız teknik adam maç içerisinde sakatlanan oyuncusunu kucaklayarak sevinen takım arkadaşlarının yanına götürdü işte bu an bu takımın bu kadroyla nasıl bu başarıyı elde ettiğini özetler nitelikteydi.

Altın jenerasyon yıkıldı
Zambiya da sevinç yaşanırken Fildişi Sahillerinde ise hüzün hakimdi.  Fildişi Sahilleri takımı gol yemeden turnuvada ikinci olmuşlardı fakat bu yeterli değildi. Nam-ı diğer Filler altın jenerasyonuyla altın madalya kazanamamanın burukluğunu yaşıyordu.

Zambiya Hükümeti bu başarıdan sonra ülkede kişi başına düşen milli geliri göz önünde bulundurarak oyuncuları 59 bin dolar ile ödüllendirdi. Bizim ülkemizde verilen ödüllerinde neye gre ayarlanması gerektiğine dair ufak bir ipucu. Zambiya’lı yöneticiler turnuvadan sonra ilk iş olarak kupanın kaldırılmasındaen büyük pay sahibi olan Fransız teknik direktör Herve Renard ile 3 yıllık yeni sözleşme imzaladı.

2012 Afrika Uluslar Kupasının ardından klasik olarak turnuvanın enleri seçildi.Kupanın en iyi oyuncu Christopher Katongo, gol kralı Emmanuel Mayuka, en centilmen oyuncu Jean-Jacques Gosso seçilirken Fildişi Sahillerine de teselli ödülü olarak fair play ödülü verildi. Tabi turnuvanın 11’ini seçmeden olmazdı.





 2012 Afrika Uluslar Kupası Altın Karması
 1-Kennedy Mweene (Zambiya)
 2-Jean-Jacques Gosso(Fildişi Sahilleri)
 3-Stophira Sunzu(Zambiya)
 4-John Mensah(Gana)
 5-Adama Tamboura(Mali)
 6- Emmanuel Mayuka (Zambiya)
 7-Yaya Touré(Fildişi Sahilleri)
 8-Gervinho(Fildişi Sahilleri)
 9-Seydou Keita(Mali)
 10-Christopher Katongo(Zambiya)
 11-Didier Drogba(Fildişi Sahilleri)





2013'te Güney Afrika'da
Kamera açılarıyla, renkli tribünleriyle, yeni yıldız adaylarıyla, barındırdığı öykülerle 2012 Afrika Uluslar Kupası futbolseverlerin unuttuğu bazı duyguları tekrar gündeme taşıdı. Bu kupadan da ortaya çıktı ki  Simon Kuper ‘in de dediği gibi “Futbol Asla Sadece Futbol Değildir”. 2013 yılında Güney Afrika da düzenlenecek olan Afrika Uluslar Kupasında görüşmek üzere.

Yorumlar