Bank Asya 1. Lig’de 31 haftasında birbirinden kritik karşılaşmalar oynandı bunlardan biriside ligin 14. sırasında bulunan Göztepe ile ligin 15. sırasında bulunan TKİ Tavşanlı Linyitspor’un mücadelesiydi. İki takım arasında oynanacak maç son dönemde düşme hattındaki rakipleri Giresunspor’un artarak devam eden performansından dolayı büyük önem taşıyordu. Göztepe seyircisinin önünde alacağı bir galibiyetle derin bir nefes almak isterken, Tavşanlı Linyitspor da deplasmandan alacağı puan ya da puanlarla ligde kalma şansını arttırmak istiyordu. Fakat evlerdeki hesap çarşıya uymadı iki takım da 90 dakika süresince golü bulamadı ve maç 0-0 eşitlikle sonuçlandı.
Kapalı tribün biletleri karaborsada
Vakit kaybetmeden maçın öyküsüne geçeyim, Öncelikle Göztepe yönetimi Tavşanlı Linyispor maçı öncesinde işin ciddiyetini fark edip hafta arasında karşılaşmayı Atatürk Stadından Alsancak Stadına aldırdı. Bu doğru ama geç alınmış bir karar bence. Göztepe’nin koca sezon nasıl Atatürk Stadına tahammül ettiğini anlayamıyorum. Ama satılan reklam panolarından gelen gelir kulüp yöneticilerini daha çok tatmin etmiş olacak ki bu karar sezon boyunca uygulandı. Ne diyeyim paranın gözü kör olsun. Hal böyle olunca Göztepe taraftarları da final ve kurtuluş maçı olarak gördükleri Tavşanlı Linyitspor karşılaşmasından önce üzerine düşeni yaptı. Maçtan 2 gün önce Alsancak Stadının kapalı tribün biletleri bitti karaborsaya düştü, Açık tribününün de biletlerinin çoğu satıldı. Böylece benim gibi önceden bilet almayı sevmeyenler bir anda ortada kaldı.
Maç günü geldi çattı harika bir Pazar sabahına uyanan Göztepeliler stada koştu. Bende maça gitmeyi kafaya koymuştum. Açık olsun, kapalı olsun, balkon olsun ne olursa olsun bir şekilde maçı kanlı canlı izleyecektim. Ama öğlen güneşini de surata yemek can sıkıcı olacaktı. Neyse ki stat önünde birkaç çözümlemeden sonra emniyet görevlisi bazı ağabeylerimiz sayesinde bir şekilde kapalı tribüne girdik. Burada çok ayrıntıya girmeyeyim sıra bekleyen taraftarlara ayıp olmasın.
Oh be Alsancak varmış
Göztepe 438 gün sonra Alsancak Stadının çimlerine çıkarken resmi rakamlara göre 7 bin 795 bana göre 10-11 bin Göztepeli takımlarını yalnız bırakmamıştı. 10-11 bin diyorum çünkü kapalı tribünde yaklaşık 1000 kişi maçı tellerden izlemek zorunda kaldı. Taraftarlar, astıkları "Suskun durma rakiplerin irkilsin, Sen Atletico Madrid zaferiyle, Türk'ün gururu şanlı Göztepesin" ve "Yüreğinizle oynayın" yazılı pankartlarla oyunculardan beklentilerinin ne yönde olduğuna dair ipuçları verdi.
Kadrolara bakacak olursak Cihat Arslan geçen haftaki kadrodan tek farklı olan isim Şamil’in yerine forma giyen Theo Weeks’ti. TKİ Tavşanlı Linyitpor da ise antrenör Levent Devrim tecrübeli golcü Abdi Aktaş’ın cezası ve Ümit Tütinci’nin sakatlığından dolayı forvette Fatih Yılmaz’a şans vermişti.
Tribünlerde senkron kaybı
Maç iki takım açısından da büyük önem taşıdığı için ilk dakikalarda iki takımda oyunu orta saha da sıkıştırmayı tercih etti. Ancak orta saha mücadelesi tribünlerin hareketlenmesine engel değildi. Taraftar takımı desteklemek istiyordu fakat bir senkron kaybı vardı. Kapalının sağı en önde, kapalının solu ondan sonra, açık tribünde hepsinden sonra geliyordu. Eskiden İsmail Abi vardı, böyle olmazdı tüm stat tek kişi konuşur gibi ses çıkarırdı. İlk yarı orta saha mücadelesi halinde devam ederken gözüm maçtan çok tribünlerdeydi. Maç fena halde zevksizdi çünkü. “Amigolar” açık tribünle ve kapalının sağıyla iletişime geçilmesi için taraftarın el kol sallamasını istiyordu ki bir anda komik geldi bana. 2012’ye gelmişiz hala organize olmak için karşı tarafa el sallıyoruz. Adama gülerler. Ne bileyim mesajla falan işler daha net çözümlenebilir. Böylece marşlardaki karışıklığı da halletmiş olurlar. Ama ilk iş olaraqk amigo diye taraftarı çoşturan amcaların marşları ezberlemesi lazım yoksa Göztepe tribünlerinin işi zor. Maçın ilk yarısı da bu hengame arasında bitti. Açıkçası ilk yarıda iki takımda pek varlık gösteremedi. Tatsız ve tuzsuz 45 dakikaydı.
"10 bin teknik direktör"
İkinci devreye Göztepe daha istekli arzulu başladı, bir anda topa daha çok sahip olan taraf oldu. Tavşanlı da bu baskı sonucu 10 kişi kalınca taraftarlar gol olmuşçasına sevindi. Fakat beklenen gol bir türlü gelmeyince tribündeki gizli antrenörler bir bir ortaya çıkmaya başladı. Maçın başından itibaren Cihat Arslan’a direktifler veren taraftarların forvet oyuncusu Grobbler konusunda sabrı iyice taşmıştı. “Çıkar şu bozuğu al İbrahim’i“diyen onlarca taraftar vardı tribünlerde. Fakat bu görüşe karşı olarak hocadan daha mı iyi bileceksin diyen taraftarlarda yok değildi. Türkiye de futbolu bilen o kadar çok insan var ki teknik direktör olmak gerçekten çok zor, hele takımın da zor durumdaysa vay haline. Beklenen değişiklikler yapıldı “bozuk” Grobler oyundan çıktı İbrahim Şahin oyuna girdi ama oda takıma merhem olamadı. Maç başladığı gibi bitti. Maçın sonunda sorulan ilk soru “Giresun- Karşıyaka ne oldu” sorusuydu. Bir umut ezeli rakipten beklenilen kıyakta Giresunspor’un 3-2 galip geldiğini öğrenilince yerini küfürlere bırakıyordu.
Maçla ilgili söyleyebileceğim tek şey oyuncular sezonu kafalarında bitirmiş. Maçtaki tek olumlu olayda Halil Akbunar'ın performansıydı. Dikkat çeken 1994 doğumlu oyuncunun yetenekli olduğu her halinden belli fakat bir kanat oyuncusu sadece topu alıp koşturmamalı kendisine has çalım teknikleri de geliştirebilmeli. Eğer kendini bu yönde geliştirirse ilerde adından çokça söz ettirir.
Bu sonuçla Göztepe puanını 35’e yükseltirken, Tavşanlı Linyitspor da puanını 34’e çıkardı. İki takım da Giresunspor’un son haftalarda aldığı galibiyetlerle 32’ye çıkardığı puanı karşısında kara kara düşünüyor. Cihat Arslan ardı ardına yaşanan puan kayıplarına “Panik yapmaya gerek yok” dese de yönetim kurulu yeterince sakin olmayacak ki Cihat Arslan’la yolları ayırıp Hüseyin Kalpar ile anlaşma sağladı. Basında Cihat Arslan istifa etti diye çıktı olay ama bana pek inandırıcı gelmedi. Artı olarak koca devre arasında teknik direktör bulamayan yönetim nasıl oldu da 2 saat te yeni teknik direktörünü belirledi.
Kritik karşılaşmalar
Göztepe haftaya Bucaspor’la çok kritik bir maça çıkacak. Keza Tavşanlı da haftaya Elazığspor’u ağırlayacak. Giresunspor da Çaykur Rizespor deplasmanında boy gösterecek. Maçların kritikliğinden de anlayacağınız üzere bizleri nefes kesen bir üç hafta bekliyor Bank Asya 1.Lig de. Ligin hem altı hem üstü karışmış durumda, bu tabloda bize düşen bu mücadeleleri keyifle izlemek.

Yorumlar
Yorum Gönder