Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta 30. hafta mücadelesinde Altınordu evinde ağırladığı Denizli Belediyespor’u Berkay Günay ve Mert Özkaptan’ın golleriyle 2-0 yenerek ligde kalma umutlarını son iki haftaya taşıdı.
Uzun zaman sonra Buca İlçe Stadı
Maçın genel görünüşünden kısaca söz ettikten sonra topu karşılaşmanın hikayesiyle buluşturalım. Pazar günü İzmir’de geçen hafta olduğu gibi yine iki maç vardı. Bank Asya 1. Lig’de düşme hattından uzaklaşmak isteyen Göztepe, İzmir’de Konyaspor ile karşı karşıya gelecekti. Fakat geçen hafta oynanan Bucaspor derbisinde aldığı ceza nedeniyle maçı sadece kadınlar ve 12 yaş altındaki çocuklar izleyebilecekti. Diğer maçta Spor Toto 2.Lig Kırmızı Grup’ta kümede kalma mücadelesi veren Altınordu ile ligin rahat takımlarından Denizli Belediyespor Buca İlçe Stadında karşılaşacaktı. Bu maç aynı zamanda Göztepe’nin cezası nedeniyle İzmirli futbolseverlerin hafta sonunda yeşil sahayla buluşmasının tek yoluydu. Bende yeşil zeminle buluşmak için düştüm Buca yollarına. Uzun yıllar Bucaspor’a hizmet eden Buca İlçe Stadında bayağıdır maç seyretmiyordum. Bu vesile ile hem yaşlı statla hasret giderecektim hem de kırmızı şeytanlarla buluşacaktım. Hem ziyaret, hem ticaret hesabı.
Benim gibi futbolsever olan arkadaşım Erman Gönülşen ile Çevik Bir Meydanında buluştuktan sonra bir klasik haline gelen maç öncesi kayıntımızı yaptık. Meydandaki kahvehane son çaylarımızı yudumladıktan sonra stada doğru hareket ettik. Maçın bilet fiyatları öğrenci 1 tam 7.5 tl olarak belirlenmişti. Ancak ev sahibi konumundaki Erman Gönülşen çoktan bizim bilet işlerini halletmiş. Kendisine buradan tekrar teşekkür ediyorum.
“İnşallah düşmeyiz”
Stada yaklaşık 20 dakika kadar erken girdik, Altınordu tribünlerinin havasını merak ediyordum. Çünkü dedemin, babamın, dayımın ve onların akranlarının anlattığı en az bir Altınordu anısı vardı. Yaşı ilerlemiş olan İzmirlilerin içinde hep var olan bir Altınordu sevgisi var. Hiç bir zaman kırmızı şeytanlara toz kondurmazlar. Tribünleri bu yüzden biraz yaş ortalaması yüksek bekliyordum. Bu beklentim boşa çıkmadı tribünlerde yaş ortalaması oldukça yüksekti, 40 yaş üstü bir çok insan gördüm, bu insanlar Altınordu’nun kemik taraftarıydı, gençliklerinde aşık oldukları kırmızı-lacivert formaya hala tutkuyla bağlılar. 1923’te kurulup 89 yıllık maziye sahip olan bir kulübü bu halde görmekte yaralıyordu onları. İhtiyar delikanlılar kulübün düştüğü durumdan çok endişeli ama kıyamıyorlar koca çınara düşmeyiz diyorlar sonrada ekliyorlar “inşallah”. Çığırtkan tayfa da ise yaş ortalaması oldukça düşük, aralarında Bucasporlu taraftarlarda vardı. Anlayacağınız ortaya karışık bir tayfaydı.
Zamanın nasıl geçtiğini anlamadık ve takımlar sahaya çıktı. Altınordu Teknik Direktörü Burhanettin Basatemur, geçen Beypazarı Şekerspor maçında sakatlanan Hüsnü Bozkur’un yerine Berkay Günay’a şans verirken, geçen hafta ilk onbir’de şans verdiği Azmi Polat’ı yedek kulübesine çekip sahaya Mert Özkaptan’ı sürdü. Denizli Belediyespor kadrosu hakkında fazla bilgi sahibi değilim. Ancak maç esnasında orta sahada oynayan Zeynel Yaldız ve kanatta görev yapan İbrahim Kongur dikkat çeken oyunculardı.
Altınordu’nun haklı galibiyeti
Karşılaşmaya İzmir temsilcisi Altınordu oldukça hızlı başladı. İlk dakikalardan itibaren topu kontrol altında tutan kırmızı şeytanlar Berkay Günay ve Mert Özkaptan’la pozisyonlar buldu. Maçın 38. dakikasında Denizli Belediyespor kalecisi Şevket Güngör ceza alanı içinde Serdar Kılıç’ı düşürünce de kırmızı-lacivertliler penaltı kazandı. Penaltıyı gole çeviren Berkay Günay gol gecikince strese girmeye başlayan taraftara Christiano Ronaldo vari hareketle sakin olun dedi. Böylece ilk yarı 1-0 tamamlanmış oldu.
İlk yarının en ilginç anı ise tribünlerde yaşandı. Desteğe gelen Bucaspor taraftarı amacından sapıp Bucaspor’un meşhur alfabe tezahüratını(b-u-c-a) yapmaya kalkışınca yaşlı Altınordulu taraftarlar tarafından hoş karşılanmadı. Zaten Altınordu tribününde Bucaspor lehine “İzmir’in ağası her zaman biziz” diye bağırılması gereksizdi . Ben burada amcaların tarafındaydım.
İkinci yarıda da sahada oyunun hakimiyetini elinde tutan bir Altınordu vardı. İşi sıkı tutan kırmızı şeytanlar maçın 54. dakikasında Mert Özkaptan’ın ceza sahası dışından attığı sert şutla karşılaşmada 2-0’lık üstünlüğü ele geçirdi. Bu golle iyice rahatlayan Altınordu ilerleyen dakikalarda bulduğu pozisyonları gole çeviremeyince maç 2-0 sonuçlandı. Maçtan istediğini alan Altınordulu oyuncular maç sonunda mutluydu ancak bence sevinçlerini yeterince taraftarla paylaşmadılar. Ben karşılıklı tezahürat yapacaklarını beklerken, sevinç merasimi bir kuru alkışla geçiştirildi ve oyuncular soyunma odasının yolunu tuttu. Anlaşılan oyuncular çok profesyonel. Denizli Belediyespor’a gelecek olursak. Oyuncular takım halinde maçta pek varlık gösteremedi. Açıkçası ligin orta sıralarında ve iddiasız olmanın ceremesini çektiler. Oyuncular kafalarında ligi çoktan bitirmiş..
“Son iki hafta da Altınordu ne yapar”
Altınordu bu üç puanla kümede kalma mücdelesini devam ettirdi. Ancak düşme hattındaki rakipleri Ünyespor ve Beypazarı Şekerspor da haftayı üç puanla kapatınca puan farkı ne azaldı, ne çoğaldı. Altınordu, bu hafta sonu deplasmanda orta sıralardaki Sarıyer ile karşılaşacak. Ardından ligin son maçında İzmir’de play-off’a katılma mücadelesi veren Adana Demirspor ile karşılaşacak. Lige tutunması için kırmızı şeytanların bu maçlardan kayıpsız ayrılması ya da en azından dört puanla ayrılması gerekiyor. Umarım kırmızı-lacivertliler bunu başarır.
“Rakipler ne durumda”
Altınordu’nun düşme hattındaki rakibi Ünyespor ise gelecek hafta Alanyasporla deplasmanda karşılaşacak. Yeşil-beyazlılar son haftada kendi sahasında zirve mücadelesi veren 1461 Trabzonspor’u konuk edecek. Bir diğer rakip Beypazarı Şekerspor ise bu hafta sonu evinde 1461 Trabzonspor’un takipçisi Bandırmaspor’u konuk ederken son hafta deplasmanda Eyüpsporla karşılaşacak.
Evet durum bu, üç takımdan birisi küme düşmesi kesinleşen Adıyamanspor ve Mardinspor’a eşlik ederek 3. Lig’in yolunu tutacak. Umarım bu Altınordu olmaz.
Yorumlar
Yorum Gönder