Altınordu kendine geldi

Spor Toto 2. Lig Kırmzı Grup’un 8. haftasında Altınordu İstanbul Güngörenspor’u Doğan Karakuş(3), Ozan Sol ve Gökhan Karadeniz’in penaltıdan attığı gollerle 5-0 mağlup etti. Lacivert-kırmızılılar bu sonuçla son haftalardaki kötü gidişe dur dedi. Gelin bu maçın hikayesine birlikte göz atalım.

Hafta içinde başlayan bayram telaşıyla(daha doğrusu artık tatil telaşı) futbola kısa bir süre kulaklarımı tıkamıştım. Gerçi bu sıralar bana her gün tatil o yüzden bayramında pek önemi yoktu. Fakat cuma akşamından kalmış olarak gözlerimi pırıl pırıl bir Cumartesi öğlenine açınca evde pek fazla durmak istemedim ve Alka seltzer’ın verdiği yetkiye de dayanarak Altınordu- İstanbul Güngörenspor maçıyla futbola döndüm. Geç kahvaltı servisini gevrek ve boyoz eşliğinde geçiştirince de kısa sürede maç heyecanına ortak oldum.

Satılmayan açık bileti 5 tl!
Maça gelmeden önce gazeteden bilet fiyatlarının açık 5 kapalı 10 tl bilgisini aldıktan sonra Alsancağın yolunu tuttum. Ancak gişelere geldiğimde 5 tl olan açık tribün biletinin satılmadığını fark ettim. Madem satılmıyor gazeteci arkadaşlar 5 tl olayını nasıl uyduruyor. Direk kapalı 10 tl yaz, geç. Neden kafa karıştırıyorsunuz. Biletimi aldıktan sonra turnikelerden sorunsuz geçerek yeni kesilmiş çim kokusuna ulaştım. Takımlarda az sonra sahaya çıkarak tribünleri selamladı. Takım kadroları ve dizilişler gördüğüm kadarıyla şu şekildeydi,
Sahaya çıkan oyuncuları gördüğümde ilk dikkatimi çeken 9 numaralı formasıyla 38 yaşındaki emektar golcü Abdi Aktaş’tı. Karşıyaka altyapısında yetişen Tavşanlı Linyitspor’da efsane olan adına marşlar yazılan Abdi artık kariyerine göbekli ve Güngörensporlu olarak devam ediyor. Altınordu da ise sakatlıklar ve son haftalarda alınan başarısız sonuçlar sebebiyle ilk onbirde Doğan Karakuş ve Arif Morkaya gibi yeni isimleri görüyorduk. Bu analizleri yaparken maçta Güngörenspor’lu oyuncuların vuruşuyla başladı.

Oyunun hakimi Altınordu
Maçın ilk dakikasından itibaren Altınordu oyuna ağırlığını koydu. Arka arkaya gelen pozisyonlar önce Doğan Karakuş’la ardından Gökhan Karadeniz’le Altınordu hanesine gol olarak yazıldı.İkinci devrede de senaryo değişmedi. Kısa sürede Doğan Karakuş kendisinin ikinci takımının üçüncü golünü attı. Fakat açıkçası bu golde ilk yarının sonunda Engin Güngör’ün yerine oyuna giren Mertan Öztürk'’ün ortası görülmeye değerdi. Ben tam ofsayt kamerası konumunda yer aldığım için topun nasıl döndüğüne şahit oldum. Golün ortası eski Altaylı kaptan Tahir Karapınar’ın muz ortalarını hatırlattı. Bu güzel golün ardından Ozan Sol’da iki haftalık gol orucuna son vererek skoru 4-0'a taşıdı. Kapanışı Doğan Karakuş yaptı ve bu sezon ki ilk hat-trick'ine imza attı. Güngörenspor’u neden hiç yazmadın diye kafanızda soru işareti oluştuysa eğer hemen açıklık getireyim. İstanbul temsilcisinin keşke dişe dokunur pozisyonu olsaydı da onlar hakkında da iki kelam edebilseydim.

Taş gibi sol bek
Maçın atmosferinden kurtulup. Analize geçecek olursak. Altınordu da son haftalarda yaşanan talihsiz puan kayıplarından sonra bu bol gollü galibiyet takıma ilaç gibi geldi. İlk devrede 22 yaşındaki sol bek Gökhan Yılmaz’ın müthiş performansı söz edilmeye değer. Her maçta istikrarlı bir şekilde oyununu sürdürüyor. Fıldır fıldır sol bek arayan takımlara duyurulur. Bu performansa Doğan Karakuş’un bitiricilikteki başarısı eklenince maç bir anda farka gitti. Hal böyle olunca lacivert-kırmızılılar da haftalar ilerledikçe üst sıralar için umut veriyor. 
İstanbul Güngörenspor’a gelecek olursak sahada birbirinden habersiz 11 oyuncu dolaşıyordu. Bizim burada ne işimiz var dediklerini duyar gibiydim. Bunda takımın fazla tecrübeli futbolculardan kurulmuş olmasınında payı büyük. Bunlara örnek olarak kaleci Armağan Vatanoğlu(35), Abdi Aktaş(38), Altay’da saç baş yolduran Mehmet Şen(31) ve sağ bek Yunus Ceylan(34) isimlerini verebilirim. Konuşmak için biraz erken olabilir ama bu havayla bu sezon lige tutunamazlar.

Saha dışı etkenlere gelecek olursak. İlk etapta DYO Alsancak Stadının skorboardunu okumak için gözlerimi kısmaktan yoruldum. Dakikanın neden o kadar küçük yazıldığını anlamadım. Eskiden Pınar Karşıyaka maçlarında Karşıyaka Arena’da Amerikalılar kendine oynamasın diye sayı ve asist yazılmazdı acaba o tarz bir mantık mı var. Bir bilen varsa lütfen aydınlatsın. 
Takımın eski başkanlarından aynı zamanda Amigo İlyas Gönen her maçta tribünleri coşturmaya gayret ediyor.
Kısaca taraftardan söz edecek olursak 50 yaş üstü adamlardan oluşan 500 kadar Altınordulu tribündeki yerini almıştı. Davul’un yokluğu yine hissedildi. Bu maçta hayatımda ilk defa bir amigonun taraftarının önünde eğildiğine ve maç sonunda herkese gofret dağıttığına şahit oldum. Şaşırtıcı bir tribün gerçekten burası samimiyet üst seviyede. Kimsenin zorla bağırtılmadığı, küfür edilmeyen bir rehabilitasyon merkezi gibi. Futbolun zararlı ışınlarına çok maruz kaldıysanız bir hafta Altınordu tribünlerini ziyaret etmenizi öneririm. 

Gelecek hafta Altınordu deplasmanda Eyüpspor’la karşılaşırken. İstanbul Güngörenspor’da kendi sahasında Kızılcahamamspor’u konuk edecek.

Yorumlar