Altınordu'da Bayram Havası

Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’ta ilk devrenin son haftasında Altınordu DYO Alsancak Stadı'nda Bayrampaşaspor’u 5-0 mağlup etti. Şeytanların gollerini Engin Güngör (2), Gökhan Karadeniz, Halil İbrahim Tuna ve Timur Temeltaş kaydetti. İki haftalık aranın ardından taraftarıyla buluşan Altınordu, bu galibiyetle ilk devreyi lider kapattı. Bayrampaşaspor ise bu kayıpla düşme hattına bir adım daha yaklaştı. Şimdi gelin; o dakikalara tribünden beraber bakalım.
13:30'da başlayacak olan karşılaşmanın bilet fiyatları 5 tl'idi.
İzmir’de yine günlük güneşlik, iç açan bir Pazar sabahıydı. Altınordu-Bayrampaşa maç programı bu kez son anda değil, önceden düşünülmüştü. Uygulamaya geçirmek için kalktım sakin, güzel bir kahvaltının ardından yollara düştüm. Tamam yine ucu ucuna yetiştim ama yetiştim sonuçta. Gişelerden biletlerimi aldım, doğru turnikelere koştum. Saat 13:20 civarıydı ve turnikelerde yaklaşık 20-30 kişilik bir sıra vardı. Bunun nedeni kısa sürede anlaşıldı. Statta sadece tek turnike çalışır durumdaydı. Zaten Altınordu maçlarında açık tribün açılmıyor, en azından kapalı tribünde iki turnike açılsa insanlara eziyet çektirmemek için adım atılmış olur. 
İlyas Gönen ve Rumeli Tapani Grubu maç boyunca tribünleri coşturdu.
Davulumuz kalmadı, bando verelim
Turnikelerden geçip, arama yapan polislerden de temiz onayı alınca, İstiklal Marşı ile karşılaşma atmosferine girmeye başladık. Tabi Altınordulu oyuncular seremoniden önce sahaya kulübün 90. yılı haftası olması sebebiyle “Türkiye’nin Altınordu'su 90 yaşında” pankartıyla çıkmış ama maalesef o anları kaçırdım. Altınordu’nun atak yapacağı kalenin karşısındaki tribünlere yönelirken kulaklarımda bir müzik cümbüşü yankılanmaya başladı. "Neden tribünlerde davul yok?" diye sızlanırken “eski başkan, amigo” 
İlyas Gönen stada bando-orkestra getirtmişti. Bando ile birlikte iyice maçın havasını yakalamıştık.
Şeytanlar istikrar abidesi
Oyuncular yarı alanlarına dizildiğinde ben de elimde kağıt kalem dizilişlerle ilgilenmeye başladım. Altınordu'da teknik direktör Hüseyin Eroğlu, geçen haftaki Pazarspor deplasmanında çamurdan üç puan çıkaran ekipten sadece kart cezalısı olan Sinan Osmanoğlu’nun yerine, 96 doğumlu Melihcan Yağcı’ya şans vermişti. Böylece Şeytanlar, her hafta olduğu gibi sahaya 4-2-3-1 gibi dizildiler. Ayrıca antrenmanda ön çapraz bağları kopan ve sahalardan altı ay uzak kalacak olan Yasin Kocatepe de kadroda yoktu. Geçmiş olsun, umarım en kısa sürede sahalara döner. Bayrampaşaspor'da da durum pek farklı değildi. Antrenör Bülent Yenihayat, geçen hafta Bugsaşspor’u 2-1 mağlup eden kadrodan sadece Barış Çetin’in yerine Mehmet Sait Ulucan’a şans vermişti. Onlar da-biraz defansif olmak şartıyla-yine 4-2-3-1 gibi sahaya yayıldılar.
Gökhan Karadeniz bu sezon oynadığı 17 karşılaşmada 11 gol attı altı da asist yaptı.
Altınordu Fırtınası
Karşılaşma da bu dizilişler ışığında başladı. İlk dakikalardan itibaren oyunun hakimiyeti Altınordu'daydı. 7. dakikada Halil İbrahim Tuna’nın ısrarcılığıyla başlayan pozisyonda Mertan Caner Öztürk’ün şutunu uzaklaştırmak isteyen Bayrampaşalı Ömer Hacısalihoğlu, topu Engin Güngör’e nişanlayınca Altınordu 1-0 öne geçmiş oldu. İç sahada oynadığı karşılaşmalarda geç gelen gollerle strese giren oyuncu ve taraftar da erken gelen bu golle rahatlamış oldu. Altınordu atakları hız kesmedi golden dört dakika sonra sağ kanatta topu alıp içeriye yönelen Halil İbrahim Tuna, Mehmet Sait Ulucan tarafından düşürülünce hakem penaltı noktasını gösterdi. Penaltıda topun başına her zaman olduğu gibi Gökhan Karadeniz geçti. Topu ve kaleciyi ayrı köşelere gönderen golcü oyuncu farkı ikiye çıkaran golü attı. Gollerle beraber coşan taraftar, daha ne olduğunu anlamadan bu kez Mertan’la başlayan atakta Gökhan Karadeniz’in akıl dolu pasına delici bir koşuyla rüzgar gibi gelen Halil’in topun gelişine sert ve düzgün vuruşu farkı üçe çıkardı. Golde dikkat çeken nokta ise ''az adamla nasıl akıllı hücum edilir'' ve ''az ama dikine pasla nasıl skora gidilir?'' konusunda bir ders vardı. Gollerden sonra tribünlerde yine şölen havası hakimdi. Önce “Sarı Yaşar’ın” meşhur bir baba hindisi sonrasında da “Rumeli Tapani” orkestrasının “El Toro” ile başlayıp "Damat Halayına" kadar uzanan geniş repertuvarı tribünleri coşturdu. Bu dakikalarda yeşil sahadan çok tribünleri gözlemliyordum. Ancak bu ilgi Fenerbahçe altyapısı ürünlerinden Recep Berk Elitez’in ikinci sarıdan kırmızı kart görmesiyle tekrar sahaya döndü. Teknik direktör Bülent Yenihayat eksik kalan takımına önlem almak için 35. dakikada Mehmet Sait Ulucan’ı çıkarıp yerine Can Akgün’ü aldı. Aynı dakika içerisinde Can, Timur Temeltaş’a arkadan çift dalınca kırmızı kartla cezalandırıldı. Can’ın oyuna girmesiyle çıkması bir oldu. İlk yarı böyle bitecek derken, Gökhan Yılmaz’la başlayan atakta Engin Güngör’ün güzel ortasına Timur Temeltaş şık bir dokunuş yapınca devrenin skoru 4-0 olarak tescil edildi.
Devre arası klasiği sosisli-kola ve çay-kahve muhabbeti.
Sakat Yasin Kocatepe ve efsane Volkan Yayın maçta
Devre arasında tribünlerde diğer tarafa geçerken içimizi biraz ısıtmak için kahve kuyruğuna girdik. Bu sırada antrenmanda sakatlanan Yasin Kocatepe’yi koltuk değnekleri üzerinde, arkadaşlarının soyunma odasına gelmesini beklerken gördüm. Geçmiş olsun diledikten sonra yerime geçtim. Bu olay Altınordu'nun takım olduğunun en basit tanımı ve bu başarıyı nasıl yakaladığı hakkında küçük bir detay. Tribündeki yerimi aldıktan sonra, İlyas Gönen bu kez de Altınordu'nun efsane topçularından olan ve maçı izleyen “Volkan Yayın’ı” bizlere tanıttı. Bu sırada taraftarlardan gelen “çok duygusal bi' kulüp olmaya başladık, orada biraz sıkıntı var” cümlesi durum özeti gibiydi.
Gollerden sonra oyuncular kulübeyle kucaklaştı.
İkinci devrede fasıl keyfi
İkinci yarı için oyuncular sahaya çıkarken taraftarlar takım ayırt etmeksizin iki ekibi de alkışladı. Bu devre ilgi tamamen sahadan ayrılıp tribünlerdeki bandoya çevrildi. Bu dakikalarda orkestraya istek şarkı gönderme kıvamına gelinmişti. Tribünlerde önce fasıl havası eserken, bir süre sonra “30 Ağustos Zafer Bayramı” tadına ulaştık. Tribünler “İzmir Marşları”, “Altınordu Marşı”,“10. Yıl Marşı” ve “Mustafa Kemal’in Askerleriyiz” sloganlarıyla inledi. Arada sırada yeşil zemine de bakıyordum ama iki takımda birbirini çok sıkmıyordu. İkinci yarıda orta alanda geçen bir mücadele olduğunu söylesek yanılmış olmayız. Bu dakikalarda İlyas Gönen taraftarı ve orkestrayı susturup. tribünlere Başkan Mehmet Seyit Özkan lehine tezahürat yapmaları gerektiğini söyledi. Bunu söylerken de “Öyle bir büyük başkan diye bağıralım ki kızımıza sahip çıksın” cümlesini kullandı. Bu kelamlar tribünleri büyük başkan tezahüratlarıyla inletmeye yetti. "Maçın bitmesine kaç dakika kaldı" soruları arasında 78. dakikada Cenk Kaplan’ın hatalı geri pasında araya giren Engin Güngör, kaleciyi de soğukkanlılıkla geçti ve skoru 5-0’a taşıdı. Böylece maçın sonucunu ilan etti. Maçtan sonra kırmızı-lacivertli oyuncular üç puanı taraftarıyla kutladı. Bir ara olay karşılıklı roman havası oynamaya kadar gitti.
Maç sonunda Altınordulu futbolcular galibiyet sevincini taraftarıyla paylaştı.
Altınordu'nun niyeti belli
Geçtiğimiz haftalarda iki maç üst üste berabere kalarak kafalarda soru işareti yaratan Altınordu, son dört haftadan 12 puan çıkararak endişelerin hepsini sildi. Bu sonuçlarla ligin ilk devresini rakiplerinin üzerinde tamamladı. Bayrampaşa maçına özel olarak değinecek olursak; takımın yıldızı Engin Güngör ve Gökhan Karadeniz’di. İki oyuncu da bu karşılaşmada takımı sırtladı. Ligin ilk yarısında 11 gol atıp altı asist yapan Gökhan Karadeniz, bu şekilde gol krallığı yarışında zirvede bulunan Bandırmasporlu Timur Kosovalı'yı yakaladı. Bu maçın özelinde, stoper pozisyonundaki eksikliklerden ötürü bu sezon ligde ilk kez 11’de şans bulan Melihcan Yağcı’dan bahsetmek istiyorum. 17 yaşındaki oyuncu, maç boyunca sırıtmadan görevini sürdürdü. Yerini kaybetmedi, dengesini korudu. Çevik, çabuk ve defans oyuncusu için ayağı iyi ancak stoper mevkisi için kısa. Bu açığı nasıl kapatır bilemem ama belki pozisyon bilgisini geliştirirse ön libero mevkisine doğru geçiş yapabilir.
Bayrampaşa ise inişli çıkışlı grafiğine devam ediyor. Yeşil-kırmızılı takım bu puan kaybıyla düşme hattındaki rakiplerinin nefesini ensesinde hissetmeye başladı. Altınordu maçı odaklı bir değerlendirme yapacak olursak, maçın hemen başında gol yemeleri takımı oyundan düşürdü. Toparlanmaya vakit bulamadan maç 3-0’a geldi sonrasında iki kırmızı kart ve yenilen iki gol maçı bitirdi. Bayrampaşa, kaleye gidemediği ender maçlardan birisini oynadı. Belli ki yeşil-kırmızılıların en iyi haftası bu değildi hatta en kötü haftalarından bir tanesi bile diyebiliriz.
Altınordu-Bayrampaşaspor karşılaşmasını bin 710 kişi izledi.
Tribün dediğin böyle olur
Tribünlerden bahsetmek gerekirse. Devrenin son maçı beklediğimden çok daha zevkli ve eğlenceli geçti. İlyas Gönen’in akıl ettiği orkestra fikri gerçekten maçın başka bir atmosferde oynanmasını sağladı. Bizi tüm maç boyunca coşturan Rumeli Tapani Grubuna da ayrıca teşekkürler. Takımın fırtına gibi esmesi, biletlerde yapılan yüzde 50 indirime gidilmesi tribünleri de doldurmuştu. Altınordu tribünlerinde gerçekten farklı bir hava var. 50 yaş üstü adamlar tribüncülük nasıl olur tüm İzmir’e gösteriyor. İzmir’de maçına kız arkadaşımla çekinmeden gidebildiğim tek takım Altınordu, ne küfür var ne de kavga. Futbolun zararlı etkilerinden sıyrılıp, rehabilite olmak için bile Altınordu maçlarına gidilebilir.

Altınordu bu galibiyetle puanını 37’ye çıkararak ilk devreyi lider bitirdi. Bayrampaşaspor ise bu puan kaybıyla 19 puanda kalarak 13. sırada kaldı. Lige verilen bir aylık aranın ardından Altınordu, evinde Tepecikspor’u konuk edecek. Bayrampaşaspor da açılışı Kızılcahamamspor deplasmanında yapacak.

Yorumlar