Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup’un 16. haftasında Altay, DYO Alsancak Stadı'nda konuk ettiği Ankaragücü'ne 2-0 mağlup oldu. Sarı-lacivertlilerin gollerini Serhat Gülpınar ve Levent Kale kaydetti. Ankaragücü, aldığı üç puanla iki haftalık galibiyet serisine bir yenisini ekleyip zirve yürüyüşünü sürdürürken, 100. yılını kutlayan Altay ise bu mağlubiyetle zirve yarışında bir darbe daha almış oldu. Gelin iki takımın mücadelesinin tribünden nasıl gözüktüğüne beraber bakalım.
Cumartesi geceden kalmanın verdiği yetkiye dayanarak, Pazar günü evdeki geç kahvaltı servisine zor yetiştim. Alelacele bir şeyler atıştırıp, Altay-Ankaragücü maçı için yollara düştüm. Pazar gününün öğlen saatlerini başka türlü verimli hale getiremiyorum. Hava sertti ama yine güneş yüzünü esirgememişti. Maça giderken Altay’ın son haftalardaki kötü gidişe nasıl bir reaksiyon göstereceğini ve Ankaragücü'nün 94-95’li oyuncularının ağabeyleriyle olan uyumunu merak ediyordum.
| Maçın bilet fiyatları, açık-öğrenci 3 tl, açık-tam 10 tl ve kapalı 15 tl olarak belirlenmişti. |
“100’ümüzü kara çıkarmayın”
Stat çevresine geldiğimde kalabalık bir toplulukla karşılaşmadım. Gişelerden biletimi alıp turnikelere doğru ilerledim, sakallarımın uzun olması sebebiyle polislerin üstümü ararken kendi aralarında "bu zaten muhteşem yüzyıldan aramana gerek yok" şeklinde esprilerine maruz kaldım ancak bunları soğuk bir tebessümle geçiştirdim ve tribünlere doğru yol aldım. Yerime oturur oturmaz stada şöyle bir göz gezdirdiğimde Altay taraftarının hazırlamış olduğu “100’ümüzü kara çıkarmayın”, “Asırlık Sevdam” ve "Vazgeçersen Haram Olsun” pankartları dikkatimi çekti. Dikkat çeken ikinci bir nokta ise Ankaragücü taraftarlarıydı. Uzun zaman sonra deplasman taraftarına ayrılan balkon tribününü bu kadar dolu gördüm. Bu soğuklarda takımlarını yalnız bırakmamışlar, helal olsun.
Tribünlerde kardeşlik havası
Takımlar sahaya çıktığında, iki takım taraftarları da takımlarını aynı anda yanlarına çağırdılar. Maçtan önce sahada kardeşlik rüzgarları esiyordu. Yazı-tura atılıp herkes kendi yarı alanına yerleştiğinde, dizilişleri yavaş yavaş not defterime karalamaya başladım. Altay teknik direktörü Feyyaz Uçar, geçen hafta Bandırmaspor’a 3-1 mağlup olan kadrodan sadece Hüseyin Cihan Avcu’nun yerine sakatlıktan kurtulan Şehmus Özer’e ilk 11’de şans vermişti. Takım sahaya 4-4-2 şeklinde diziliyordu. Ankaragücü'nde de antrenör Fuat Akyüz, iki hafta üst üste galip gelen takımın ana hatlarıyla pek oynamamıştı. Geçen hafta İskenderun Demir Çelikspor’u 3-0 mağlup eden kadrodan Hasan Ayaroğlu ve Harun Aydın’ın yerine bu kez Kaan Kanak ve Mehmet Umut Nayir’e 11 yolu gözükmüştü. Selim Teber, Serhat Gürpınar ve Mehmet Çakır da Süper Lig’den aşina olduğumuz isimlerdi. Sarı-lacivertliler sahaya 4-4-1-1 şeklinde yayılıyorlardı.
Ofsayt kralı Altay
Bu gözlemlerden sonra Altaylı oyuncuların vuruşuyla karşılaşma başladı. İlk dakikalarda ev sahibi ekip topa hakim olan taraftı. Bu dakikalarda Emrah Kaya, Şehmus Özer ve Murat Uluç’la etkili olan siyah-beyazlılar sonuca gidemedi. Bu ataklardan hasarsız çıkan Ankaragücü ise oyunun ilerleyen bölümünde dengeyi kurdu. Karşılaşma bir anda orta saha mücadelesine dönüverdi. İlk yarıda akılda kalan net bir pozisyon yoktu. Ancak Altay’ın 4 kez ofsayta yakalanması ilginç bir istatistik olarak göze çarpıyordu ki, bu istatistik her maç aşağı yukarı bu şekilde. Altay Türkiye liglerinde en çok ofsayta yakalanan takım olabilir.
"Ankaragücü kafayı kullandı"
İkinci devre kornerlerle başladı, önce Altay sonra Ankaragücü. Sarı-lacivertliler 48. dakikada sol taraftan paslaşılarak kullanılan köşe vuruşunda Kaan Kanak'ın içeri yaptığı güzel ortaya Serhat Gülpınar’ın aynı güzellikte yaptığı kafa vuruşuyla 1-0 öne geçti. Ankaragücü bu golle hem skor avantajını hem de moral üstünlüğünü ele geçirdi. Bu gol, İzmir’e gelen Ankaragücü taraftarını da hareketlendirmişti, ilk yarıda suskun kalan taraftar, ikinci devre neredeyse yerine oturmadı. Golden sonra Altaylı oyuncular düşüşe geçerken, Ankaragüçlü oyuncular iyice oyuna ağırlığını koymuştu. Bu baskı 64. dakikada sonuç verdi. Paslaşılarak kullanılan serbest vuruşta yine Kaan Kanak bu kez sağdan yaptığı ortaya Levent Kale arka direkte yükselip akıllıca yaptığı kafa vuruşuyla takımını iki farklı üstünlüğe taşıdı. Bu dakikadan sonra açık tribündeki Altay taraftarları arasında kavga çıktı. Olay çok büyümeden yatıştırıldı. Olay neden çıktı, nasıl yatıştı pek anlayamadım. Bu sırada bazı taraftar da çoktan evlerinin yolunu tutmuştu. Altay bu iki golün şokunu atmakla uğraşırken. 70. dakikada ilk tehlikeli atağını gerçekleştirdi. Yüksel Kayaalp çizgiye kadar indi, ortaladı bomboş pozisyondaki Şehmus kafayla topu kalecinin üstüne gönderdi. Taraftarlar bu sırada top Altaylı oyunculara geldiğinde ıslık, Ankaragüçlü oyunculara geldiğinde alkış yapıyorlardı. Bir nevi sevgilinin canını yakmak istiyorlardı. 75’te Murat Uluç çıktı, Hüsamettin Yener girdi. Murat çıktıktan sonra kapalı tribünde bulunan taraftarlarla tartıştı, olay büyümeden teknik ekip Murat’ı kulübeye çekti. Altay maçın son dakikalarında gol için yüklense de, Ankaragücü savunması buna engel oldu ve karşılaşma 2-0 sona erdi. Karşılaşmanın sonunda Ankaragücü taraftarı takımlarını bağırlarına bastı.
Ankaragücü seriye devam dedi
Son haftalarda başarısız sonuçlar alarak hedefinden git gide uzaklaşan Altay, Ankaragücü maçıyla çıkışa geçmek istiyordu, Ankara temsilcisi ise iki haftalık galibiyet serisini İzmir deplasmanında sürdürüp zirveye bir adım daha yaklaşma hedefindeydi. İki testiden biri kırıldı ve Ankaragücü'nün istediği oldu. Sarı-lacivertliler bu sonuçla lider Altınordu ile olan puan farkını ikiye indirdi ve 3. sıraya kuruldu. Sezon başında 100. yıl sebebiyle şampiyonluk şarkıları söyleyen Altay ise play-off için bile acaba dedirtmeye başladı.
Uçar, yanlış 11'i mi buldu?
Son haftalarda Feyyaz Uçar, kendi 11’ini bulmaya yaklaşmıştı ve istikrarlı bir kadro yakalamıştı ancak bulduğu kadronun doğru olduğu son haftalarda aldığı sonuçlardan ötürü bir hayli tartışılır. Sonuç olarak önümüzde iki haftadır mağlup olan ve kötü oyun sergileyen bir takım var. Maçın Altay açısından öne çıkan bir oyuncusu yoktu. Son dönemde takımı sırtlayan Selçuk Çalışır ve Emrah Kaya, son iki haftadır sahada yok. Zaten Selçuk üzerinden hücum eden Altay, rakip takım o tarafı kilitleyince ne yapacağını şaşırıyor. Bir de kaleci Ali Şaşal’a değinmek istiyorum. 23 yaşındaki kaleci oyunu elle başlatmayı çok seviyor. Yakın uzak fark etmiyor. Ya degajına hiç güvenmiyor ya da kol kuvvetine çok güveniyor. Degaj vuracağı bir çok pozisyonda acaba elle oraya kadar yetiştirebilir miyim diye düşünmekten çok fazla zaman kaybetti. Bir kaleci degaj kullanırken bu kadar düşünmemeli.
Ankaragücü'nde aşı tutmuş
Ankaragücü'ne geçelim; sarı-lacivertliler bundan 3-4 hafta önce ardı ardına puan kayıpları yaşayıp, zirveden uzaklaşmıştı. Fakat son üç haftada aldıkları üç galibiyetle zirveye yeniden ortak oldular. Bu maçta dikkat çeken oyuncular, gollerin asistini yapan 23 yaşındaki Kaan Kanak ve 2. golün sahibi 27 yaşındaki Levent Kale idi. Aslında bu iki isim takımın özeti gibi. Mesela defansta 34’lük Selim Teber’in partneri 22’lik Aytaç Öden, takımdaki ağabey-kardeş aşısının tutması başarıyı getirmiş. Bu bazı haftalarda ters tepebilir ancak ilerleyen dönemde başarılı olacakları kesin.
“Hepiniz Allah'a Emanet Olun”
Maçın başından sonuna kadar statta kardeşlik havası esti. Ben takımların birbirlerine kardeş ya da düşman duygular beslemelerini bir türlü anlamıyorum. Düşman duygular kadar, kardeş duygular da saçma. Sonuçta ortada puan mücadelesi var. Neyse bu benim görüşüm tabi kimseyi bağlamaz. Karşılaşmanın sonunda iki takım taraftarları birbirlerinin lehine bağırarak maçı noktaladı. En sonunda da birbirlerine “Hepiniz Allah'a Emanet Olun” deyip, öpüp koklaşıp vedalaştılar.
Altay bu mağlubiyetle 23 puanla 9. sıraya gerilerken, Ankaragücü aldığı üç puanla 32 puana ulaşıp 3. basamağa yükseldi. Altay gelecek hafta deplasmanda İstanbul Güngörenspor’a konuk olurken, Ankaragücü de sahasında Bandırmaspor’u ağırlayacak.


Yorumlar
Yorum Gönder