Spor Toto 2. Lig Beyaz Grup’ta 16. hafta mücadelesinde Göztepe, DYO Alsancak Stadı'nda ağırladığı Pendikspor’u Furkan Alakmak’ın Drogba vari golüyle 1-0 mağlup etti. Sarı-kırmızılılar bu galibiyetle evinde oynadığı son iki maçta puan kaybederek kahrettiği taraftarının gönlünü aldı. Göztepe, aldığı üç puanla maç fazlasıyla lider Hatayspor’la olan puan farkını altıya indirirken, Pendikspor bu mağlubiyetle zirve yolunda büyük yara aldı. Gelin maçın beyaz cama yansımayan dakikalarına dönelim.
Türkiye'nin dört bir yanına kar yağarken, İzmir'e sadece soğuğu vuruyor. İzmir’de hava evden bakınca 20 derece, dışarı çıkınca 4 derece, gölgede durunca ise eksilerde. İzmir böyle bir şehir işte hep bir şeyler eksik. Karda kışta dışarıda olmak zorunda olan insan ve hayvan dostlarımızdan da yardımlarınızı esirgemeyin. Bu hafta sonu İzmir’de adeta spor şöleni var. Menüde üç futbol, iki voleybol ve bir basketbol maçı mevcut. Açılışı Göztepe-Pendikspor maçıyla yapmaya karar verdim. 63’e atlayıp Bornova’dan Alsancak Stadının yollarına düştüm.
“Herkes Unutur Göz-Göz Unutmaz”
Stada vardığımda, maç atmosferini pek hissedemedim ya da daha kalabalık bir topluluk beklediğim için hayal kırıklığına uğramış olabilirim. Biletimi alıp (açık 5, kapalı 15tl) turnikelerden geçtiğimde de bu hayal kırıklığının görseliyle karşılaştım. Tribünlerde koca koca boşluklar vardı. Bu sırada takımlarda sahaya çıkıyordu. Göztepe'nin siyah ağırlıklı formasını görünce şaşırdım. Son dönemde deplasmanda daha başarılı sonuçlar alan oyuncular, iç saha da giydikleri armalı formayla başarısız performans sergileyince totem yoluna gittiler sanırım. Bu şoku atlattıktan sonra Pendikspor sahaya çıktı. Göztepe taraftarı 2. Lig’ten o zamanki Bank Asya’ya çıkan takımın kaptanı olan İlhan Şahin’e sevgi gösterilerinde bulundu. İstiklal Marşından sonra takımlar yarı alanlarına dizildi. Bende Göztepe’nin atak yapacağı kısımın karşısında yerimi aldım. Bu sırada Kapalı tribünde Göztepeli bazı taraftarlar Fethiyespor’un “Yüce Atatürk” tişörtlerine “İnadına Atatürk” tişörtleriyle destek verdi.
Göztepe’de Revizyon
Her iki takımın sahaya dizilişlerini not ederken Göztepe’deki değişiklikler gözüme çarptı. Sarı-kırmızıların teknik direktörü Özgür Zengin geçen hafta Tarsus İdman Yurdu’na mağlup olan on birden Yavuz Eraydın, Hasan Türk, Volkan Özcan ve Fatih Yiğen’e şans vermezken onların yerine Egemen Gençalp, Tolga Çavdar, Ramazan Işık ve Sabutay Bayülken’i sahaya sürmüştü. Göztepe böylece sahaya 4-1-4-1 gibi diziliyordu. Pendikspor teknik direktörü Mehmet Alpaslan ise geçen hafta kendi sahalarında mağlup oldukları Kırklarelispor maçı kadrosundan sadece kaleyi Mehmet Cinpir’in yerine Yakup Bugun’e emanet etti. Onlarda sahaya 4-4-1-1 şeklinde diziliyordu.
“Mevlânâ mısınız be olm”
Maç Göztepe’nin vuruşuyla başladı. Orta saha mücadelesi şeklinde başlayan maç öylece devam etti. Bu dakikalarda Pendikspor Arif Çoban ile etkili olamaya çalıştı ancak sonuca gidemedi. Göztepe ilk dakikalarda oldukça silikti kaleye çekilen ilk şut 17. dakikadaydı o da kaleyi bulmadı. Bu dakikadan sonra yine sıkışık oyun devam etti. Maçın 30. dakikasında gözlerim bir an Pendikspor tribünlerine kaydı. İstanbul’dan gelen az sayıdaki taraftar balkon tribününde yuvarlak olmuş dönerek ve bağırarak marş söylüyorlardı. Bu durum Göztepe tribünlerinde gülücüklere ve “Mevlana mısınız be olm” cümlelerine neden oldu. Bu dakikalardan sonra sağ bekteki Ramazan’ın performansıyla birlikte Göztepe oyuna ağırlığını koymaya başladı. Sağ bekten gelerek iki orta yapan oyuncu ikisinde de Şaban Genişyürek’in kafasını buldu bu pozisyonlardan biri direkte patlarken diğeri az farkla auta çıktı. Bu arada dönen Pendiksporlu taraftarlar tişörtlerini çıkarmışlardı, onları görünce ben üşüdüm. 40. dakikadan sonra maç yine orta saha mücadelesine döndü ve ilk yarı 0-0 sonuçlandı.
Kendi taktiğini çizen oyuncu?
“Mevlânâ mısınız be olm”
Maç Göztepe’nin vuruşuyla başladı. Orta saha mücadelesi şeklinde başlayan maç öylece devam etti. Bu dakikalarda Pendikspor Arif Çoban ile etkili olamaya çalıştı ancak sonuca gidemedi. Göztepe ilk dakikalarda oldukça silikti kaleye çekilen ilk şut 17. dakikadaydı o da kaleyi bulmadı. Bu dakikadan sonra yine sıkışık oyun devam etti. Maçın 30. dakikasında gözlerim bir an Pendikspor tribünlerine kaydı. İstanbul’dan gelen az sayıdaki taraftar balkon tribününde yuvarlak olmuş dönerek ve bağırarak marş söylüyorlardı. Bu durum Göztepe tribünlerinde gülücüklere ve “Mevlana mısınız be olm” cümlelerine neden oldu. Bu dakikalardan sonra sağ bekteki Ramazan’ın performansıyla birlikte Göztepe oyuna ağırlığını koymaya başladı. Sağ bekten gelerek iki orta yapan oyuncu ikisinde de Şaban Genişyürek’in kafasını buldu bu pozisyonlardan biri direkte patlarken diğeri az farkla auta çıktı. Bu arada dönen Pendiksporlu taraftarlar tişörtlerini çıkarmışlardı, onları görünce ben üşüdüm. 40. dakikadan sonra maç yine orta saha mücadelesine döndü ve ilk yarı 0-0 sonuçlandı.
Kendi taktiğini çizen oyuncu?
Bu tatsız oyun taraftarlar arasında “Maça gelmezsin aklında kalır, gelirsin kanser olursun.” tarzı yorumlara neden oldu. Bir amca da “Kalecinin gözüne güneş geliyor, takımın bir tane doğru dürüst şutu yok, nasıl gol atacaksın.” dedi. Çokta haklı bence teknik direktörün verdiği taktiğin dışında oyuncu saha içerisindeki şartlara göre kendi oyununu şekillendirmeli. Tabi bu sırada devre arasında tribünleri eylemek için fransızca rap şarkıları çalınıyordu. “Tam bu ne arkadaş” diyecekken Prodigy’den “Smack My Bitch Up” çalınca lafımı geri aldım.

“Söyle İsyan Marşımızı”
Sabutay’ın yerine Fatih Yiğen’in girmesiyle ikinci yarı da başladı. Teknik direktör Özgür Zengin bu hamleyi neden yaptı pek anlayamadım. Göztepe bu devreye daha iyi başladı ve 49. dakikada Enes Kubat’ın sağdan ortaladığı topa Furkan Alakmak topuğuyla dokunarak, Drogba’nın Real Madrid’e attığı gole nazire yaptı. Böylece takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol hem oyuncuları hem de maç başından beri gergin olan taraftarları rahatlattı. Yenik duruma düşünce biraz daha açılan Pendikspor kalesinde daha çok pozisyon vermeye başladı. Bu pozisyonlarda Furkan ve Şaban başroldeydi ancak bir türlü ikinci gol gelmedi. Pendikspor’da ikinci yarı istediği oyunu ortaya koyamadı. İki takımda başka gol bulamayınca maç 1-0 Göztepe’nin üstünlüğüyle sona erdi. Son düdüğün gelmesiyle birlikte Göztepeli taraftarlar İsyan Marşıyla takımlarını bağırlarına bastı ve galibiyeti kutladı.
Göztepe geçen haftaki Tarsus İdman Yurdu mağlubiyetinin ardından çıktığı Pendikspor karşılaşmasında mutlak galibiyet hedefliyordu. Bu durum Pendiksporda da hakimdi keza onlarda geçen hafta sahalarında Kırklarelispor’a mağlup olmuştu. İki takımda da tek hedef geçen haftaki kayıpları telefi etmekti. Göztepe aldığı üç puanla hedefine ulaştı ve lider Hatayspor’un puan kaybetmesini beklemeye başladı. Pendikspor bu sonuçla zirve yarışında bir darbe daha aldı.
İki yarıda, iki farklı Göztepe
Bu hafta sahada iki farklı Göztepe vardı. İlk yarıda pozisyon üretemeyen ve kaleye gidemeyen takım, ikinci yarıda oyununu daha çok çeşitlendirmiş hem gol bulmuş hem de farkı açabileceği pozisyonlara girmişti. Fakat takım yine beklenilen oyunu sergileyemedi. Bunun nedenini tam olarak bilmiyorum ama Teknik direktör Özgür Zengin’de bu durumun farkında olacak ki ligin 16. haftasında 4-4-1-1 taktiğinden vazgeçip 4-1-4-1 taktiğine dönüyor. Umarım doğru yolu bir an önce bulur. Maçın Göztepe açısından yıldızı Furkan Alakmak’tı. Genç oyuncu sarı-kırmızılıların yaptığı her atakta rol oynadı. Ancak 70. Dakikadan sonra ayakta duracak hali yoktu. Ne zaman bayılacak acaba diye bekledim. Korkmayın bayılmadı. 1991’li oyuncunun bir an önce fizik kondisyonunu geliştirmesi gerek. Buna ek olarak kaleci Egemen Gençalp bana hiç güven vermiyor umarım Yavuz bir an önce sakatlıktan kurtulur.
“32 yaşındaki Duracell pili”
Pendikspor’a gelecek olursak İlhan Şahin önderliğinde sahaya dizilen oyuncu topluluğu maç içerisinde oyunu çirkinleştirmeden elinden geleni yaptı. Ben sağ bek Abdullah Yılmaz’ı beğendim. 32 yaşındaki oyuncu duracell pil gibi bir ileri bir geri koşturdu. Ama bu durum Göztepe’nin o kanadı daha etkin kullanmasına neden oldu. Burada da beklerin önceliğinin savunma mı yoksa hücum mu tartışmasına girebiliriz. Bence akıllı savun, dengeli hücum et prensibini uygulamaları lazım ancak bunu tam anlamıyla yapan oyuncular zaten üst liglerde oynuyor.
Tribünlerde geçen haftalara nazaran koca boşluklar göze çarpıyordu. Tarsus İdman Yurdu maçının hafta içi olması sebebiyle o boşlukları pek ciddiye almamıştım. Ancak Cumartesi günü oynanan maçta da tribünlerde 2 bin 701 kişi vardı. Bu haftayı da taraftarın sevgiliye biraz kırıldığını varsayarak geçiştirelim. Fakat en yakın iç saha maçı yaklaşık bir ay sonra, en azından ilk devrenin kapanışının bu şekilde olmaması gerekiyordu.
Göztepe, aldığı bu galibiyetle puanını 29’a çıkararak maç fazlasıyla ikinci sıraya yükseldi ve lider Hatayspor’la puan farkını altıya indirdi. Pendikspor ise bu puan kaybıyla 24 puanda kalarak beşinci basamakta yer bulabildi. Göztepe haftaya deplasmanda Turgutluspor’a konuk olurken, Pendikspor da evinde Tarsus İdman Yurdu’nu ağırlayacak.
“Söyle İsyan Marşımızı”
Sabutay’ın yerine Fatih Yiğen’in girmesiyle ikinci yarı da başladı. Teknik direktör Özgür Zengin bu hamleyi neden yaptı pek anlayamadım. Göztepe bu devreye daha iyi başladı ve 49. dakikada Enes Kubat’ın sağdan ortaladığı topa Furkan Alakmak topuğuyla dokunarak, Drogba’nın Real Madrid’e attığı gole nazire yaptı. Böylece takımını 1-0 öne geçirdi. Bu gol hem oyuncuları hem de maç başından beri gergin olan taraftarları rahatlattı. Yenik duruma düşünce biraz daha açılan Pendikspor kalesinde daha çok pozisyon vermeye başladı. Bu pozisyonlarda Furkan ve Şaban başroldeydi ancak bir türlü ikinci gol gelmedi. Pendikspor’da ikinci yarı istediği oyunu ortaya koyamadı. İki takımda başka gol bulamayınca maç 1-0 Göztepe’nin üstünlüğüyle sona erdi. Son düdüğün gelmesiyle birlikte Göztepeli taraftarlar İsyan Marşıyla takımlarını bağırlarına bastı ve galibiyeti kutladı.
İki yarıda, iki farklı Göztepe
Bu hafta sahada iki farklı Göztepe vardı. İlk yarıda pozisyon üretemeyen ve kaleye gidemeyen takım, ikinci yarıda oyununu daha çok çeşitlendirmiş hem gol bulmuş hem de farkı açabileceği pozisyonlara girmişti. Fakat takım yine beklenilen oyunu sergileyemedi. Bunun nedenini tam olarak bilmiyorum ama Teknik direktör Özgür Zengin’de bu durumun farkında olacak ki ligin 16. haftasında 4-4-1-1 taktiğinden vazgeçip 4-1-4-1 taktiğine dönüyor. Umarım doğru yolu bir an önce bulur. Maçın Göztepe açısından yıldızı Furkan Alakmak’tı. Genç oyuncu sarı-kırmızılıların yaptığı her atakta rol oynadı. Ancak 70. Dakikadan sonra ayakta duracak hali yoktu. Ne zaman bayılacak acaba diye bekledim. Korkmayın bayılmadı. 1991’li oyuncunun bir an önce fizik kondisyonunu geliştirmesi gerek. Buna ek olarak kaleci Egemen Gençalp bana hiç güven vermiyor umarım Yavuz bir an önce sakatlıktan kurtulur.
“32 yaşındaki Duracell pili”
Pendikspor’a gelecek olursak İlhan Şahin önderliğinde sahaya dizilen oyuncu topluluğu maç içerisinde oyunu çirkinleştirmeden elinden geleni yaptı. Ben sağ bek Abdullah Yılmaz’ı beğendim. 32 yaşındaki oyuncu duracell pil gibi bir ileri bir geri koşturdu. Ama bu durum Göztepe’nin o kanadı daha etkin kullanmasına neden oldu. Burada da beklerin önceliğinin savunma mı yoksa hücum mu tartışmasına girebiliriz. Bence akıllı savun, dengeli hücum et prensibini uygulamaları lazım ancak bunu tam anlamıyla yapan oyuncular zaten üst liglerde oynuyor.
Tribünlerde geçen haftalara nazaran koca boşluklar göze çarpıyordu. Tarsus İdman Yurdu maçının hafta içi olması sebebiyle o boşlukları pek ciddiye almamıştım. Ancak Cumartesi günü oynanan maçta da tribünlerde 2 bin 701 kişi vardı. Bu haftayı da taraftarın sevgiliye biraz kırıldığını varsayarak geçiştirelim. Fakat en yakın iç saha maçı yaklaşık bir ay sonra, en azından ilk devrenin kapanışının bu şekilde olmaması gerekiyordu.
Göztepe, aldığı bu galibiyetle puanını 29’a çıkararak maç fazlasıyla ikinci sıraya yükseldi ve lider Hatayspor’la puan farkını altıya indirdi. Pendikspor ise bu puan kaybıyla 24 puanda kalarak beşinci basamakta yer bulabildi. Göztepe haftaya deplasmanda Turgutluspor’a konuk olurken, Pendikspor da evinde Tarsus İdman Yurdu’nu ağırlayacak.


Yorumlar
Yorum Gönder