2007 | Milan - Liverpool

Futbolun hızla endüstriyelleşmesi ve havuzdaki paranın giderek büyümesi sonucunda bu güzel oyunun da yan etkileri gün geçtikçe ortaya çıkmaya başlamıştı. Doping, bahis ve şike skandallarını yan etkilerin ilk üç sırası olarak sayabiliriz. Marsilya’nın 1992-93 sezonunda karıştığı doping ve şike skandalı yaşanacak diğer olayların habercisi gibiydi. O günlerin üzerinden kısa bir süre geçmişti ki, şike skandalı bu kez de İtalya topraklarında gün yüzüne çıktı. 2006 yılı da oyun tarihindeki kötü alışkanlıkların tüm çıplaklığıyla sergilendiği dönemlerden biriydi. 2005-2006 sezonunun ardından Juventus Genel Direktörü Luciano Moggi ile İtalya Futbol Federasyonu Hakem Kurulu üyesi Pierluigi Pairetto arasındaki telefon konuşmalarının basına sızmasıyla birlikte “Temiz Eller(Calciopoli)” operasyonu başladı. İtalya Birinci Futbol Ligi (Serie A) 2004-2005 sezonundaki 19 maçın incelemeye alındığı operasyon sonucunda aralarında kulüp yöneticileri, hakemler, federasyon görevlileri ve bir gazetecinin de bulunduğu 41 kişi gözaltına alındı. Şike skandalına adı karışan İtalya Futbol Federasyonu Başkanı Franco Carraro ve Asbaşkan Innocenzo Mazzini ile Juventus Kulübü yönetim kurulu yaşananların ardından istifa etti.

Şike skandalıyla ilgili sportif yargılamanın sonucunda, Juventus’un Serie B’ye düşürülmesine ayrıca Zebralar’ın 2004-2005 ve 2005-2006 şampiyonluklarının geçersiz sayılmasına ve gelecek sezona -9 puan ile başlamasına karar verildi. Ayrıca 2005-06 sezonunda Lazio,Fiorentina ve Milan kulübünün 30 puanının silinmesine ve gelecek sezona Fiorentina’nın -15, Reggina’nın -11, Milan’ın -8, Lazio’nun -3 ve Siena’nın -1 puan ile başlaması kararlaştırıldı. Bu kararların ardından İtalya Futbol Federasyonu, Inter Milan’ı 2005-2006 sezonunun şampiyonu ilan etti. 2006-2007 sezonunda Juventus ve Fiorentina’nın Şampiyonlar Ligi’ne, Lazio’nun da UEFA Avrupa Ligi’ne katılma hakları el değiştirdi. Bu takımlar yerine Inter, Roma, Chievo ve Milan Şampiyonlar Ligi’ne, Palermo, Livorno ve Parma UEFA Kupası’na gitti. İlk etapta 2006-07 sezonunda Şampiyonlar Ligi’nden ihraç edilen Milan daha sonra organizasyona geri alındı.

Spor Toto Süper Lig’i ilk sırada bitiren Galatasaray’ın 3. ön elemeden, ikinci olan Fenerbahçe’nin ise 2. ön elmeden katıldığı 2006-2007 sezonu Şampiyonlar Ligi bu skandalların ışığında başladı. Fenerbahçe ikinci ön eleme turunda B36 Tórshavn’ı 4-0 ve 5-0’lık farklı galibiyetler sonucunda eledi. Üçüncü ön eleme turunda rakip ülkemizin yakından tanıdığı Dinamo Kiev’di. Ukrayna ekibine ilk maçta 3-1 yenilen sarı lacivertliler, kendi sahasında da rakibiyle 2-2 berabere kalınca Şampiyonlar Ligi’ne erken veda edip, UEFA Kupası’nın yolunu tuttu. Diğer temsilcimiz Galatasaray’ın 3. ön eleme turundaki rakibi FK Mladá Boleslav’dı. Sarı-kırmızılılar Çek Cumhuriyeti temsilcisini Ali Sami Yende Arda Turan’ın iki gol atarak yıldızlaştığı maçta 5-2’lik skorla geçti. Rövanşta alınan 1-1’lik beraberlikle birlikte Şampiyonlar Ligi gruplarına kalmaya hak kazandı. 32 takımın katıldığı organizasyonda temsilcimiz, C grubunda İngiltere’den Liverpool, Hollanda’danPSV Eindhoven ve Fransa’dan Bordeaux ile eşleşti. Sarı-kırmızılılar, grup karşılaşmaları sonucunda bir galibiyet, bir beraberlik ve dört mağlubiyetle dört puan toplayarak grubu lider Liverpool’un dokuz puan gerisinde son sırada tamamladı ve turnuvaya veda etti. Gruplarında ilk iki sırayı alan 16 takımın mücadelesiyle devam eden organizasyonda Manchester United, Milan, Chelsea ve Liverpool yarı finalin basamaklarını oluşturdu. Bu dört takımdan Milan ve Liverpool 2005 yılında olduğu gibi 17 Mayıs 2007’de Atina Olimpiyat Stadı’nda aynı kupa için tekrar karşı karşıya geleceklerdi.

MİLAN
Carlo Ancelotti, 2001 yılında Fatih Terim’den aldığı devraldığı teknik direktörlük koltuğunda sekiz sezon oturdu. Görevde olduğu süreçte İtalya lig ve kupa şampiyonluğu, Şampiyonlar Ligi veSüper Kupa şampiyonluğu gibi birçok başarıya imza atan İtalyan hoca, en zor dönemini kuşkusuz 2006-2007 sezonunda yaşadı. Şike skandalıyla çalkalanan Milano kulübü en büyük hasarı alan takımlar arasındaydı. Fakat kulübün başında bu süreci iyi yöneten bir teknik adam vardı. 2006 sezonu transfer döneminde 42 milyon euro’ya Chelsea’ye satılan Andriy Shevchenko dahil 19 oyuncu ile yollar ayrıldı. Kadroda var olan ve Milan’la özdeşleşmiş Kaka, Maldini, Nesta, Seedorf, Gattuso ve Inzaghi gibi oyunculara ek olarak 16 transfer yapıldı. Bunlardan en çok dikkat çekenleri Real Betis’ten 17 milyon euro’ya kadroya katılan Ricardo Oliveira ve Rennes’ten 3 milyon euro’ya alınan Yoann Gourcuff’tu. Bu transferlere ek olarak, devre arasında Lazio’dan 7.7 milyon euro’ya Massimo Oddo, Real Madrid’ten 7.5 milyon euro’ya Ronaldo ve Racing Club’tan 2 milyon euro’ya alınan Leandro Grimi kadroyu kuvvetlendiren isimler oldu.

Milan, 2005-2006 sezonunda ligde 88 puan toplamıştı ancak şike davaları sonucunda 30 puanı silinerek ligi 58 puanla 3. sırada bitirdi. Böylece Şampiyonlar Ligi’ne 3. ön eleme turundan katıldı. Bu turda rakip Sırpların lokomotif takımı Kızıl Yıldız’dı. İtalyan ekibi Kızıl Yıldız’ı ilk maçta 1-0 ikinci maçta da 2-1 yenerek Şampiyonlar Ligi gruplarına katılmaya hak kazandı. 2006-2007 sezonunda Seri A’ya -8 puanla başlayan ve lige iyi bir başlangıç yapamayan Milan, Şampiyonlar Ligi’nde tam tersi bir grafik çiziyordu. İtalyan temsilcisi, H grubunda Fransa’dan Lille, Yunanistan’dan AEK ve Belçika topraklarından Anderlecht ile eşleşti. Milan, oynanan altı karşılaşma sonucunda üç galibiyet, bir beraberlik ve iki mağlubiyetle 10 puan toplayarak grubu Lille’ın bir puan önünde lider tamamladı. Gruptan çıktıktan sonra Celtic ile karşılaşan kırmızı-siyahlılar, ilk maçta deplasmandan 0-0’lık beraberlikle döndü. Evinde oynadığı rövanş maçında da skoru değiştirebilen olmamıştı. Uzatmalara giden mücadelede Kaka 93. dakikada attığı golle maçı Milano temsilcisinin lehine döndürdü. Karşılaşmada başka gol olmayınca Milan maçı 1-0 kazanarak Celtic’i kupanın dışına itti. Çeyrek finalde rakip Alman panzeri Bayern Munih’ti. San Siro’da oynanan ilk karşılaşma 2-2 sonuçlandı. Milan deplasmanda oynanan karşılaşmada Seedorf ve Inzaghi’nin golleriyle yarı finale ulaşmayı başardı. Final için artık tek engel kalmıştı; o da Manchester United’tı. İlk karşılaşmada Rooney’in iki ve Ronaldo’nun gollerine Kaka’nın iki golüyle karşılık veren Milan, Old Trafford’tan 3-2’lik mağlubiyetle ayrıldı. Rövanş karşılaşmasında sahada bambaşka bir Milan vardı. Bunu skora da yansıtan Milano ekibi, Kaka, Seedorf ve Gilardinho ile rakibini 3-0 yenerek finale adını yazdırdı.

LİVERPOOL
2004 yılında Gerard Houllier’in yerine göreve getirilen Rafael Benitez, altı sezon Liverpool’un başında kaldı. Benitez bu süreçte ligde başarılı bir grafik sergileyemese de Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ve lig kupasıyla Liverpool’un müzesine yeni kupalar kazandırmayı başardı. Başka bir deyişle Liverpool ligde istediği tempoyu yakalayamasa da, Avrupa kupalarında yaptıklarıyla taraftarın gönlünü alıyordu. 2006 sezonunda ligi 3. bitiren Liverpool, sezon sonunda 16 oyuncuyla yollarını ayırdı. Liverpool en karlı satışları Chris Kirkland’ı 3.5 milyon euro’ya Wigan Atletic’e, Fernando Morientes’i 3 milyon euro’ya Valencia’ya satarak yaptı. Benitez kadroda bulunan Gerrard, Zenden, Riise, Agger, Carragher ve Alonso’ya ek olarak kadroyu 10 oyuncuyla güçlendirdi. Bunlardan en çok dikkat çekenleri Feyenoord’tan 9 milyon euro’ya kadroya katılan Dirk Kuyt, Birmingham City’den 6.7 milyon euro’ya alınan Jermaine Pennant ve Blackburn Rovers’tan 6 milyon euro’ya renklere bağlanan Craig Bellamy’di.

2005-2006 sezonunda 82 puanla Chelsea ve Manchester United’ın ardından üçüncü sırayı alan Liverpool, ertesi sezon Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edebilmek için kupaya 3. ön eleme turundan başlamak zorundaydı. Liverpool’un bu turdaki rakibi İsrail ekibi Maccabi Haifa’ydı. Rakibini ilk maçta Anfield Road’ta 2-1 ile geçen Liverpool, deplasmandan da 1-1 beraberlikle dönünce Şampiyonlar Ligi’nde gruplara kalmaya hak kazandı. Ligde erken sayılabilecek tarihlerde yine Manchester United ve Chelsea’nın arkasında kalarak hayal kırıklığı yaratan Liverpool, Şampiyonlar Ligi’nde yoluna dolu dizgin devam ediyordu. Liverpool, C grubunda temsilcimiz Galatasaray, Hollanda’dan PSV Eindhoven ve Fransa’dan Bordeaux ile eşleşti. İngiltere temsilcisi grubu aldığı dört galibiyet, bir beraberlik ve bir mağlubiyetle 13 puan toplayarak Psv Eindoven’ın üç puan önünde lider tamamladı. Bir sonraki aşamada önünde Barcelona engeli vardı. Liverpool deplasmanda Deco’nun golüne Riise ve Bellamy’nin golleriyle karşılık vererek karşılaşmadan 2-1 galip ayrıldı. İngiltere’ye büyük avantajla dönen Liverpool rövanş karşılaşmasında Gudjohnsen’in golüne engel olamadı ve sahadan 1-0 mağlup ayrıldı. Liverpool bu mağlubiyete rağmen deplasmanda fazla gol atan taraf olduğu için çeyrek finale çıkmayı başardı. Çeyrek finalde rakip gruptaki eski dost PSV Eindhoven’dı. Bu aşamada çok zorlanmayan Liverpool, rakibini deplasmanda 3-0, rövanşta da 1-0 yenerek adını yarı finale yazdırdı. Final öncesi tek engel yine yabancı olmadıkları Chelsea’ydi. Liverpool ilk maçta Stamford Bridge’de Chelsea’ye 1-0 yenildi. Bu dezavnatajlı skoru evinde Agger’in golüyle dengeleyen Liverpool, karşılaşmayı önce uzatmaya ardından penaltılara götürdü. Penaltılarda rakibine 4-2’lik üstünlük kuran Liverpool finale çıkmayı başardı. Liverpool hem Chelsea’yi yenerek ligdeki farkın hesabını sordu hem de iki yıl aradan sonra yine kupanın bir kulbundan tuttu.


FİNAL
Carlo Ancelotti’nin Milan’ı ile Rafael Benitez’in Liverpool’u, 2005 sezonu sonunda Şampiyonlar Ligi finalinde olduğu gibi 2007’de de karşı karşıyaydı. Liverpool İtalyanları tekrar alt etmek isterken, İtalyanlar da kupaya bir kez daha bu kadar yaklaşmışken bir kayıp daha yaşamak istemiyorlardı. Atina Olimpiyat Stadı’nda 74 bin kişinin önünde Hakem Herbert Fandel’in düdüğüyle, Liverpool’lu oyuncuların vuruşuyla maç başladı. İlk dakikalar iki takımın da birbirini tartmasıyla geçildi. Dakikalar 10’u gösterdiğinde Seedorf’un geri pasında Jankulovski topun kontrolünü sağlayamadı. Topu kapan Jermain Pennant, Kuyt ile verkaça girdi sonrasında kaleye sert ve düzgün vurdu ancak Dida topu kornere çelmeyi başardı. Böylece maçta Liverpool’un kaleyi bulan ilk şutu istatistiklerdeki yerini aldı. Bu dakikalarda Liverpool topun kontrolünü daha çok elinde bulunduran taraf oldu. Milan, daha çok rakibi yarı alanına çekip kontra ataklarla ve ara paslarıyla ilerde bulunan Inzaghi’den faydalanmak istiyordu. İtalyan temsilcisinin kaleyi bulan ilk şutu da 16. dakikada Kaka’nın uzaktan şutuyla gerçekleşti ancak Reina kalesinde dikkatliydi. Liverpool ilk yarının ortalarında Pennant’ın önderliğinde oyunun kontrolünü ele geçirmişti. Orta sahada Alonso’nun kaptığı topla başlayan atakta, Pennant topu içeriye ortaladı. Zenden kafayla topu Kuyt’a indirmek istedi ancak defans araya girdi. Oluşan karambolde topu önünde bulan Zenden topu kaleye nişanladı defanstan seken top bu kez Alonso’nun önüne doğru yuvarlandı, gelişine vuran İspanyol oyuncu topu az farkla auta gönderdi. 35. dakikada Liverpool rakip sahada yaptığı baskıyla topu Pennant’la kazandı ve vakit kaybetmeden Gerrard’a aktardı. Gerard’ta aynı şekilde ceza sahasındaki Kuyt’ı gördü. Müsait pozisyondaki Hollandalı sert vurdu ancak top defansta takıldı. İlk devre böyle bitecek derken, Alonso ceza sahasının hemen dışında Kaka’yı düşürdü ve İtalyan ekibi frikik kazandı. Pirlo’nun kullandığı serbest vuruş barajı geçip kaleci Reina’nın kucağına gideceği sanılırken, top Inzaghi’ye çarpıp yön değiştirerek, ağlarla buluştu. Liverpool’un kontrolünde geçen ilk devrede Milan son dakika golüyle devreyi 1-0 önde kapadı. Devrenin öne çıkan isimleri Liverpool’dan Pennant, Milan’dan Nesta’ydı.

İkinci yarıda da roller değişmemişti. Milan topun arkasına geçip kontra atak düzenini devam ettirirken, Liverpool gol yemenin verdiği hararetle hücum bölgesinde daha cesur davranıyordu. 59’da Zenden yerini Harry Kewell’a bıraktı. Bununla beraber Liverpool bu dakikadan sonra sol kanadı daha çok kullanmaya başladı. 62. dakikada Gattuso’nun hatalı pasında araya giren Gerrard, süratiyle Nesta’nın yanından süzüldü ve kaleciyle karşı karşıya kaldı. Sağ ayağıyla plasesini yaptı ancak Dida’yı geçemedi. Oyunun temposunun yükseldiği dakikalarda sazı eline alan Kaka, tempoyu Milano ekibinin istediği düşük seviyeye getirdi. Bu süreçte Liverpool, Riise ve Gerrard’la kaleyi uzaktan yokladı ama etkili olamadı. 77 dakikada Rafael Benitez tüm riskleri almak adına Mashcerano’yu çıkarıp yerine Peter Crouch’u sahaya sürdü. Bu hamleye karşılık Ancelotti de Jankulovski’nin yerine Kaladze’yi oyuna aldı. Maçta dakikalar 82’yi gösteriyordu. Milan oyunu soğutmak için orta sahada kısa paslar yaparak Liverpool’u üzerine çekmeye çalışıyordu. Kaka bu seri paslaşmalar sonucunda topu çizgi halinde bulunan Liverpool defansının arasına yuvarladı. Topla buluşan Inzaghi topu Reina’nın koltuk altından geçirerek farkı ikiye çıkardı. Böylece İtalyan temsilcisi maçın başından beri yokladığı ara pas organizasyonunda başarıya ulaşmış oldu. Liverpool bu golle beraber yıkılsa da, mücadeleden vazgeçmedi. Golden üç dakika sonra, Gerrard topu ileri doğru şişirdi hava topu mücadelesinden galip çıkan Peter Crouch önünde kalan topu kaleye gönderdi. Dida topu parmaklarının ucuyla kornere çelmeyi başardı. 87’de Benitez, son kozu olan Arbeloa’yı Steve Finnan’ın yerine oyuna aldı. Ancelotti bu değişikliğe biraz da zaman geçirme bahanesiyle Inzaghi’nin yerine Gilardinho’yu alarak cevap verdi. 88. dakikada Pennant’ın kullandığı köşe vuruşunda top ön direkte bulunan Agger ve Maldini ikilisinden sekti ve Kuyt’a kadar uzandı. Kuyt da bu fırsatı düzgün bir kafa vuruşu ile gole çevirerek, farkı 1’e indirdi. Maçın son dakikalarında 99’daki Manchester United mucizesi tekerrür eder mi diye düşündük ancak son dakikalarda Milan skoru korumayı başardı ve kupaya uzandı.

Şike skandalıyla sarsılarak son anda Şampiyonlar Ligi organizasyonunda yer alması kararlaştırılan Milan basamakları birer birer çıkarak 2005'te kupayı hediye ettiği Liverpool’la iki yıl sonra hesabı kapattı. Böylece Milano ekibi 2003 yılındaki başarısını yinelemiş oldu. Liverpool, kupayı tekrar kazanarak ligdeki kötü performansını yine unutturmak istiyordu ancak bu kez başarılı olamadı. Milan’ın turnuva boyunca hücum bölgesinde tutunmasını sağlayan, tüm ataklarda bir şekilde izi bulunan Kaka, attığı 10 golle turnuvanın gol kralı olarak çifte kavrulmuş bir şampiyonluk yaşadı.

Yorumlar