Spor Toto 3. Lig 1. Grup’un 3. haftasında lider Altay, Buca
Arena’da Tekirdağspor’u konuk etti. Siyah-beyazlılar çuvalla gol, bir de Murat
Uluç’un ayağından penaltı kaçırdığı karşılaşmada Tekirdağspor ile 1-1 berabere
kaldı. Gelin bu karşılaşmayı tribün gözüyle tekrar yaşayalım, ben de böylece
iki yılı aşkın sürenin ardından sahalara dönmüş olurum.
Yedek Kulübesi’ne en son yazıyı 23 Mayıs 2014’te yazmışım. Neden bu kadar ara verdin sorusunun cevabı “iş-güç”. En büyük sebeplerinden birisi ise spor medyasını bırakıp, dijital reklamcılık yoluna girmem. Ancak bayram tatilinde hazır İzmir’deyken ve şehirde bir maç varken sahalara dönmek güzel olur diye düşündüm. Bu düşünceyi İstanbul’da da ara ara maçlara gidip atmosferi aktararak sürdümeyi planlıyorum. Tabii bunu ne kadar hayata geçiririm bilemem. Neyse uzatmadan maça geçiyim.
| Eskişehir Scout Görevlileri ve Biz. :) |
“Olm Yanlış Stat’tayız”
Günlerden 17 Eylül, İzmir’deyim. İstanbul’a dönüş için son saatler. Gazeteyi karıştırırken Altay’ın Tekirdağspor ile maçı olduğunu gördüm. Maça gitmek için zaman kaybetmeden İzmir’deki birkaç arkadaşımı aradım. (sonuç olarak maç izlemek tek başına çok yavan bir eylem.) Tolga çağrıma olumlu yanıt verdi ve iki arkadaş düştük yollara ve maçın oynanacağını zannettiğimiz Buca İlçe Stadı’na geldik. Tamam biraz erken gelmiştik ama stat çevresinde kimsecikler yoktu. Stada girdik, dolandık. Top bulsak orta, kafa, gol oynayacağız düşünün ortam o kadar müsait. Bizden hemen sonra iki tane orta yaşlı amca “maç burada oynanmayacak mı ya” diyerek hikayemize dahil oldu ve biz o artık 4 kişiydik.
Günlerden 17 Eylül, İzmir’deyim. İstanbul’a dönüş için son saatler. Gazeteyi karıştırırken Altay’ın Tekirdağspor ile maçı olduğunu gördüm. Maça gitmek için zaman kaybetmeden İzmir’deki birkaç arkadaşımı aradım. (sonuç olarak maç izlemek tek başına çok yavan bir eylem.) Tolga çağrıma olumlu yanıt verdi ve iki arkadaş düştük yollara ve maçın oynanacağını zannettiğimiz Buca İlçe Stadı’na geldik. Tamam biraz erken gelmiştik ama stat çevresinde kimsecikler yoktu. Stada girdik, dolandık. Top bulsak orta, kafa, gol oynayacağız düşünün ortam o kadar müsait. Bizden hemen sonra iki tane orta yaşlı amca “maç burada oynanmayacak mı ya” diyerek hikayemize dahil oldu ve biz o artık 4 kişiydik.
“Biz Scout’uz Furkan
Deniz’i izlemeye geldik.”
Apar topar araştırmalardan sonra Buca İlçe Stadı’nın zemin
bakımı nedeniyle maçın Buca Arena’ya alındığını öğrendik. Ancak artık nur topu gibi
bir sorunumuz olmuştu. Eski Buca Stadı’ndan Buca Arena’ya nasıl gidecektik? Amcalar “hadi biz Kütahya’dan geldik bilmiyoruz, siz İzmirlisiniz nasıl
bilmiyorsunuz?” dedi. Amca haklıydı. Biz otobüs ya da dolmuş bakınırken amcalar yine “bizde
araba var siz yolu gösterin yeter!” diyerek imdada yetişti. Hemen teknolojinin nimetlerinden
faydalanıp yol güzergahını ayarladık. Tabii yolculuk sohbetsiz olmazdı, "eee gençler necisiniz" dedi amcalardan biri anlattık kendimizi. Biz de "Hangi takımlısınız, Kütahya’dan
ne için geldiniz" diye sorduk. “Biz Eskişehirspor’luyuz, Eskişehirspor’un
scoutlarındanız laf aramızda Furkan Deniz’i izlemeye geldik.” dedi. Sonrasında sohbeti tabii ki “ne olacak bu İzmir takımlarının hali” cümlesini söylerken buldum ve sohbetimiz o şekilde devam etti. Stat gözükmüştü, ilk
engeli aşmıştık. Amcaları protokoİ
tribününe yolcu ettik. Biz de bilet kuyruğuna girdik.
| Sıraya bile giremiyoruz iyi mi! |
Tribünde Madmax’in
Davulcusu Var
İkinci engel, bilet kuyruğu. Yıllardır çözemediğimiz
bir kuyruk ahlaksızlığımız var. Kuyrukların önlerinde hep bir çoğalma olur ya, işte o çoğalma sebebiyle sen hep biletini yarım saat geç alırsın ya. Yine her zamanki gibi o öbek ön
taraftaydı ve biz yine biletimizi yarım saat geç almıştık. Yakıcı güneş de cabası.
Neyse bu engeli de aştık. Stada girdğimizde bizi bir davul sesi karşıladı, Tribündeki davulcu Mad
Max’teki davulcular gibi çalıyordu. :) Davulcu öyle bir çalıyor
ki “ben futbol sevmem, tribün kültürü ne arkadaş?” diyen insanın içine kelebekler
doldurur, laylay çektirir. İşte bu esnada futbolcuların tribüne çağrılıp “oley,
oley, oleeyyy” çektirilerek, oyunculara cesaret yüklemenin vakti gelmişti. Oyuncular birer birer tribünlere çağrıldı tüm tribün ve takım tek yürek oldu. Karşılaşma hakemin düdüğüyle
de maç başladı. :)
| Buraya Buraya Büyük Altay Buraya... |
“Atamayana Atarlar”
Maç başlar başlamaz Murat Uluç’un topu alıp sağdan drippling
yapıp, ardından topu içeri çevirerek Hüsamettin’e al da at demesi bir olmuştu. Altay maçın hemen başında skor avantajını ele
geçirmişti. Tribünde de yüzler gülerken, siyah-beyazlıların fırtınası da devam
ediyordu. Murat Uluç, Furkan Deniz, Halil Yılmaz derken hakem 13. dakikada penaltı
noktasını gösterdi. Murat Uluç maalesef penaltıyı gole çeviremedi. İlk yarı bu
skorla tamamlandı. Devre arasında hemen Altay’ın atak yapacağı kalenin olduğu
tribünlere doğru kaydık. Takım iyi top oynuyordu ama futbolda çok fazla
pozisyon kaçırmak hayra alamet değildi. İlk yarı boyunca oyunun hakimiyetini elinde bulunduran Altay, ikinci yarıya biraz rolanti başladı. Tekirdağspor’da ilk
yarıdaki şoku üzerinden atmış gibiydi ki Rıza Şen 68. dakikada ceza sahasından
zıpkın gibi vurdu ve skora denge geldi. Golden sonra doldur boşaltlarla, verkaçlarla ve karambollerle birkaç net fırsat yakalayan siyah-beyazlılar bunları
değerlendiremeyince bir puanla yetinmiş oldu.
“Pivot Santrafor nasıl olmalı?”
Karşılaşmada dikkat çeken oyuncuları yazmak gerekirse. Altay’da en tepeye Murat
Uluç’u yazarım. Bu maçta bir pivot santroforun nasıl oynaması gerektiğini gösterdi.
Uluç hem hava toplarında hem de sağ ve sol kanada deplase olarak orta
sahadan gelen arkadaşlarına pozisyon hazırlama konusunda oldukça etkiliydi. Tekirdağspor’da da golün de sahibi olan Rıza
Şen dikkatimi çeken bir diğer oyuncuydu. Mahallenin ayağına en çok top yakışan
abisi gibiydi, tüm maç boyunca topun kıymetini bildi ve arkadaşlarıyla paylaştı.
Scout abilerimizin izlediği Furkan Deniz’in maç performansı da fena sayılmazdı.
Furkan’ın ayağı iyi, sürati yerinde, futbolu da biliyor ancak fizik güç olarak
biraz eksiklikleri var. Bunu giderdiği taktirde üst liglerin aranan kanat
oyuncularından olabilir. Bir de Altay’ın sağ beki Necdet Kaba’yı beğendim fizik
gücü, devamlılığı ve yaptığı bindirmeler bu ligin üstünde. Scout abilerimiz daha iyi bilir tabii.
| Eve Dönüş... |
Kenetlenme Başarıyı Getirecektir
Altay için genel bir değerlendirme yapmak gerekirse. Yıllardan beri ben böyle kenetlenmiş bir Altay görmemiştim. Karşılaşmadan bir puanla bile ayrılsa bu takım bana ümit verdi. Ancak bu maçın son 20 dakikasında gördüğüm bir nokta var. Şeytanın avuktlığını yapmak gerekirse, takım tecrübesiz ve son dakikalar yaklaştıkça, seyircilerden homurdanmalar arttıkça ayaklar titremeye başlıyor. Bu konuya örnek olarak son 10 dakikada sol bek Yiğit Yöney’in bir tane net pozisyonu, iki tane de basit ortayı içeriye kesememesi gösterilebilir. Bunlar olacak ama teknik ekibin bu işe biraz eğilmesi şart. 12 yıl sonra yuvaya dönen 32 yaşındaki İbrahim Akın, sezon boyunca bu hastalığa çare olabilir. Umarım olur.
Altay için genel bir değerlendirme yapmak gerekirse. Yıllardan beri ben böyle kenetlenmiş bir Altay görmemiştim. Karşılaşmadan bir puanla bile ayrılsa bu takım bana ümit verdi. Ancak bu maçın son 20 dakikasında gördüğüm bir nokta var. Şeytanın avuktlığını yapmak gerekirse, takım tecrübesiz ve son dakikalar yaklaştıkça, seyircilerden homurdanmalar arttıkça ayaklar titremeye başlıyor. Bu konuya örnek olarak son 10 dakikada sol bek Yiğit Yöney’in bir tane net pozisyonu, iki tane de basit ortayı içeriye kesememesi gösterilebilir. Bunlar olacak ama teknik ekibin bu işe biraz eğilmesi şart. 12 yıl sonra yuvaya dönen 32 yaşındaki İbrahim Akın, sezon boyunca bu hastalığa çare olabilir. Umarım olur.

Yorumlar
Yorum Gönder