Pınar Karşıyaka Evinde Kral

Spor Toto Basketbol Ligi'nin 12. haftasında Pınar Karşıyaka sahasında Galatasaray Odeabank’ı konuk etti. Yeşil-kırmızılılar baştan sona tansiyonu bir an olsun düşmeyen karşılaşmayı  Mike Green ve DaJuan Summers’ın etkili oyunuyla 78-72 kazanmasını bildi. Şimdi hem teknik konulara fazla girmeden karşılaşmayı tekrar yaşayalım hem de uzun zaman sonra gittiğim bir basketbol maçından izlenimlerimi aktarayım.

Bugünlerde işsiz olduğum için zaman kullanımı konusunda çalışan kesimden daha rahatım. Uyuyup, uyanıp tekrar uyumak diye bir şey var mesela boş zamanınızda kesin deneyin müthiş bir duygu. İstediğim zaman çıkıp dolanıp, üşüyüp eve geri dönüyorum. Bunun dışında istediğim yere saçma saat ve günlerde gidebiliyorum. Şöyle ki Salı öğlen saatlerinde uçak bileti alıp, Perşembe öğleden sonra şehre dönebiliyorum. Saçma saatler olduğu için de bilet fiyatları falan oldukça uygun.(Bu seyahatlerim için henüz bir havayolu şirketi ile anlaşmadığım için marka adı söylemiyorum. :) ) Neyse Aralık ayında yaptığım birkaç iş görüşmesi ciddiye bindiği için dedim ki şimdi Ocak ayında işe başlarım bir daha İzmir’e gitmem sıkıntılı olur. Ben en iyisi bi’ İzmir’e gideyim. (Bu arada Ocak ayında yeni işe başlıyorum, bi’ hayırlı olsun favınızı alırım. Pardon ya twitter’daydı o!)

Haftanın Maçı
Bu ani kararın ardından cumartesi gecesi İzmir’e gittim. Pazar sabahı aile saadet derken günün devamında ya Alsancak’ta son dönemin “moda” 3. nesil kahvecilerinden birinde çürüyecektik ya da Kordon veya Alsancak’ın diğer sokaklarında bulunan mekanlarında bira ‘pattes’e düşecektik. Neyse kafada bunları kurarken Mustafa ile konuştuk olm futbolda devre arası olmasaydı maça giderdik neğzel der demez aklımıza basketbol geldi. Maçkolik’ten hemen fikstürü kovaladık. Birde baktık ne görelliiiimmm haftanın karşılaşması İzmir’de. Pınar Karşıyaka- Galatasaray Odeabank. Pazar programı bu şekilde belli olmuştu.

Karşıyakalılar "Gergin"
Karşılaşma 17.00’deydi. bilet bulamayız korkusuyla 15.00 civarlarında stadın çevresinde yerimizi aldık. Tabii klasik maç öncesi birasını Mustafa Kemal Atatürk Karşıyaka Spor Salonu Otoparkı’nda gerçekleştirdik. İkinci biranın ardından da maçın havasına iyice girdik. O dakikadan itibaren Karşıyakalı taraftarların dilinde Galatasaray, Ergin Ataman ve Göksenin Köksal’dan başka kelime çıkmıyordu. Bu hıncın daha maç başlamadan bu kadar yükselmesine anlam verememiştim. Neyse dakikalar ilerledi stada giriş kuyruğu bitti ve sıcacık salonla buluştuk. İçeri girer girmez o büyük maç atmosferi bizi de çevreledi.

Potaya git Green!

Derken karşılaşma hava atışıyla başladı. İlk hucüm Karşıyaka’nın ve basket.  İnanılmaz bir gürültü. Yeşil-kırmızılılar taraftarlarının da desteğini alarak ilk çeyreğe sert başladı ancak Sinan Güler ve taraftarın fırsat buldukça üstüne gittiği Göksenin Köksal ile bulduğu sayılarla Galatasaray’ı oyunda tuttu, hatta ilk periyodu konuk ekip 2 sayı farkla üstün tamamladı. Maçın bu şekilde iki takım arasında gidip geleceği kendini ilk dakikalardan itibaren hissettirmişti. İkinci periyot’ta da aynı şekilde takımlar biribirine yakın durdu fakat bu sefer  Karşıyaka Mike Green  ve Mateusz Ponitka’nın etkili oyunuyla devreye 45-42 üstün giren taraf oldu. İlk yarıda dikkatimi çeken Karşıyaka’nın oyun kurucusu Green oldu. Green biraz asistsever bir oyuncu, özellikle bazı pozisyonlar son kilit pası atmak için oyuncu ararken hucüm ritminin kaybolmasına neden oldu. Bazı pozisyonlarda da potaya gitmek yerine pas atacağı arkadaşını ararken Galatasaraylı oyuncular pas arası yaptı. Bobby Dixon’dan sonra gelen oyun kurucunun potayla ilişkisinin daha iyi olması beklerdim. Ama her oyun kurucunun tarzı aynı olmak zorunda değil tabi.

Brown galibiyeti getirdi
Devre arası oldu tribünler akın akın sigara içmeye yöneldi. Tabi haliyle salon ister istemez dumanaltı oldu. Karşıyaka yönetimi yıllardır salonun havalandırma sorununa bir çözüm üretemedi. Dumana bakıp dert yanarken ikinci yarı da başladı. Karşıyaka üçüncü periyoda da iyi başlayan taraftı yeşil kırmızılılar bu süreçte DaJuan Summers ve J'Covan Brown ikilisinin üzerinden sayılar üretti. Galatasaray’da bu ikilinin skorer oyununa Blake Schilb ve eski Karşıyakalı Jon Diebler’ın üçlükleriyle karşılık vererek, oyunda kalmaya çalışıyordu. Son periyot’ta da İzmir ekibi skor üstünlüğünü elinde bulunduruyordu ki son 1 dakika kala Ergin Ataman aleyhine yapılan tezahürat ve parkeye atılan yabancı cisimlerden dolayı hakemler 3. anonsu yaptırıp soyunma odasına gitti. İki takım soyunma odasına giderken Karşıyaka’nın 4 sayılık üstünlüğü bulunuyordu. Takımlar sahaya çıkacak Karşıyaka rahat bir galibiyet alacak derken, Galatasaray Diebler ile bulduğu üçlükle farkı bire indirdi ve oyunda bende varım dedi. Burada devreye koca yürekli adam J'Covan Brown girdi ve hucüm süresi dolarken çok kritik bir noktadan el üstünden üçlüğü gönderdi ve sarı-kırmızılı takımın fişini çekti. Maçın son saniyeleri de karşılıklı fauller ve üçlük denemeleri ile geçti. Karşıyaka tüm yaşananların sonuncunda 78-72 galip gelerek iki haftalık galibiyet hasretine son verdi.
Futbolun tatile girdiği haftaları basketbolla değerlendirmek isteyen sporseverlerin ve basketbolseverlerin bilgisi olması açısından Karşıyaka hafta sonu deplasmanda Demir İnşaat Büyükçekmece ile karşılaşırken, Galatasaray Odeabank evinde Darüşşafaka Doğuş’u ağırlayacak.

Yorumlar