Geleceğin Altınordu’su


Dört yıl öncesine kadar yeni neslin pek tanımadığı, çoğu kişinin adını çevresindeki büyüklerinden duyduğu bir takımdı Altınordu. İzmir’in 93 yıllık çınarı yetiştirdiği oyuncularla,  A Takımı ve U19 Takımı ile yakaladığı başarıyla son dönemin popüler kulübü haline geldi. Peki küllerinden doğan Altınordu, bu yükselişi nasıl gerçekleştirdi? Gelin, dört sene öncesinden günümüze bir yolculuğa çıkalım, takımın dününü, bugününü ve yarınını ele alalım...

93 yıllık mazisiyle unutulmaya yüz tutan “Kırmızı Şeytanlar” bundan dört sene önce Seyit Mehmet Özkan’ın takımı şirketleştirmesiyle tarihine beyaz bir sayfa açtı. Hal böyle olunca 93 yıllık çınarın tekrar yeşermesinde aslan payını kulüp başkanı Seyit Mehmet Özkan’a vermek gerekir.Önce Özkan’ın Altınordu ile yollarının nasıl kesiştiğine değinelim.

Dönüm noktası Salih Uçan...
Futbola çocukluk yıllarından beri sevdalı olan Mehmet Seyit Özkan 1989 yılında Bucaspor Profesyonel Şube’nin başına geçerek futbol yöneticiliğine ilk adımı attı. Özkan, futbolun yönetici kısmında bazı dönemlerde mola verse de geçmiş yıllarda herkesin konuştuğu Salih Uçan, Hasan Kabze ve Mehmet Batdal gibi isimleri Türk futboluna kazandıran Bucaspor Futbol Akademisi’ni kurucularından. Aynı zamanda Bucaspor’un Süper Lig yürüyüşüne katkı veren isimlerin başında geliyor. Bucaspor’un bu yükselişine en yakından şahit olan Mehmet Seyit Özkan, sarı-lacivertlilerin Salih Uçan transferinden gelen bonservis bedelinin yüzde 25’inin Bucaspor Futbol Akademisi’ne aktarılmamasıyla dönemin başkanı Mehmet Bektur’la ters düşüp sarı-lacivertli kulüple olan tüm bağlarını kopardı ve yeni denizlere yelken açtı.

Özkan, Bucaspor’un ardından 3. Lig’de bulunan, borçsuz Isparta Emrespor ile %50 ortaklık konusunda el sıkıştı. Ancak son anda Altınordu’dan Halil ve Sinan Vezircioğlu, Özkan’ı Altınordu’ya başkanlık yapmak için ikna etti. Özkan’ın bu konuda tek şartı ise kulübün şirketleştirilmesiydi. Şartı kabul edildi ve 5 milyon sermayeyle kurulan şirketin 4 milyon 960 bin liralık hissesini satın alan Özkan kulübün en büyük hissedarı olup, Yeni Altınordu’nun inşaası için tuğlaları üst üste koymaya başladı.

“İyi birey, İyi vatandaş, İyi futbolcu”
Özkan vakit kaybetmeden Bucaspor’daki ekibini ve altyapıdaki çocuklarını toplayıp Altınordu’ya geçiyor. Ardından Yeşilyurt, Torbalı, Selçuk ve Kuşadası'nda A takımın, genç takımların ve futbol okullarının yararlandığı uluslararası standartlara ulaşmış Altınordu Tesislerini gün yüzüne çıkıyor. Tesislerden sonra sıra altyapıya geliyor.“Kanıta ve Kayıta Dayalı Eğitim Programları” ile yoğrulan öğrenciler Altınordu Futbol Okulları (AFO), Altınordu Eğitim Kurumu (AFEK), Altınordu Futbol Meslek Okulları (AFMO) ve Altınordu B Takımlarında eğitim görerek “İyi birey, İyi vatandaş, İyi futbolcu” olma yönünde adımlarını atmaya başlıyor.

Tüm bu dinamiklerle A takımınında başarıya koşması gerekiyordu. Özkan, A takımı Bucaspor’da da beraber çalıştığı Sedat Gündoğdu ve teknik direktör Hüseyin Eroğlu’na emanet etti. Ekip elindeki bütçeyi iyi kullanarak “Ocean’s 11” tarzında çeşitli lig kategorilerinden ve farklı yaş gruplarından oyuncuları bir araya getirerek yeni bir Altınordu yarattı. Takım ilk iki senede 3. Lig ve 2. Lig’de şampiyonluk yaşayarak, TFF 1. Lig’e yükseldi. Kırmızı Şeytanlar TFF 1. Lig’de ilk sezonunda 7. olarak play-off kapısından dönerken, sonraki sezonda ligi 10. tamamlamayı başardı.

4 yılda 2 süper yetenek
Takım bu dört yıllık başarılı süreçte dışarıdan yapılan transferlerin yanı sıra alt yapıdan yetişen ve A takımda forma şansı bulan oyuncularıyla da dikkat çekti. Bunlardan ilki Freiburg’a 2,5 milyon euro bonservisle transfer olan 19 yaşındaki Çağlar Söyüncü, ikincisi ise 700 bin euro bonservisle Başakşehir’de fırtınalar estiren Cengiz Ünder.

Geçmiş sezonlarda ligde kalma hedefinin aksine bu sezona play-off oynama parolası ile başlayan Altınordu, altyapıdaki evlatları Erce Kardeşler, Kerim Alıcı ve Yusuf Aker’i yeni transferleri harmanlamaya çalıştı. Takım ilk 3 haftada 2 puan toplayıp ligin dibine demir atınca Başkan Mehmet Seyit Özkan oyuncuların ruhsuz oyunlarını işaret ederek, onlara özel bir yazı kaleme aldı. Yazıda“Takımda Altınordu altyapısında yetişmeyen tüm oyuncuların devre arasında kendine kulüp bulması ve o formayı altyapıdan yetişen gerçek Altınordulu’lara bırakmasını” söylüyordu. Bu açıklamalardan sonra Altınordu puan ve puanlar toplayarak fiyakasını düzeltti Başkan da oyuncularına bir tebrik yazısı ile teşekkür etti ancak bu nihai kararını pek etkilemeyecek gibi...

Geliyor Avrupa’nın Altınordu’su
Peki Özkan’ın tüm takımı karşısına alıp, güvendiği gençler kim? Hemen cevaplayalım, Altınordu U19 takımı. Peki kim bu arkadaşlar? Özkan’ın 4 yıldır üzerine titrediği bu gençlerin bazıları Bucaspor Futbol Akademisi’nden Altınordu’ya katıldı. Bazıları da bölge takımlarından keşfedildi ve kadroya dahil edilip eğitildi. İki yıldır Elit Lig’de şampiyon olan bu gençler, sezon sonunda da Galatasaray U19 takımını saf dışı bırakıp UEFA Gençlik Ligi’ne katılma hakkı kazandı.
Bu takımın gelecekte ismini çok duyacağımız isimlerinde bahsetmek gerekirse. Yakın gelecekte Milli Takım’ın Enes Ünal ile birlikte gol yükünü çekecek olan Fatih Aktay. Fatih altyapılarda bugüne kadar 59, alt yaş gruplarında terlettiği milli formayla 9, Türkiye Kupası'nda Altınordu formasıyla 1 defa rakip fileleri havalandırdı. Defansın bel kemiği Yusuf Arslan, orta sahada ayağına topu yakıştıran Enis Durak takımın en çok dikkat çekenleri arasında yer alıyor.

Başkan devre arasında A takım için kararından döner mi bilinmez ama bugün olmasa bile yarın bu çocukların isimleri sık sık kulaklarımızda çınlayacak. Türkiye’de dış dünyaya kulak asmayıp 4 yılda yurt dışına ihraç edecek kalitede oyuncu yetiştirebilen Altınordu hem somut, hem de soyut birçok başarı elde etti, darısı yerim dar diyen kulüplerimizin başına.

Yorumlar