beIN SPORTS'tan Erman Gönülşen’le Ali Sami Yen'e Galatasaray-Östersunds maçına gittik! Passolig aldım
Liglerin şampiyonları belli oldu, play-off’lar oynandı düşenler çıkanlar belirlendi ve futbol tatile girdi. Bu dönemde Tribünden Maç Hikâyelerinde “alternatif” diye tabir edilen ama ülkemizde birçok kişinin gönül verdiği sporları vloglarla sizlerle paylaşmaya çalıştım.
Ancak futbol sezonu UEFA kupası ön eleme maçlarıyla açıldı. Kupaya 2. ön eleme turundan katılan Galatasaray İsveç’in Östersunds takımıyla eşleşti. İlk maç geçtiğimiz hafta İsveç’te oynandı ve sarı kırmızılılar karşılaşmadan 2-0 mağlup ayrıldı. Galatasaray camiasında bu skor resmen soğuk duş etkisi yaratmıştı. Gözler hem rövanş maçına hem de İsveç deplasmanında soru işareti yaratan yenş transferlere çevrilmişti.
Tarafta 20 Temmuz’da oynanacak rövanş maçını iple çekti ve o gün de geldi çattı. Taraftarlar transfer edilen Belhanda, Maicon ve Gomis’i izlemek için ve renklerine aşık olduğu takımı sahada yalnız bırakmamak için stadyuma koştu. Ben de uzun zaman sonra ilk defa üst liglerden bir takımın maçına gitme heyecanını yaşıyordum. Tabi bunun için önce Passolig almam gerekiyordu. Neyse 3 yıllık direnişin ardından, Passolig’in sitesine girdim, başvurumu yaptım. Passolig kartını çıkardım. Maçtan bir gece önce başvurumu yaptığım için ve kartın gelmesinin 15 günü bulacağı için tek geçişlik Passolig kartına ihtiyacım vardı. Onun için de iş yerinden biraz erken çıkıp stadın yolunu tuttum.
İşyerim Akatlarda olduğu için biraz yürüdükten sonra Levent metroya ulaştım, Seyrantepe durağında indim ve Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Stadyumu’na ulaştım. Hemen Passolig kuyruğuna girdim. 1 saatlik bir sıra beklemenin ardından tek geçişlik kartıma ulaştım. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu bir sistem kuruyor ve bu sistem yaklaşık 4 yıllık bir tecrübeye sahip, ona rağmen hala insanlar maça girebilmek için 2 saat sıra bekleyebiliyorlar. Bunun sebebi ise bilet alma, kart yenileme ve tek geçişlik kartın aynı noktalardan yapılması halbuki bunları şerit şerit ayırsalar ortada 2 dakikalık işlem için 2 saat bekleyen insan kalmayacak.
Neyse bilet sorununu çözdük, 3 kontrol noktası geçerek stadyuma biraz daha yaklaştık. Ali Sami Yen Spor Kompleksi dışarıdan oldukça ihtişamlı gözüküyordu. Maçtan önce GS Store’a uğrayıp atmosferi biraz daha yakından hissetmek istedim. Kapıdan girer girmez sizi sarı kırmızı bir dünya karşılıyor zaten yeni sezon formaları kalitesi ebatına göre 150-300 TL arasında değişiklik gösteriyor. Bu arada Store da playstation ayrıntısına kadar her şey düşünülmüş. Store da ilgimi çeken diğer şey de Mecidiyeköy’de bulunan Ali Sami Yen’den çıkarılan koltukların satılmasıydı, işte marka değeri böle bir şey, koltuk bile satabiliyorsun.
Taraftarların heyecanını paylaştıktan sonra stadyum çevresinde daha önceden konuştuğum Beinsports muhabiri Erman Gönülşen ile buluştuk. Maç öncesinde hem Galatasaray ile ilgili son dakika gelişmelerini hem demaçla ilgili konuştuk. Keyifli sohbetin ardından o basın tribününe ben ise tribündeki yerimi almak için vedalaştık.
Biletimi 10. kategoriden aldığım için önce D9 kapısını buldum ordan da 411 nolu tribünlere geldim. Koltuk numaramı da bulunca maçı izlemek için her şey tamam olmuştu. Galatasaray bu sezon 25 bin kombine sattı.
Kombinelerin haricinde bu maçta da 20 bin bilet satıldı ancak stadyum hınca hınç dolu değildi maalesef. Ancak Ultraslan her zaman oldu gibi avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Yani ortam yine eski maçları aratmıyordu aslında, taraftarlar maçtan önce takımlarını cesaretlendirmek için tribünlere çağırdı, bağırlarına bastı. Derken maç başladı. Sarı-kırmızılılar ilk dakikalarda topu ayağında tutmaya çalışıyordu ancak İsveç ekibinin alan savunmasını bir türlü geçemiyordu. Bu sırada sarı-kırmızılılar Gomis ve Belhanda ile etkili ataklar üretmeye çalışsa da başarılı olamadı. Devrenin sonuna doğru baskısını arttıran Galatasaray son dakikada bulduğu pozisyonda direğe takıldı.
Son anda yakalanılan pozisyon gol olmayınca devre 0-0 bitti. Süre azalıyor Galatasaray aradığı, istediği golleri bulamıyordu. İkinci devre başladı. Taraftarın desteğini arkasına alan sarı-kırmızılılar ilk devreye nazaran daha çok atak girişiminde bulunuyordu. Evet maç bize dönecek derken, ani kontra atakta Ahmet Çalık’ın yaptığı hata sonucunda ev sahibi ekip penaltı kazandı. Penaltıyı gole çeviren Östersunds, artık turun kapılarını aralamıştı. Galatasaray taraftarı da bu dakikadan sonra “Tudor İstifa” ve “Yönetim İstifa” gibi tezahüratlar yapmaya başladı.
Dakikalar ilerledikçe bu tezahüratlar “Wesley Sneijder” ve “Fernando Muslera” lehine olan haykırışlara dönüştü. Galatasaray maçın sonuna doğru ilk golde hata yapan Ahmet Çalık ile golü bulup eşitliği sağlasa da turu geçemeyen taraf oldu. Bakalım sarı-kırmızılı takım ligde nasıl performans gösterecek. Tudor ve Dursun Özbek'in kaderi ne olacak. Beklenen istifalar gelecek mi?
Diğer sosyal medya hesaplarım
Instagram: https://www.instagram.com/muratseker_/
Twitter: https://twitter.com/muratseker_
YouTube kanalıma ücretsiz abone olmayı, videoyu beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın. :)
Tarafta 20 Temmuz’da oynanacak rövanş maçını iple çekti ve o gün de geldi çattı. Taraftarlar transfer edilen Belhanda, Maicon ve Gomis’i izlemek için ve renklerine aşık olduğu takımı sahada yalnız bırakmamak için stadyuma koştu. Ben de uzun zaman sonra ilk defa üst liglerden bir takımın maçına gitme heyecanını yaşıyordum. Tabi bunun için önce Passolig almam gerekiyordu. Neyse 3 yıllık direnişin ardından, Passolig’in sitesine girdim, başvurumu yaptım. Passolig kartını çıkardım. Maçtan bir gece önce başvurumu yaptığım için ve kartın gelmesinin 15 günü bulacağı için tek geçişlik Passolig kartına ihtiyacım vardı. Onun için de iş yerinden biraz erken çıkıp stadın yolunu tuttum.
İşyerim Akatlarda olduğu için biraz yürüdükten sonra Levent metroya ulaştım, Seyrantepe durağında indim ve Ali Sami Yen Spor Kompleksi Türk Telekom Stadyumu’na ulaştım. Hemen Passolig kuyruğuna girdim. 1 saatlik bir sıra beklemenin ardından tek geçişlik kartıma ulaştım. Ancak Türkiye Futbol Federasyonu bir sistem kuruyor ve bu sistem yaklaşık 4 yıllık bir tecrübeye sahip, ona rağmen hala insanlar maça girebilmek için 2 saat sıra bekleyebiliyorlar. Bunun sebebi ise bilet alma, kart yenileme ve tek geçişlik kartın aynı noktalardan yapılması halbuki bunları şerit şerit ayırsalar ortada 2 dakikalık işlem için 2 saat bekleyen insan kalmayacak.
Neyse bilet sorununu çözdük, 3 kontrol noktası geçerek stadyuma biraz daha yaklaştık. Ali Sami Yen Spor Kompleksi dışarıdan oldukça ihtişamlı gözüküyordu. Maçtan önce GS Store’a uğrayıp atmosferi biraz daha yakından hissetmek istedim. Kapıdan girer girmez sizi sarı kırmızı bir dünya karşılıyor zaten yeni sezon formaları kalitesi ebatına göre 150-300 TL arasında değişiklik gösteriyor. Bu arada Store da playstation ayrıntısına kadar her şey düşünülmüş. Store da ilgimi çeken diğer şey de Mecidiyeköy’de bulunan Ali Sami Yen’den çıkarılan koltukların satılmasıydı, işte marka değeri böle bir şey, koltuk bile satabiliyorsun.
Taraftarların heyecanını paylaştıktan sonra stadyum çevresinde daha önceden konuştuğum Beinsports muhabiri Erman Gönülşen ile buluştuk. Maç öncesinde hem Galatasaray ile ilgili son dakika gelişmelerini hem demaçla ilgili konuştuk. Keyifli sohbetin ardından o basın tribününe ben ise tribündeki yerimi almak için vedalaştık.
Biletimi 10. kategoriden aldığım için önce D9 kapısını buldum ordan da 411 nolu tribünlere geldim. Koltuk numaramı da bulunca maçı izlemek için her şey tamam olmuştu. Galatasaray bu sezon 25 bin kombine sattı.
Kombinelerin haricinde bu maçta da 20 bin bilet satıldı ancak stadyum hınca hınç dolu değildi maalesef. Ancak Ultraslan her zaman oldu gibi avazı çıktığı kadar bağırıyordu. Yani ortam yine eski maçları aratmıyordu aslında, taraftarlar maçtan önce takımlarını cesaretlendirmek için tribünlere çağırdı, bağırlarına bastı. Derken maç başladı. Sarı-kırmızılılar ilk dakikalarda topu ayağında tutmaya çalışıyordu ancak İsveç ekibinin alan savunmasını bir türlü geçemiyordu. Bu sırada sarı-kırmızılılar Gomis ve Belhanda ile etkili ataklar üretmeye çalışsa da başarılı olamadı. Devrenin sonuna doğru baskısını arttıran Galatasaray son dakikada bulduğu pozisyonda direğe takıldı.
Son anda yakalanılan pozisyon gol olmayınca devre 0-0 bitti. Süre azalıyor Galatasaray aradığı, istediği golleri bulamıyordu. İkinci devre başladı. Taraftarın desteğini arkasına alan sarı-kırmızılılar ilk devreye nazaran daha çok atak girişiminde bulunuyordu. Evet maç bize dönecek derken, ani kontra atakta Ahmet Çalık’ın yaptığı hata sonucunda ev sahibi ekip penaltı kazandı. Penaltıyı gole çeviren Östersunds, artık turun kapılarını aralamıştı. Galatasaray taraftarı da bu dakikadan sonra “Tudor İstifa” ve “Yönetim İstifa” gibi tezahüratlar yapmaya başladı.
Dakikalar ilerledikçe bu tezahüratlar “Wesley Sneijder” ve “Fernando Muslera” lehine olan haykırışlara dönüştü. Galatasaray maçın sonuna doğru ilk golde hata yapan Ahmet Çalık ile golü bulup eşitliği sağlasa da turu geçemeyen taraf oldu. Bakalım sarı-kırmızılı takım ligde nasıl performans gösterecek. Tudor ve Dursun Özbek'in kaderi ne olacak. Beklenen istifalar gelecek mi?
Diğer sosyal medya hesaplarım
Instagram: https://www.instagram.com/muratseker_/
Twitter: https://twitter.com/muratseker_
Yorumlar
Yorum Gönder